Yıldıray OĞUR
Sadullah Ergin: Bu Hüseyin Albay’ın durumu inşallah YAŞ’a yetişecek efendim, Şura’ya! O “bozma”dan sonra Yargıtay’daki Bozma’dan sonra, mahkeme 18’ine duruşmaya bıraktı. İstanbul Silivri Mahkemesi. 18’indeki duruşmada bitirilmesini öngörüyoruz inşallah.
Başbakan Erdoğan: 20’sinde tatil başlıyor...
Sadullah Ergin: Adli tatilden önce… Çıksa da, şûrada elimizi rahatlatır efendim.
Başbakan Erdoğan: İnşallah.
Sadullah Ergin: Peki efendim, hayırlı çalışmalar...
Başbakan’ın doğruladığı bu yasa dışı dinleme “tape”sinde evet ‘yargı’ya bir müdahale söz konusu.
Peki tırnak içindeki ‘yargı’ya Hüseyin Albay için neden müdahale etmeye çalıştı Başbakan ve Adalet Bakanı?
Albay Hüseyin. Tam adı Kıdemli Kurmay Albay Hüseyin Kurtoğlu, Ağustos 2010’da Çanakkale’den İstanbul’a Jandarma Alay Komutanı olarak atandı. Görevi kimden devraldı dersiniz: Kurmay Albay Dr. Hamza Celepoğlu'ndan. Doğru hatırlıyorsunuz, MİT TIR'larına baskın emrini veren meşhur Tuğgeneral, evet.
Ergenekon soruşturmalarının başladığı 2008-2010 arasında İstanbul Jandarması ona emanetti.
Albay Kurtoğlu için de kâbus o devir teslim günü başladı.
Göreve başlamasından iki ay sonra önce Levent Ersöz’ü koruyan Teğmen intihar etti. Ersöz’ün kızıyla sevgili olduğu, hatta nişanlandığı (Ersöz ailesi bu iddiayı reddetti), Kurtoğlu’nun teğmene baskı yapıp intiharına neden olduğu iddia edildi. Akit gazetesi, Aktif Haber gibi sitelerde Ersöz’ün kızının intihardan sonra Jandarma Komutanlığı kapısına koşup “Sen benimle evlenmek istiyordun, o yüzden yaptın” diye bağırdığı bile yazıldı. Hayatını kaybeden teğmenin ailesine yazılıp “Evladınızın ölümünden Albay Kurtoğlu sorumlu, neden hesap sormuyorsunuz” yazan imzasız mektuplar yazıldı.
Sonra Silivri Cezaevi’nin de bağlı olduğu Albay Kurtoğlu’nun Ergenekon ve Balyoz tutuklularına yeterince kötü davranmadığıyla ilgili seri haberler geldi. Balyoz sanığı askerler tutuklandıktan sonra askerî cezaevine gitmeden önce Merkez Komutanlığı’nda misafir edilmesinden, Balyoz tutuklusu komutanları cezaevindeki ilk günlerinde ziyaretine, Haberal’a hastanede “lüks” imkânlar sunulmasına göz yumması, baskınlarından önce haberdar edilmesi için odasına jandarma tarafından özel bir telsiz sistemi kurulduğu gibi onlarca iddia haber yapıldı.
Haberler, 2011 YAŞ toplantısından önce arttı. Fuhuş, gasp, kumar, silahını çaldırmak, intihara kadar onlarca davaya, habere adı karıştırıldı.
Önce Haziran 2011’de İstanbul’da yapılan fuhuş baskınında iki teğmenin de adı karışınca olayı “Olur öyle şeyler” deyip kapattırdığı yazıldı.
Temmuz 2011’de ise Silivri Cezaevi’nde askerlerce gasbedildiğini söyleyen bir kuryenin şikayetini ise “Kimse duymasın. Terfi zamanı yapılacak iş mi?” diye kapattırdığı…
Haberlerin altında “bu yüzden Albay’ın da neden sorumlu tutulacağını” anlatan hukuki izahatlar eşliğinde…
Emniyetin sesi Aktif Haber sitesinin Şubat 2012 tarihli haberi bu “parça tesirli haberciliği teşhir için tek başına yeterli:
“Albay Hüseyin Kurtoğlu’nun adının karıştığı skandallara bir yenisi daha eklendi. Makam odasından beylik silahını çaldırdığı, amirleri tarafından tehdit edilerek gasbedildiğini öne süren askerin şikayet dilekçesini “Terfi zamanı yapılacak iş mi?” diyerek sümenaltı ettiği, komutanın ağır küfürlerini hazmedemeyerek intihar eden yetim er Faruk Gündüz’ün dosyasını kapattığı ve Mehmetçiğe ücretsiz dağıtılması gereken çelik yelekleri parayla sattığı iddialarıyla gündeme gelen Kurtoğlu, şimdi de kuvvet komutanı gibi davranmakla suçlanıyor.”
Bir de Albay’ı Kuvvet Komutanı’na ihbar eden o son habere de bakalım:
“Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Bekir Kalyoncu tarafından yapılması gereken atamaların, İstanbul Jandarma Alay Komutanı Kurmay Albay Hüseyin Kurtoğlu’nun imzasıyla gerçekleştiği iddia edildi. Kalyoncu’nun yetkisini kullanan Kurtoğlu’nun, Aralık ayında kendisine bağlı birliklere personel atadığı öne sürüldü.”
Bir Jandarma Komutanı, böyle bir albayın rütbesini yükseltir mi dersiniz? Yükseltilmedi de. 2011 YAŞ atlatılmıştı. Sıra geldi, 2012 YAŞ’a…
Bu kez iş tesadüfe bırakılmadı. Albay Kurtoğlu’nu doğrudan bir davanın sanığı yapmak için düğmeye basıldı.
Şubat 2012. İstanbul Özel Yetkili Savcılığı, bir kumar çetesine yönelik soruşturma kapsamında Albay Kurtoğlu'nu ifadeye çağırdı. Gazetelerde “Çetenin İran asıllı liderinin Ergenekon bağlantısı araştırılıyor” haberleri eşliğinde.
Üç ay sonra İstanbul İl Jandarma Alay Komutanı Hüseyin Kurtoğlu hakkında, kumar çetesinden rüşvet aldığı iddiasıyla yürütülen soruşturmada takipsizlik kararı verildi. Bu kez olmamıştı.
Bu arada Albay haber olmaya devam etti. Albay’ın 2004 yılında çalıştığı Jandarma istihbaratta Genelkurmay talimatıyla bir 30 Ağustos törenine çağrılacak eski Savunma Bakanları’nın hangilerinin eşinin başörtülü olduğuyla ilgili altında imzası olan istihbarat raporu ortaya çıkarıldı.
Yüksek Askerî Şûra toplantısı yaklaşmakta ama Kurmay Albay’ın terfisini durduracak somut bir suç henüz bulunamamıştır!
Ve sonunda 2011 yılından bir suç bulundu. ODA TV’nin Hüseyin Albay kimdir haberinden okuyalım:
“Silivri 7 No'lu Kapalı Cezaevi'nde "suç örgütüne üye olmak, dolandırıcılık, rüşvet" suçlarından tutuklu Özgür Balcan'ın babası 23 Kasım 2011'de vefat etti. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, Balcan'a "yol hariç 2 gün izin" verdi. Bir astsubay, bir uzman çavuş ve iki er, Balcan'ı 24 Kasım sabahı cezaevi aracıyla Tekirdağ Muratlı'daki cenaze evine, cami ve mezarlığa götürdü. Defin işleminden sonra evine uğradıktan sonra geceyi geçirmesi için Tekirdağ F Tipi Cezaevi'ne konan Balcan, ertesi gün cenaze evine uğradıktan sonra Silivri'ye getirildi. Bu olayın ardından memur suçları savcısı Mehmet Kurt, aralarında Hüseyin Kurtoğlu’nun da olduğu jandarma görevlilerine Silivri 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde dava açtı. Balcan, mahkemede şikayetçi olmadığını söylese de Silivri 2. Asliye Ceza Mahkemesi, 27 Haziran 2012'de Kurtoğlu ile beş personelin, "Kamu görevinin sağladığı nüfuzu kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçundan mahkûm etti. Kurtoğlu ve 3 askere 2 yıl 6'şar ay, diğer iki askere ise 1 yıl 8'er ay hapis cezası verildi.”
Bir gece hürriyet kısıtlaması için, 2 yıl 6 ay hapis. Hem de şikayetçi bile olmamasına rağmen.
2012 Ağustos YAŞ toplantısı başlamadan Tuğgenerallik sırası gelmiş olan Kurmay Albay sanık sandalyesine oturtulmuştu sonunda.
Ama iş tesadüfe bırakılamazdı. Sabah’tan Ferhat Ünlü’nün yazısından okuyalım:
“YAŞ toplantısından önce Hüseyin Kurtoğlu'nun montajlanmış bir ses kaydının dönemin Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Bekir Kalyoncu'ya dinlettirildiğini ve böylelikle Kurtoğlu'nun general olmasının önüne geçildiğini söylüyor. Bu montajlanmış ses kaydında Kurtoğlu, Kalyoncu aleyhine konuşmuş gibi gösteriliyordu.”
Peki, tahmin edin, böylece Kıdemli Kurmay Albay Kurtoğlu’nun terfisi dondurulunca Jandarma’nın terfi sıralamasında kim öne geçti? Sürpriz: Kurmay Albay Hamza Celepoğlu!
Tesadüfler dünyası!
Albay Kurtoğlu, İstanbul Jandarma Bölge Komutanlığı denetleme başkanlığına atandı. Onca atama yapılan YAŞ toplantısından Albay’ı özel haber yapan Zaman’ın başlığıyla söyleyelim: İstanbul Jandarma Komutanı, kızak görevde.
Bu da Akit’in toparlama “oh olsun” haberinden:
“Kurtoğlu, makam odasından beylik tabancasını çaldırmış ve 'Kendi makam odasındaki hırsızlığa engel olamayan jandarmanın, halkı nasıl koruyabileceği endişesi' kamuoyu tarafından yaşanmaya başlanmıştı.”
Peki, Başbakan ve Sadullah Ergin, Albay için ne zaman yargıya müdahale etmeye çalışmış ve kararın hangi YAŞ’a yetişmesini istemişti?
Albay Kurtoğlu’yla ilgili mahkumiyet kararı önce Yargıtay tarafından onandı.
Ama sonra Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın cezaların üst sınırdan verilmesine yönelik itirazı üzerine dosya tekrar görüldü ve 13 Haziran 2013’te Yargıtay tarafından bozuldu ve Silivri Mahkemesi’ne gönderildi.
Peki sonra ne oldu.
Önce yeniden tape'yi hatırlayalım.
Ergin: …mahkeme 18’ine duruşmaya bıraktı. İstanbul Silivri Mahkemesi. 18’indeki duruşmada bitirilmesini öngörüyoruz inşallah.
Başbakan Erdoğan: 20’sinde tatil başlıyor...
Sadullah Ergin: Adli tatilden önce… Çıksa da, şûrada elimizi rahatlatır efendim.
Başbakan Erdoğan: İnşallah.
18 Temmuz’da duruşma var. Adli Tatil 20 Temmuz’da başlıyor. YAŞ 1 Ağustos’ta toplanıyor.
Peki, Başbakan’ın Adalet Bakanı’nın yargıya bu açık müdahalesiyle yetiştirildi mi dosya?
Bir gazete haberi daha okuyalım:
“Cenaze iznindeki mahkûmu ev yerine cezaevinde tutmaktan yargılanan Albay Hüseyin Kurtoğlu 'hürriyeti tahdit' davasından beraat etti.” Tarih: 9 Aralık 2013.
İşte Başbakan’ın “müdahale edemediği” ‘yargı’nın hikâyesi. Bu yargıysa keşke müdahale etseymiş. Aydın Doğan davasına ‘müdahale edilememesi’nin hikâyesi de benzer olsa gerek. Yargı aynı nasıl olsa…
Yani; eğer bir kızınız ya da oğlunuz varsa 24 saat telefonları dinlenen, bir Albay’ı bile haksız bir mahkemenin elinden kurtaramayan bir ‘Milli Şef’ten değil, yarın bir gün çocuğunuzun bu ‘yargı’nın eline düşmesinden korkmanızı tavsiye ederim...
Yazarlar
-
Mensur AkgünTrump şaşırtmaya devam ederken… 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÇankaya şişmanı... 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciÇöken CHP mi AK Parti mi? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezÖnümüzdeki Küresel Riskler 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUİçişleri bakanı ne demişti, gerçek ne çıktı? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZSuriye’de yeni dönem arayışı: Çatışmadan entegrasyona geçilebilecek mi? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENDavos 2026: Küresel belirsizlikler eşliğinde ‘diyalog ruhu’ 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENSuriye’de İstikrar da “Süreç” de Tehlikeli Sularda 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTSıfır tüketim, 402 lira fatura… 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNHızlı çöküşün anatomisi 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasSuriye’nin bir ucunda oyun içinde oyun 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAGün Rojava’yı Savunma Günüdür; Ortak Geleceğe Yönelik Tehdit... 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUHakan Fidan’ın anlamadığı 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKDışarıdan ABD, içeriden mollalar: İranlılar ne yapacak? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİstanbul çok kötü yönetiliyor! 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİBeleş hamaset, boş balon 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENSuriye’nin “normal”i inşa ediliyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRSURİYE'DE İHLALE SUKUNET MORFİNİ 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanGrönland kavgası: Ne Trump NATO’yı feda edebilir ne Avrupa 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞRastgele büyüme 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURBuyurun tekrar çözüm sürecine... 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYılın kelimelerine siyaseten bakmak: “Parasosyal” ve “Rage Bait” neden ayrımı keskinleştiriyor, araş 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞ“81 İLDE 81 AŞEVİ “YOKSULLUĞU”… 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluCumhurbaşkanı 23 yıl sonra niye hâlâ şikayetçi? 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile Bayraktarİran’ın dinamikleri 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİTO Başkanı’na milyonlarca liralık harcamayı sordular 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakDizinformasyon mu, manipülasyon mu? 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalVenezuela, MAGA ve Çin 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUToplumsal gidiş nereye doğru? 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayVenezuela ve Trump doktrini 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRGül, Arınç, Atalay’ın olduğu bir AK Parti iktidarında İmamoğlu tutuklanabilir miydi? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİAranan baron İmamoğlu muymuş? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN“Yetkim olsa HSYK’yı anında yargılardım” … 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Figen Çalıkuşu“Terörsüz Türkiye” süreci ne alemde? 16.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERSefalet ücreti 15.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanAdaletsizlik Müslüman toplumların kaderi olabilir mi? 14.01.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraZamanımızın Bir Kahramanı 14.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürtlerle Suriye’de savaş, Türkiye’de barış: Ne kadar mümkün? 12.01.2026 Tüm Yazıları
-
Murat Sevinç'Barış Bildirisi'nin 10'uncu yılında hali pür melalimiz 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKABD terörü ve rızanın çözülüşü 6.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalSiyonist evanjelist yayılmacılığa karşı demokratik konfederal dayanışma 4.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANDavutoğlu’nun “öfkeli çocuklar”ı 3.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları


















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.01.2026
13.01.2026
10.01.2026
7.01.2026
5.01.2026
3.01.2026
31.12.2025
24.12.2025
23.12.2025
17.12.2025