Akın ÖZÇER
Bağımsız milletvekili Leyla Zana’nın Kürt sorununu Başbakan Erdoğan’ın çözebileceğine ilişkin inancını dile getirerek aldığı inisiyatif olumlu karşılık görmüş ve herkesin gözü kulağı cumartesi günkü Erdoğan-Zana görüşmesine kilitlenmişti. Zana’nın girişimi, stratejisini AK Parti’nin sorunu çözmek istemediği temeline dayandırarak gerilim politikasını yeğleyen BDP cephesinden olumlu karşılanmamasına karşın, kamuoyunun geniş bir kesiminden destek görmüştü. Bu arada girişimin ardında söz konusu stratejisinden ötürü BDP/PKK çizgisinden farklı aktörlerin olabileceğine ilişkin değerlendirmeler, hatta spekülasyonlar yapılmıştı. Bütün bunlar Kürt sorununun çözümünde yeni bir aşamaya girileceğine dair beklentileri arttırmıştı. Zira çözümü iki seçmenden birinin oyuna sahip olan iktidar partisiyle birlikte aramak hem gerçekçi bir nitelik taşıyor, hem de tam bu nedenle toplumu umutlandırıyordu.
Leyla Zana’nın Başbakan’la görüşmesine ilişkin olarak pazar günü Meclis’te düzenlediği basın toplantısında söyledikleri, girişimin amacının, beklendiği gibi, soruna bir an önce çözüm bulunması için somut adımlar atılması olduğunu ortaya koydu. Bu bağlamda Zana’nın şu sözleri dikkat çekti: “Yaşananların ve yaşanmakta olanların tüm çıplaklığıyla ortaya konmasına ve çözüm aranmasına ihtiyaç var. Kendisine de ilettiğim gibi, halklarımıza artık söylem ve söz yetmiyor. Bu aşama geride kaldı.” Bayan Zana yeni aşamada “sürdürülebilir bir barış ve diyalog” sağlanmasına gereksinim duyulduğunu vurgularken, bunun temel koşulunun “güven ortamı” sağlamak olduğunun altını çizdi.
Kabul etmek gerekir ki güven ortamını, AK Parti hükümetinin PKK’nın Silvan saldırısı ardından uygulamaya koyduğu ve demokratikleşme paketleri geciktirildiği için güvenlik önlemleriyle yargısal kıskaçtan ibaret kalan bugünkü terörle mücadele politikasıyla sağlamak mümkün değil. Politikanın “topal” olduğuna, ifade özgürlüğüyle ilgili olarak TCK ve TMK’da yapılması gereken değişikliklere bir yıla yakın bir süredir dikkat çekiyorum. Eskiye oranla değişen tek şey demokratikleşme söylemi ama uygulamada salt güvenlik politikaları hâkim oldukça bu neye yarar ki? Yenilenmiş söylemle eski politikaların yürütüldüğünü gördükçe insan ister istemez hükümetlere bunu dayatanların ne kadar güçlü olduklarını düşünmeden edemiyor doğrusu.
Leyla Zana da açıklamasında “On yıllardır denenen güvenlikçi politikaların sonuç vermediğinin” altını çizdi. Ancak bununla yetinmeyip “silahları bırakın operasyonlar durur” söylemini (talebini) gerçekçi bulmadığını Başbakan Erdoğan’a söylediğini aktardı. Silah bırakmadan kasıt, IRA ya da ETA gibi (kesin) silah bırakmaksa haklı, ama Başbakan Erdoğan bu sözcüğü “ateşkes” anlamında kullandıysa değil. Zana Türkiye’de tek denenmeyen yolun sürdürülebilir müzakereler olduğunu vurguluyor ve “Bu anlamda Oslo müzakerelerinin milât olduğunu ve bu görüşmelerin yeniden başlaması gerektiğini (Başbakan’a) ifade ettim” diyor. Bu vesileyle müzakerelerin başlamasının asgari koşulunun eylemsizlik anlamında silahların bırakılması olduğunun altını çizmekte yarar var.
Bayan Zana’nın Başbakan’la görüşmesinde dile getirdiği Öcalan’a ev hapsi, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın bir süre önce yaptığı açıklamaya itibar edecek olursak hükümetin ancak PKK’nın silah bırakması halinde düşünülebileceği bir konu. Aslında Başbakan bunun Arınç’ın şahsi fikri olduğunu söylemişti ama sorunun çözümünde atılacak somut adımlar çerçevesinde nasıl ele alınır bu aşamada bir şey söylemek mümkün değil. Ama Oslo görüşmeleri ya da sürdürülebilir müzakere süreci yeniden başlayacaksa, konunun PKK’nın yönetici ve militanlarının topluma kazandırılması çerçevesinde tartışılması gerekir.
Leyla Zana’nın dile getirdiği konulardan biri de yazılarımda sürekli topluca kullanılan bireysel bir hak olduğunu ve yeni anayasada sınırlanmadan yer verilmesi gerektiğini vurguladığım anadilde eğitim hakkıydı. Seçmeli dersler arasında Kürtçenin olmasını olumlu bir gelişme olarak niteleyen Bayan Zana, ancak bu uygulamanın “Kürtlerin ana dilde eğitim taleplerini karşılamadan uzak” olduğunu vurguladı. Zana, Başbakan’a ayrıca “Dünyada hiçbir halk kendi dilini para ödeyerek öğrenmez dedim ve ana dilde eğitim vurgusu yaptım” diye konuştu.
Kabul etmek gerekir ki anadilde eğitim başta olmak üzere, temel hak ve özgürlükler ve diğer siyasi konular Zana’nın yeniden başlamasını önerdiği müzakere sürecinde PKK ile değil, sadece seçilmiş Kürt siyasetçilerle konuşulacak konular. Yukarıda belirttiğim gibi, örgütün silah bırakması karşılığı müzakere edilecek tek konu üyelerinin topluma yeniden kazandırılmaları olmalı. Bunun için de hep söylediğim üzere silah bırakma karşılığı yasal siyaset seçeneğini ilke olarak benimseyen, mümkünse tüm partilerin, en azından AK Parti- CHP işbirliğiyle bir çerçeve yasası çıkarılmasında yarar var.
Yazımı kaleme aldığım sırada, çözümsüzlüğe neden olan eski politikaların savunucusu muhalefet partisi dışında Zana’nın girişimini olumsuz olarak niteleyen kimse olmadı. Sadece o partiden bir milletvekili Başbakan Erdoğan’ı “bölücü talepler karşısında sessiz ve nazik biçimde” dinlemede kalarak “bölücülüğü cesaretlendirmekle” suçladı. Belli ki terörle ayrılıkçılığı aynı kefeye koymak bir yana, demokratik hakları da bölücülük olarak niteliyor olmalı; zira Zana’nın söylediklerinde ayrılıkçı bir talep yer almıyor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları


















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2026
26.01.2026
15.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
21.12.2025
13.12.2025
6.12.2025
1.12.2025