Ahmet TAKAN
TSK'nın Katar'da konuşlanmasına ilişkin anlaşmanın TBMM'de yasalaşmasının ardından, Katar Dışişleri Bakanı Sultan bin Saad Al Muraikhi, "Türk askeri Katar'a tüm bölgenin güvenliği için geliyor" dedi.
Sanılanın aksine Türk askeri Katar'a bu anlaşmanın TBMM'de onaylanmasının ardından gidiyor değil. Daho'da El Rayyan üssünde 88 Türk askeri halihazırda konuşlanmış vaziyette görev yapıyor. Katar'la görüşmeleri 2014'te başlayan ve 2015'te yürürlüğe giren anlaşmaya göre asker sevkiyatına da o yıl başlanmıştı. Ancak, Katar, geçtiğimiz günlerde patlayan Körfez krizine kadar bazı yükümlülüklerini yerine getirmekte ayak diretiyordu. Yer gösterme konusunu da sürüncemede bırakmışlardı. Anlayacağınız işler pek de öyle güllük gülistanlık değildi!..
Yaklaşık 2 yıldır Meclis gündeminin geri sıralarında beklemeye alınan anlaşmanın neden birden en ön sıraya gelerek jet hızıyla yasallaşmasının perde arkasına gelelim. Katar, diplomatik kanallardan Türkiye'den anlaşmanın acilen TBMM'de yasallaşmasını talep ederek, "desteğinizi gösterin" mesajını iletti. Talebe olumlu yanıt verilmesinin ardından süreç hızla işletildi.
Peki bundan sonra ne olacak?.. Alev alev yanan ve bugünden yarın sabaha ne olacağı belli olmayan bir bölgeye TSK yığınak mı yapacak?.. Bu soruya cevap vermeden, öncelikli olarak bir hususun altını çizeyim; Daho'da görev yapan 88 askerimizin rahatı yerinde herhangi bir sıkıntıları da yok...
Şimdi gelelim sorunun cevabına; Ankara itidalli ve temkinli. Körfezdeki gelişmeler titizlikle takip ve analiz ediliyor. Kaynaklardan edindiğim bilgilere göre, anlaşmanın onaylanmasının ardından kısa vadede Türkiye Katar'daki üssüne en fazla 50-60 asker ve 2 uçaktan oluşan bir güç göndermeyi planlıyor. Bu da en kısa zaman diliminde 15-20 gün demek.. Türkiye'nin Katar'da askeri varlığını artırması için yıllar sürecek bir zaman dilimine ihtiyaç var. Çünkü, anlaşmanın TBMM'de yasallaşmasının ardından düzenlenmesi ve kağıt üzerinde resmiyete dökülmesi gereken bir sürü teknik husus var. Örneğin, Katar'da kullanılan jet yakıtı ile bizim savaş uçaklarımızın kullandığı yakıttaki farklılıklar gibi. Fazla askeri teknik detaya boğmadan, siyasi süreç ve alanda yaşanan sıcak gelişmeler de Ankara'nın karar mekanizmasının yakın takibinde.
Katar'la üs anlaşmasının onaylanmasının farklı yönlerini de gözden kaçırmamak gerekir. Katar'ın terör ihraç eden ülke olarak suçlandığı bir krizde hem orada asker bulundurmak hem de onu yasallaştırmamak olmazdı. Talep Katar'dan gelince bu devletin elini oldukça rahatlattı. TSK'nın Katar'da olması demek Türkiye'nin körfezi yakından takip etmesi ve gözetlemesi demek. Masada kalmanın en önemli bir gücü demek..
TSK'nın varlık gösterdiği coğrafya yalnızca Katar ile sınırla değil. Askerlerimiz dünyanın çok farklı ve sıcak yerlerinde dünya barışı için kahramanca görev yapıyor. ABD, Türk askerinin Katar'da bulunmasını istemiyor. Krize bir de bu açıdan bakın. Ne yapacaktık yani ABD istemedi, kriz çıkardı diye askerimizi Katar'dan çekse miydik?.. Unutmayın, Katar'dan çekiliş, yaratacağı domino etkisiyle dünyanın en kritik yerlerinden varlığımızı birer birer çekmeye neden olur. TBMM'de aldığı karar Türkiye'nin uluslararası alanda elini çok rahatlattı.
***
Yurt içinde ve dışında Türk Silahlı Kuvvetlerinin en hayati konularda yoğun mücadele içerisinde olduğu günlerde başta FETÖ davaları olmak üzere yapılan yerli yersiz ve haksız eleştiri ve suçlamalara da değinmek istiyorum;
"Binbaşı O.K. darbe mi yoksa MİT Müsteşarı'na saldırı mı dedi" tartışmaları ve Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ile komutanların yeterli tedbirleri almadığı ve hatta gevşek davrandığı iddiaları...
El insaf!..
Neden? Kimse çıkıp sormuyor; "Yahu bu Binbaşı O.K. hain darbe girişimi gerçekleşmeden önce MİT'e gitti önemli bilgiler verdi. Tamam da.. O.K.'yi sorgulayanlar kimlerdi?.. O.K.'yi sorgulayanlar bilgilerin ne kadarını Hakan Fidan'a ve dolayısıyla Genelkurmay Başkanlığı'na verdi?.. Sorgulama sonucu elde edilen bilgiler acaba süzülerek gitti mi gitmedi mi?.. Sonra, MİT'ten "FETÖ"cü olduğu gerekçesiyle ihraçlar yapıldı. Acaba bu ihraç edilenler arasında Binbaşı O.K.'yi sorgulayanlar da var mı yok mu?.. Veya bu sorgulamayı yapan MİT mensuplarının FETÖ'cü olup olmadığı sorgulanıyor mu?.. Eğer sorgulanıyorsa hangi titizlikle?.." diye.
Kumpas davaları ile açılan ve yol verilen süreçte, küçük şahsi hesaplarla ve rövanşist duygularla TSK'ya saldırmak... Nereye kadar?.. Acaba kimlere hizmet ediliyor ve nerelere servis veriliyor?.. Bu arada bu malum şahısların öz geçmişlerini de çok iyi bilmek lazım!..
Bir de şu yalancı çoban hikayesi... Benim bildiğim, 15 Temmuz öncesi, Genelkurmay'a yapılan en az 6-7 darbe ihbarı var. Hepsinin ne kadar titizlikle incelendiğini ve anında üstüne gidildiğini en yakın takip edenlerdenim. Hepsinin asılsız çıktığı da bir gerçek...
Sakin ve tarafsız bir kafayla bir de şöyle düşünün... Kendinizi Genelkurmay Başkanı'nın yerine koyarak...
Darbe veya MİT Müsteşarı'na saldırı ihbarını aldınız ve panik içinde, Türkiye'deki tüm birlikleri kırmızı alarma geçirdiniz, kuvvet komutanlarını acil koduyla odanıza çağırdınız. Sağa sola şifahi ve telefon emirleri yağdırdınız. Sonra?.. İhbar fos çıktı. Olay basına sızdı ve ertesi gün malum çevrelerin manşetleri; "Fos darbe ihbarı Genelkurmayı panikletti. Karargahta büyük şaşkınlık..." Bunun TSK'nın mahvolan imajı yanında, reflekslerini ne hale getireceğini bir hesaplayın... Yalancı çobanın hikayesinde olduğu gibi; Kurt sürüsünün koyunların yarısını götürdüğü gün, kim inanır da harekete geçer!...
Ki; Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar'ın Meclis Komisyonu'na gönderdiği cevapları defalarca okudum. Akar, yasa ve askeri kurallara göre ne yapılması gerekiyorsa yapmış. Hadi askerliği bilmeyenleri anlıyoruz da bazı (eski) asker kılıklılara ne dersiniz?.. Genelkurmay Başkanı emirlerini Harekat Merkezi ile kayıt altına alarak verir. O da öyle yapmış... Ceridelere bakılsın. Her şey saniye saniye kayıtlı. Akar, Harekat Merkezini devre dışı bırakıp da sağa sola rastgele şifahi emirler mi yağdırsaydı.. Sonra, içlerinden bir hainin çıkıp "bana öyle bir emir verilmedi" demeyeceği ne malum...
Sıkı bir empatiye ihtiyacımız var!.. Şu tarihte, bu tarihte darbe olacak demek, hâlâ pusuda bekleyen hainlere bilerek veya bilmeyerek hizmet etmekten başka bir şey değildir. Yalancı çobanın hikayesini hiç akıllarımızdan çıkarmayalım. "15 Haziran", "5 Temmuz" ha boyum tarih verir durursunuz.. Sonra bir de bakarsınız hain şerefsizler olmadık yer ve zamanda çakıvermişler...
Akıllı olun... Rahat durun... Şeyhlere, şıhlara, servislere yardım ve yataklık etmeyin!..
Yazarlar
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYAİmamoğlu'na istenen 23 asırlık tarihi ceza: Roma İmparatorluğu kurulduğunda hapse girseydi hala ceza 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunYazmak, ciddi bir iştir 28.09.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNÖcalan, Erdoğan’a “Seni yine başkan yaptırırız” sözü mü veriyor? 11.09.2025 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANTürkiye’de ve Yunanistan’da Aleviler – Yeni Bir Tablo 1.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakKadife eldiven zamanı 10.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Selami GÜREL“Adı belirsiz” süreç hızlı ilerliyor 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELOtoriter Nasyonal-Kapitalizmin Yeni Eşiği: II. Trump Devri 5.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları




















































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.01.2022
1.12.2021
10.11.2021
13.10.2021
12.10.2021
9.09.2021
31.08.2021
4.08.2021
13.07.2021
6.07.2021