Ahmet ALTAN
Kurtuluş Tayiz’in dünkü “Genç PKK’lılar Rahatsız” başlıklı yazısının yayımlandığı gazete henüz bayilerden toplanmadan, yazdıklarını doğrulayan olay gerçekleşti.
Hatay’da, Amanos Dağları’nda yedi PKK’lı gerilla öldürüldü.
Gelen haberlere göre PKK’lılar on iki gündür “termal kameralarla” izleniyorlarmış.
Üstlerinden çıkan silahlar ise öldürülen gerillaların öyle sıradan militanlar olmadığını gösteriyor.
Yedisinde de, söylenenlere göre, üst düzey PKK komutanlarının taşıdığı M16 tüfeklerle, A4 patlayıcıları bulunmuş.
Hepsinin “çatışmada” ölmediği, bazılarının sağ yakalanmalarına rağmen “infaz” edildiği yolunda söylentiler de var.
Şu anda hangi söylentilerin doğru olduğunu bilmiyoruz.
Ama, üstlerindeki silahlara bakıldığında, “seçme yedi gerillanın büyük bir eylem için hazırlandığı” iddialarının gerçek olabileceği ihtimali yüksek görünüyor.
İmralı’da Abdullah Öcalan’ın devletle müzakerelerini sürdürdüğü ve “diyalog ve müzakere yöntemine şans veriyoruz. Bu yöntem pratikleşirse 2011 yılı çözümün geliştiği yıl olacaktır” dediği, ateşkesin hazirana kadar uzatılmasını istediği bir dönemde, neden “A4 patlayıcıları” taşıyan bir grup PKK’lı Amanos dağlarında dolaşıyordu?
Sanırım bunun cevabı Tayiz’in dünkü yazısında var:
“PKK’ya yakın kaynaklar, örgüt içinde etkili bazı isimlerin bu mutabakattan rahatsız olduğunu belirtiyor. Üstelik bu rahatsızlık hiç de küçümsenmeyecek boyutta. Bugüne kadar Öcalan’ın her sözüne ilahi anlamlar yükleyen bu isimler, artık onun İmralı’da yaptığı görüşmelere şüpheyle yaklaşıyorlar. AKP’nin Öcalan’ı oyaladığını, sahte ümitler verdiğini ve hatta kandırdığını düşünüyorlar... Örgüt içinde ateşkese karşı çıkan küçük ama etkili bir şahinler grubunun varlığı aslında herkesin malumu. Bunlar sertlik yanlısı bir politika izlemekten yanalar.”
PKK içinde Apo’ya karşı çıkmak mümkün mü?
PKK’lılar “iradelerini teslim ettikleri önderliğe” karşı gelebilirler mi?
Çok kolay bir iş değil elbette PKK’nın içinden Apo’ya karşı çıkmak ama “barış” süreçleri her zaman zor süreçlerdir, İrlanda Kurtuluş Ordusu’nun tarihine baktığınızda o örgütün nasıl sancılı bir süreçten geçtiğini görürsünüz.
Çok uzun sürmüş silahlı mücadelelerden sonra barış yaklaştığında, bu savaşı sürdürmüş taraflarda birbirine benzer endişeler ve öfkeler belirmesi doğaldır, “biz o şehitleri boşuna mı verdik, ne karşılığında barış yapıyoruz” soruları sert bir şekilde gündeme gelir.
Öcalan’ın dünkü konuşmasında ilginç bir bölüm vardı, “kendisine karşı çıkanların” varlığından haberdar olduğunu sezdiren bazı cümleler yer aldı o açıklamada.
“Burası bir önderlik kurumudur. Burayla yapılan görüşmeler de bu kapsamda yapılıyor. Bunun bu şekilde anlaşılması gerekiyor. Ben önderlik olarak sorunlar için ön açıcı oluyorum. Görüşmeye gelenler de benim bu önderlik konumumu bildikleri için gelip benimle görüşüyorlar,” diyordu.
Bilmiyorum yanlış mı anladım ama bu sözlerde, “ben önderliğim, önderlik olarak görüşüyorum” vurgusu, onun yaptığı görüşmelere kuşkuyla yaklaşan PKK’lılara bir uyarı gibi geldi bana.
Peki, PKK içinden bir grup Apo’ya karşı çıkarsa ne olur?
Bu soruya, “TAK seçimler yaklaşırken büyük şehirlerde çok ses getirecek eylemler yapacak” türünden söylentileri de göz önüne alarak cevap verirseniz, bu cevap sadece üç kelimedir.
Çok kan dökülür.
Ama dökülecek kan, zamanın akışını ve hayatın gerçeklerini değiştirmez.
PKK, büyük fedakârlıklarla, binlerce insanını kaybederek bu ülkede Kürtlerin yaşadığını, “Kürt” bile diyemeyen insanlara öğretti, “Kürt sorununu” toplumun gündemine soktu.
Benim görebildiğim kadarıyla bundan öteye silahla gidilebilecek bir yol yok.
Ne Türkler ne de Kürtler birbirlerine silahla bir şey kabul ettirebilirler artık.
Bundan sonrası “sivil eylemlerle”, siyasi hamlelerle yürüyecek.
Dünyada “silahlı güçlerin” egemenliği bitiyor, diktatörler devriliyor, Türkiye’de “askerî vesayet” sona eriyor, Güneydoğu’nun yönetimine talip olduğu anlaşılan PKK da bunu “silahla” yapamaz artık.
Orayı yönetebilmesi için herkesten önce Kürtleri ikna etmesi gerekir, bu çağda kimse silahla” ikna” edilmiyor, Kürtlerin de silahtan ve tehditten korkacağını sanmıyorum.
PKK kadrolarının, “adam başı milli geliri on bin dolar” olan bir ülkede Kürtleri daha zengin, daha mutlu, daha özgür yaşatacak siyasi öneriler geliştirip, siyasi rakipleriyle siyaset zemininde yarışması gerekiyor bence.
Bunun için de PKK kadrolarına “sivil siyasetin” yolunu açacak demokratik hamleleri yapmak hükümete ve devlete düşüyor.
Apo da zaten bunları “müzakere” ediyor herhalde İmralı’da.
Ölerek ve öldürerek gelebileceğimiz yere geldik.
Bundan sonra yaşayarak ve yaşatarak devam etmemiz gerekiyor.
Ölmeyi ve öldürmeyi becerebildiğimizi gösterdik, sıra yaşamayı ve yaşatmayı becerebildiğimizi göstermekte.
Öldürmeye herkesin gücü yetiyor bu ülkede ama soru şu:
Yaşatmaya kimin gücü yetecek?
Yazarlar
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.05.2020
21.01.2020
6.02.2019
28.11.2019
23.11.2019
11.11.2019
21.03.2020
25.09.2018
19.09.2018
26.08.2018