Ahmet TAKAN
İYİ Parti lideri Meral Akşener'in Ahlat gezisi ile ilgili 2'nci gün izlenimlerimizi sizlere söz verdiğimiz üzere dün aktaramadık. Hem programdaki sarkmalar hem de Muş'tan Ankara'ya uçakla dönüş saatimizin yazıyı gazeteye yetiştirebilme imkansızlığı yüzünden teknik olarak gerçekleştiremedik. Özür diliyorum...
Kuruluşunun üzerinden sadece 1 hafta gibi kısa bir süre geçmesine rağmen Meral Akşener'in ilk yurt içi çıkışını Ahlat'tan yapması büyük bir iddiayı ortaya koyuyordu. HDP'nin oy oranlarının yüksek olduğu noktalara gitmesi orada halkla bire bir temas etmesi en başından alınmış riskli bir karardı. Bomboş sokaklarda gezebilirdi, kahvenin önünde 3-5 kişiyi konuşabilirdi. Bütün bunları bir tarafa bırakın, ilk günden imaj bozacak negatif algılar yaratabilecek provokasyonlara maruz kalabilirdi... Cesur yürekliler hareketi olarak yola çıkan ve daha sonra partileşen bu sürecin lideri Akşener'in bildiğimiz mangal yürekliliğine bir kez daha şahit olduk.
İlk izlenim yazımızda belirttiğimiz gibi, Meral Akşener, R.Erdoğan'ın elinden çok önemli bir silahı almayı kafasına koymuş. Halkla bire bir temas... Bunun Ankara'da oturduğun yerden yapılamayacağını, siyasette tembelliğe yer olmayacağını da sahaya bizzat inerek gösteriyor. Kendine özgü bir metot da seçmiş. Türkiye'yi çapraz dolaşacak. Bir hafta doğuda, bir hafta batıda, bir hafta kuzeyde, bir hafta güneyde... Aralarda 1 haftalık süre olduğuna bakmayın. Bu, oldukça meşakattli bir iştir... Hele korku ikliminin sürdüğü bir siyasi ortamda üstüne üstlük kıt kanaat kaynaklarla...
Meral Akşener'in Ahlat'ta kiraladığı evde yaptığımız sohbette, bir iki önemli noktadan yola çıkarak bazı değerlendirmeler yapmak isterim. Akşener, "burada biz gömlek çıkarmıyoruz. Ortak paydamız vatanseverlik ve hizmet aşkı" dedi. Süleyman Demirel'in Turgut Özal'ı seçime zorladığı süreci hatırlattı.
Programına, tüzüğüne ve kurucularındaki isimlere baktığımızda İYİ Parti kendini merkeze konuşlandırmış gözüküyor. Ancak ben bu durumu ANAP'la özdeşleştirilmesine ve ANAP-DYP çizgisinin bir devamı gibi gösterilmesinin yanlış olduğu düşüncesindeyim. Çünkü, ANAP ve Süleyman Demirel'in DYP'sinin hem kadro olarak hem de program ve ana eksen politikalar olarak birbirlerinin zıttı olduğunu düşünenlerdenim. ANAP ihtilal koşullarının bir ürünü ve o günkü meşhur deyimiyle 4 eğilimi içinde barındıran bir partiydi. Liberaller, muhafazakarlar, solcular ve milliyetçiler. Vatanseverlik ortak paydaları değil, menfaat ve rant için anti demokratik şartlarda bir araya gelmişlerdi ve birbirlerine tahammül ediyorlardı. Bir de halkın çaresizliği ve çok sayıda parti ortada olmasına rağmen alternatifsizlik gibi şansları vardı. Bu 4 eğilimin birbirileriyle kavgası ve itişmesi fırsat bulduğu her ortamda kamuoyuna zuhur ediyordu. ANAP'tan da bugüne akılda kalan tek şey - aynı AKP'de olduğu gibi- talan, yolsuzluk ve bölücülükten başka bir şey değil. ANAP'ın kadrolarında da kimse gömlek değiştirmiyordu ama herkes kendi gömleği içinde birbirini yok etmeye daha fazla siyasi rant ve doğal sonuçlarını elde etmeye çalışıyordu. Birbirlerini çift satır doğruyorlardı. O ANAP'ın meşhur kavgalı dövüşlü ve otel ayılı kongrelerini hatırlayın!..
Millet, siyasi yasaklar kalktın sonra ANAP'a verdiği krediyi kademeli olarak kesti ve siyaset sahnesinden sildi. İhtilal ve siyasi yasakların mağduru Süleyman Demirel'e sınırlı da olsa bir şans daha verdi. Demirel'in kadrolarında da farklı siyasi çizgilerden gelmiş isimler vardı. Ancak Demirel partisinde hiçbir zaman kakofoniye müsaade etmedi. Ta ki Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturup kontrolü kaybettiği sürece kadar. İYİ Partiyi ilk günden takip eden bir gazeteci olarak, tam bu noktada bazı eksiklikler ve çelişkiler gördüm. Tamam daha ilk gündeyiz!.. Fakat bu ileride büyük sıkıntılara sebep olur. Daha ilk günden İYİ Parti söylem birliğinin hayatiyeti üzerinde ciddi kafa patlatmalı. Sözcülerini de doğru bir şekilde tespit etmeli. Kadrolarındaki isimlerin her birinin birbirinden farklı meziyetleri olabilir. Ancak herkesin işi, farklı farklı mecralarda laf yuvarlama olmamalı. Perde arkasında görev yapacaklarla perde önünde söz sahibi olacakların görev tanımlamaları gayet net bir şekilde belirlenmeli. Aksi halde daha ilk günden vatandaşın kafası devamlı karışır. Ölü doğum olmaması için söylem ve hareket birliği İYİ partinin ilk etapta dikkat etmesi gereken konu olduğu düşüncesindeyim.
Siyaset dilinin yumuşatılması konusunda Meral Akşener'e hak veriyorum. Hepimiz buna aşırı özlem duyuyoruz. Ülkenin sıkıntılarını gayet net üslupla halkın anlayacağı dilden anlatan Akşener, dış politika ile ilgili söylemlere daha fazla ağırlık vermeli. Ahlat'ta edindiğim izlenimden örnek vereyim;
Bizlere 2 gün boyunca hizmet veren şoförümüze sordum, "hiç Erdoğan'a oy verdin mi?".. "Hayır" cevabını verdikten sonra devam ettim sormaya, CHP ve MHP'ye de oy vermediğini söyledi. Oy verdiği partiyi ısrarla söylemese de şu sözleri çok ilginçti, "Asla oy vermem ama Cumhurbaşkanının dış ülkelere söyledikleri çok hoşuma gidiyor. Onları yerle bir ediyor..."
Evet!.. Türkiye'de siyaset işte böyle bir şey. Süleyman Demirel, o unutulmayacak "silkele baba düşecekler" sloganı ile iktidara gelmişti. Elinde meşhur fotörü köy köy gezerdi, yeri geldiğinde ağzına geleni de söylemekten de geri durmaz, siyasette iktidar nasıl silkelenirin dersini verirdi.
Bu millet en sıkıntılı zamanında Süleyman Demirel'e "baba" lakabını verdi. "Kurtar bizi baba" dedi. Şimdi benzer bir kredi Meral Akşener'e açıldı. Millet ümit olarak görüyor ki Meral Akşener'e "abla" dedi. "Abla" iyi silkelerse düşecekler!..
Yazarlar
-
Mehmet ALTANVietnam Neden Türkiye’den Çok Daha Mutlu? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolMÜSİAD’ın cibilliyeti? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUAKP’nin kutuplaştırıcı politikasının bir sonu var mı? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTEski Türkiye 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZMünih Konferansı’nda ABD-AB gerilimi ve Türkiye’nin Kürt eşiği 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciDüştük bir kuyuya… 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANÖcalan Komisyonu havlu attı 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENPasifik’te savaşın ayak sesleri 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanErdoğan’ın hepimize maliyet yaratan inatları 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUSiyasal sorumluluk -1: Kaldırılması 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞEşit yurttaşlık, hukuk üretememe, Tanzimat ve AB 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜslup sorundan daha derin 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçaySeçimler yaklaşırken AKP’nin üçlü açmazı 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRGülme ihtiyacı artıyor, gülme cesareti azalıyor: Toplumsal baskılar mizahın kamusal alanı daralttı m 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖcalan’a Özgürlük Komitesi; "Önderliğin Özgürlüğü Olmadan Ortadoğu’da Barış Olmaz"... 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞANKARA NE YAPIYOR? 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇEREmeklinin gözü Anayasa Mahkemesi’nde 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları



















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.02.2026
3.01.2026
12.12.2025
7.01.2022
1.12.2021
10.11.2021
13.10.2021
12.10.2021
9.09.2021
31.08.2021