Akın ÖZÇER
Arjantin Devlet Başkanı Javier Gerardo Milei ekonomist bir siyasetçi. Siyasi görüşüyle muhafazakâr, hatta aşırı sağcı ama ekonomi yaklaşımıyla ultra liberal, daha doğrusu, kendi deyimiyle “anarkokapitalist”. Devletçilik” yerine “devletsiz toplum” görüşünü savunan felsefi bir akım anarkokapitalizm. Demokratik sosyal hukuk devletini savunan benim çizgimdekilerin olumlu bakmadığı bir siyasetçi kuşkusuz. Ama Sezar’ın hakkını Sezar’a vermek gerekirse, Milei göreve geldiği 10 Aralık 2023’ten bu yana enflasyonla mücadelede büyük başarı sağladı. 2023 sonu itibariyle yüzde 211,4 oranında devraldığı enflasyonu 2024 yılı sonunda yüzde 117,8, Ekim itibariyle 31,8’e düşürmüş bulunuyor. Ekim ayı enflasyonu biraz daha yüksek, TÜİK’inki gibi 2,6 civarı bekleniyor olsa da aylık enflasyonun 21 ay öncesine kadar yüzde 25’llerde seyrettiği bir ülke için mucizevi bir başarı. Enflasyonun seneyi 29,8 düzeyinde kapaması bekleniyor. Javier Milei ’nin Şok politikasını yumuşatacağını açıkladığı 2026 için bütçe tasarısına göre öngörülen yıllık enflasyon yüzde 24,6 oranında. Nereden nereye.
Javier Milei bu başarısının karşılığını 26 Ekim’de yapılan kısmi parlamento seçimlerini partisi La Libertad Avanza’nın (Özgürlük Gelişimi) kazanmasıyla almış bulunuyor. Yüzde 40,66 oyla ortanın solundaki Peronist parti Fuerza Patria ’ya (Vatan Gücü) fark attı. Bu sonuçlarla LLA’nın sandalyeleri, 257 üyeli Meclis’te 37’den 93’e, Senato’da 6 dan 19’a yükseldi. LLA müttefikleriyle birlikte 110 sandalyeye, FP ise 98’e ulaştı ama Senato’da çok daha güçlü. Javier Milei seçim sonuçlarını reformlarına bağlasa da ABD Başkanı Trump’ın Milei ’ye seçimleri kazanması halinde 20 milyar dolar vaat etmiş olmasını Washington’un seçimlere müdahale ettiğinin göstergesi olarak yorumlayanlar da var elbette.
Konuyla ilgili haber yorumunda Milei ‘nin kısa sürede enflasyonu yüzde 200’lerin üstünden 31,8 e indirmesi ve Arjantin’in 14 yıl aradan sonra denk bütçe yapmasının seçim zaferinde rol oynadığının altını çizen Le Monde, bu süre içinde yaklaşık 200 bin kişinin işinden olması, sağlık harcamalarının kısılması gibi sosyal sorunların büyük olduğuna da dikkat çekiyor. Gazete her şeye rağmen finansal piyasaların, Trump yönetiminin Javier Milei ‘nin zaferine katkı yapmak için Ekim ayı boyunca yaptığı alımlarla düşmesini engellediği pesonun olası değer kaybıyla enflasyonun bir ölçüde yeniden tetiklenme riski bulunduğuna işaret ediyor.
Benzer bir başarısı öyküsünü OVP (Orta Vadeli Program) ve Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek için söylemek mümkün değil. Selefinden yüzde 39,59 oranında devraldığı enflasyonu 28 ayda, tartışılan TÜİK verilerine göre, sadece 32,87 oranına düşürebilmiş bulunuyor. Sık, sık pembe tablolar çizmeye çalışan Sayın Şimşek’in halk nezdinde inandırıcılığı çok düşük olmasına karşın, pembe fırçasını neden elinden hiç düşürmediğini anlamak mümkün değil. Rakamlar ortada. Enflasyonu önce bir yıl içinde yüzde 75,45’e kadar çıkarıp ardından dezenflasyon sürecine geçmek OVP’nin öncelikli hedefinin enflasyonla mücadeleden çok kamuda yeterli tasarruf sağlanamadığı için oluşan ve her yıl daha da artan bütçe açığını kapatmak olduğu anlaşılıyor. Kamunun sürekli enflasyon oranının üstünde oranlarda vergi arttırarak enflasyon yaratması, Sayın Şimşek’in başarısızlığının nedenlerinin başında geliyor. Aslında kendisine haksızlık da yapmayalım. Sonuçta Hazine ve Maliye Bakanı olarak Arjantin’in çılgın anarkokapitalist Devlet Başkanı Javier Milei kadar olağanüstü yetkilere sahip değil.
Tüm ekonomistlerin altını çizdiği gibi, enflasyonla mücadelede esas olan toplumda tüketimi kısmak amacıyla sadece faiz oranlarını yüksek tutarak borçlanmayı kontrol altına almak değil, aynı zamanda Merkez Bankası’nın para arzını da kısmak. Ama “Ekonomide akıldışılık sona erdi mi ?” başlıklı yazımda belirttiğim gibi, bir süre daha devam ettirilen KKM (Kur Korumalı Mevduat) faiz ödemeleri nedeniyle Merkez Bankası’nın para arzınıkısması mümkün olmadı. Merkez Bankası 2023’te 818 milyar TL, 2024’te 700 milyar TL zarar açıkladı. Olasılıkla bu yıl da zarar söz konusu olacak. Para arzının kısılamamasıyla TL’nin oluşacak değer kaybını yavaşlatmak için dövizin baskı altına alınması ayrı bir sorun. Dövizin serbest kalmasıyla birlikte enflasyonun tekrar artma riski bulunuyor doğal olarak.
Enflasyonla mücadelede ayrıca bütçe açığının vergileri arttırarak değil kamuda büyük oranda tasarruf yaparak kapatılması önem taşıyor. Halkın kanaati, iktidarın “itibardan tasarruf olmaz” mottosuyla yanlış yolda hareket ettiği yönünde. Gerçi Sayın Şimşek kamuda tasarruf yapıldığını öne sürüyor ama Milei’ nin bu konularda neler yaptığına bakılırsa, enflasyonla mücadele konusunda neden başarılı olmadığı daha iyi anlaşılır.
Javier Milei öncelikle kamu harcamalarında GSYİH ’nınyüzde 5,6 sına denk gelen yüzde 35 oranında kesinti yapmaya cesaret edebildi. “İnsanlık tarihinin en büyük düzeltmesi” olarak nitelediği bu reformla temel hedefinin Arjantin’in artık gelirlerinden daha fazla harcama yapmasını engellemek olduğunu belirtti. Onun yaptığını yapmaya, mevcut 18 bakanlıktan 9’unu lağvetmeye kimse kolay, kolay cesaret edemezdi. Sadece Arjantin’de değil, dünyanın herhangi bir ülkesinde bile. Örneğin Milei ’nin uygun bulduğu bakanlıklar, İçişleri, Dış İlişkiler, Dış Ticaret ve Kült, Savunma, Ekonomi, Sağlık, Adalet, Alt Yapı ve İnsani Sermaye (Capital Humano) oldu. Bürokraside duplikasyonu önlemek için diğer bakanlıklarda var olan bazı daireleri bu bakanlıklara bağladı. Mesela İnsani Sermaye Bakanlığı’nın içinde eğitim, kültür, çalışma ve sosyal kalkınma, Alt Yapı Bakanlığı’nın içindeyse bayındırlık, ulaşım ve iletişim yer alıyor.
Milei, iki yıl önceki seçim kampanyası sırasında Merkez Bankası’nın kapatılacağını ve milli para birimi peso yerine Ekvador’da olduğu gibi dolara geçileceğini dile getirmişti. Daha sonra bu söylemin Merkez Bankası’na emisyon yasağı getirilmesi anlamına geldiği açıklanmıştı. Arzu edilenin, siyasetçilerin harcama yapmak için emisyon yoluna giderek pesonun değerinin düşmesine yol açmasının engellenmesi olduğu belirtilmişti. Javier Milei ‘nin uyguladığı bu yasağın sonuçta kamu harcamalarının arttırılmasının önüne geçerek enflasyonun hızla önemli oranda düşmesinde büyük rol oynadığını vurgulamak gerekir.
Javier Milei ‘nin gerçekleştirdiği bu iki konuda Sayın Şimşek’in yapabileceği bir şey yok, hiç de olmadı. Aslında bakanlıkların sayısını düşürmek Cumhurbaşkanları için de kolay değil, çünkü kamuoylarında çok tartışılacağı kesin. Ama kamu harcamalarının da para emisyonun da gereken ölçüde kısılması pekâlâ mümkün. Bu iki önlem alınmadığı takdirde, oluşan bütçe açığının finansmanı için, Türkiye’de olduğu gibi, yeni vergilere ve mevcut vergilerin artırılmasına gereksinim duyulacağı açık. Sayın Şimşek’in yaptığı da bu. Sıkı para politikalarının, Arjantin’de olduğu gibi -gerçi Milei iktidara geldiğinde bile yoksulluk oranı yüzde 40’tı- halkın yoksullaşmasına neden olacağı için kısa sürede sonuç vermesinde yarar var. Söylediği halde yapamadığı vergi reformu da hesaba katıldığında halkın Sayın Şimşek’in enflasyonla mücadele politikasına verdiği not çok düşük. İstediklerini yapamıyor olabilir. Bu elbette anlaşılabilir ama görevini sürdürdüğü ve halkın gözüne sokarcasına 28 aylık kara tablosunun pembe olduğunu inatla yinelediği sürece toplumsal tepki görmesi kaçınılmaz elbette.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları


















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2026
26.01.2026
15.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
21.12.2025
13.12.2025
6.12.2025
1.12.2025