Zekeriya Kurşun
Bir önceki yazımda, Trump’ın Filistin’e “asrın projesi “olarak pazarladığı plandan bahsetmiştim. Bunun, aslında başka projeleri örtmeyi amaçlayan bir Evanjelist-Siyonist plan olabileceğinden söz ederek, gözden kaçan bazı hususları sıralayıp yeni sürprizlere karşı uyarmıştım. Yazının yayımlandığı gün İsrail Meclisi, beni haklı çıkarırcasına yeni bir yasa ile İsrail’in bir “Yahudi Ulus Devleti” olduğunu tescillemiştir. Aslında İsrail’i kuranların hayali olan bu teklif, uzun zamandan beri Netanyahu ve partisi Likud’daki şahinlerin gündemindeydi. Daha önceki denemeleri zamansız olmuştu. Bu yüzden yeni teşebbüs için Trump’ın Kudüs’ü İsrail başkenti ilan eden ABD yasasının onaylanması beklendi. Nitekim önce fiili durum yaratıldı sonra da İsrail parlamentosu “başkenti Kudüs olan” ve diğer unsurları yok sayan Yahudi Ulus Devletini ilan etti. Yani, asrın projesi gölgesinde Yahudilerin “asırlık hayali” gerçekleşmiş oldu. İsrail Meclisi çıkardığı bu yasa ile yakın gelecekte Müslüman ve Hristiyan Araplar karşısında azınlığa düşme ve Siyonistlerin bu topraklardan çıkarılma korkusunu da resmen ilan etmiş oldu. Bu korku, beraberinde büyük bir çatışmayı getirecek ve Evanjelistlerin kıyameti hızlandırma ideallerine de hizmet edecektir. Belki Siyonist-Evanjelist işbirliği size abartılı veya hayali gelebilir. Fakat İsrail’in bu coğrafyaya yerleşmesine bu tür hayallerin vesile olduğu unutulmamalıdır.
Yeni yasanın getirdikleri çok tartışılacaktır, bu yüzden yazıyı bütünüyle o konuya ayırmak niyetinde değilim. Burada yazı başlığının cevabını bulmayacaksınız. Sadece bir belge ışığında, İsrail’in kuruluşuna giden yolda uygulanan taktiklerden birini okuyacaksınız.
SİYONİSTLERİN İLK PROJESİNE DAİR BİR BELGE
Yahudilerin Filistin’e göç etme ve yerleşmelerine dair çok şey yazıldı. Tekrar etmeyeceğim. Burada bu sürece nasıl gidildiğini, nasıl taktikler kullanıldığını, bilinmeyen bir belge üzerinden anlatacağım. “Filistin araştırma ekibim” ile Devlet Arşivlerinde yaptığımız araştırmalarda tespit ettiğimiz ve bugüne kadar hiç görülmemiş bir belgenin içeriğinden söz edeceğim. Anlatacağım hikaye, Siyonistlerin hayallerine nasıl adım adım ulaştıklarını gösterecektir.
Fransa ve Rusya başta olmak üzere Batı’da Yahudi düşmanlığının yükseldiği, ama Siyonist kongrelerin henüz başlamadığı; Theodor Herzl’in Yahudi Devleti kitabını da yayımlamadığı bir tarihte (1891) II. Abdülhamid’e bir proje sunulur. Projenin Fransızca başlığı Notice sur un Project de Colonisation en Palestine’dır. Türkçesi, Filistin’de bir Kolonizasyon Pprojesi Hakkında Nota’dır. Kim nasıl ayarladı ise; Sultana verilecek ve Bakanlar Kurulunda tartışılacak metni tercüme ederken; yukarıdaki başlık “Kudüs-i Şerif Havalisinde Muhacirin İskânı Tasavvuruna Dair Layihadır” şeklinde, daha yumuşak bir üslup ile tercüme edilip, ilk taktik, dosya üzerinde hayata geçirilir.
Her ne kadar o günlerde yoğun bir şekilde tartışılmıyorsa da, Sultan Abdülhamid’in Filistin’e Yahudi göçü konusundaki fikirleri ve genel olarak “talimat” tarzındaki ifadelere karşı hassasiyeti bilindiği için proje başlığının yumuşatıldığı anlaşılmaktadır. Proje, Batı’da mağdur olmuş Yahudilerin Filistin’e yerleştirilmeleri için teklifler sunup, bunun nasıl yapılacağını anlatsa da Osmanlı Sarayı’na sunulan tercümede, Kudüs ve civarı denilerek hedef küçültülmektedir.
Uzun bulunur ve okunmaz endişesiyle proje, “Kudüs-i Şerif Havalisinde Muhacirin İskânı Tasavvuru Hakkında Mülahazat” başlığı ile de ayrıca özetlenmiştir. Ana projedeki talimatvari üslubun olmadığı özette; Filistin’e Yahudi yerleşiminin Osmanlı Devleti’ne sağlayacağı faydalar ikna edici bir dil ile sıralanmaktadır. Projede bu maksatla büyük sermayeli bir şirketin kurulacağından bahsedilmektedir. Özette ise bu şirketin ticari amaçlı değil, tamamen Osmanlı devletinin imarına dönük yararlı bir faaliyet olduğu anlatılarak, ayrıca Osmanlı devletinin politikasına da hizmet edeceğinden söz edilmektedir. Muhacirlerin kabulü ile devletin merhamet ve lütufkârlığa bina edilmiş olan siyasetinin de dünyaya ispat edilmiş olacağı söylenerek, adeta damardan giriş yapılmaktadır.
Proje sahiplerinin iddiasına göre; dışarıda her türlü hakarete uğrayıp göç etmek zorunda kalan Yahudilerin Osmanlı’ya kabul edilmesi ile yerleştirilecekleri çöl bölgesinde (Filistin) çalışacak ve memleket için ticaret ve sanayinin gelişmesine büyük katkı vereceklerdi.
Diğer taraftan daha hassas bir noktaya da vurgu yapılıyordu. Yahudilerin kabulü ile Batı’da Osmanlı devletinin ıslahat ve değişim istemediği veya ıslahata kabiliyeti olmadığı konusundaki propagandalar da ortadan kalkmış olacaktı. Zira gerçekten o sıralarda Avrupa’da Osmanlı Devleti ve Sultan Abdülhamid hakkında ağır bir eleştiri yürütülüyordu. Bu yüzden proje sahipleri, devletin yumuşak karnı olarak gördükleri bu durumu kullanmaya kalkmışlardı. Tabi, kapalı ifadeler ile, devletin maliyesinin ıslahat yapmaya yeterli olmadığı ve bu boşluğu Yahudilerin dolduracağı imasıyla rüşvet teklif edilerek; devletin Rum ve Bulgarların dışında başka unsurlar ile de kalkınacağını ileri sürüyorlardı. Böylece devleti, o sıralarda sorunlar yaşanan Rum ve Bulgarlara karşı da kışkırtıyorlardı.
AYNI TAKTİKLER DEVREDE
Bu tafsilatlı proje konusunda kimin aracılık ettiği; Osmanlı başkentinde kimlerin Siyonistler ile işbirliği yaptığı hâlâ bilinmiyor. Fakat Belka-Ürdün Nehri arasında Yahudilerin yerleşeceği bir vilayet; ayrıca Hayfa-Taberiye arasında bir tren yolu yapılarak, kolonilerin kurulmasını öneren proje, özel bir komisyonda tartışılıp derhal reddedildi. Siyonistler, bu müracaatlarından sonra da geri durmadılar. Filistin’e türlü hileler ile yerleşmenin yanı sıra defalarca İstanbul’a müracaat ederek sistemi şaşırttılar, birbiriyle çelişen ve işlerini kolaylaştıran kanunlar çıkarttılar.
Bugün de benzeri cazip teklifler, siyasetler, tehdit içeren projeler, bıktıran uygulamalar gündemdedir. Filistin halkı yorulmuştur. Filistin yönetiminin İsrail karşısında eli kolu bağlıdır ve hatta yer yer işbirliği yapmaktadır. Arap dünyası ve İslâm âlemi kendini çaresiz hissetmektedir. Tarih ise bize dik durmayı öğretmektedir. Projenin reddedilmesi ile gösterilen dik duruş, belki bütün Filistin’i değil ama bugünkü Ürdün’ün bir bölümünü ve Batı Şeria’yı kurtarmıştır. Şimdi ilk proje yeniden devrededir. Bölge konusunda 1994 yılında yapılan Ürdün-İsrail anlaşmasının süresi 2019’da bitecektir. İslâm âlemi ya dik durarak yakın vadeyi en az zararla geçiştirip uzun vadede Filistin’i kurtaracak ya da tarihin kara listesinde yerini alacaktır.
Yazarlar
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYAİmamoğlu'na istenen 23 asırlık tarihi ceza: Roma İmparatorluğu kurulduğunda hapse girseydi hala ceza 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları












































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.06.2020
1.02.2019
18.03.2019
18.02.2019
4.02.2019
10.01.2019
3.02.2019
17.12.2018
22.11.2018
12.11.2018