Ali BAYRAMOĞLU
Güneydoğu'da Temmuz'dan bu yana yaşanan gelişmelerin Kandil'in yeni stratejisinin doğrudan sonucu olduğunu aylardır söylüyoruz.
Bu strateji, (1) Suriye Kuzey'i ile Güneydoğu'yu aynı model üzerinden birleştirme, (2) bu birleşik alanı Kürt meselesinin birleşik zemini ilan etme ve (3) bu alanda filli egemenlik ve alan kontrolu kavgası verme şeklinde karşımıza çıkıyor.
Kandil, denetlenebilir gördüğü kimi “yerler”de özerklik ilan edip, hendek siyasetiyle güvenlik kuvvetlerini müdahaleye davet eden bir yol izlerken, bu “yerler”in “güvenlik alanları”na dönüşmesine yol açtı.
Güvenlik alanı yumuşak bir tabir, aslında silahların, pusuların, ölümün hakim olduğu savaş alanları demek daha doğru.
Savaş alanları sivil halkı da barındırıyorsa hak ihlallerine açık alanlardır.
Örnekler ortada. Meslekten uzaklaştırılıp cezalandırılmış olsalar da cesetleri yerde sürükleyen polisler, ırkçı söylemleri duvarlara kazıyan memurlar, muhtemelen daha neler neler yapanlar…
Sadece bu mu? Eylemcilerin evini terketmeye kalkanlara kestiği cezalar, terkedenlerin evlerinin yakılıp tahrip edilmesi, cenazelerin alıkonması, sivil alanlara atılan roketler, kimbilir başka ne tür uygulamalar…
Sahada egemen olan elinde silah olanların gücü ve zihniyeti olur.
Ancak en vahimi ödenen bedellerdir. Nitekim örgütün kalkan haline getirdiği sivil halk büyük bedeller ödüyor: Sivil ve çocuk ölümleri, ateş altındaki binalar, okullar, camiler, hastaneler, ortada kalan cenazeler… Kimileri siyasi pozisyonlarından hareketle kestirme hüküm veriyor ama, bu koşullarda o alanda kimin kurşunu kimi vurdu, nerede kimi buldu sorularının sağlıklı bir yanıtı bile yok…
Ancak şu gerçek çıplak:
Örgütün bu çatışmada en önemli “koz”u, örgüt tarafından evlerinde kalmaya zorlanan sivil halk. Bunların bir kısmı muhtemelen örgütü desteklese de çoğu rehin durumda. Rehineler güvenlik güçlerinin ilerlemesine engel olurken, eylemcilerin oldukları yerlerde tutunmamasına araç oluyorlar.
Örgütün ikinci kozu ise “gücünü tarihsel mağduriyet”ten, muhalefetteki Erdoğan ve AK Parti allerjisinden alan şu söylem:
“Burada bir çatışma yok, sivil halka yönelik katliam politikaları var. Hendekler katliama direnmek için kazıldı. Sokağa çıkma yasakları katliam politikasının bir aracı…”
Bu söylemi talepler ise şunlar: “Sokağa çıkma yasağı kaldırılsın, güvenlik güçleri çekilsin, müzakereler başlasın…”
Bir an, böyle olabileceğini varsayalım, ne demektir bu?
İlk aşamada örgütün silah ve eylemci giriş çıkışlarına kapı açılması demektir. İkinci aşamada kamu otoritesinin bu yerleşim alanlarında egemenliği örgüte devretmesi demektir. Üçüncü aşamada ise müzakerelerin bu fiili işgal ve egemenlik halini kabul ederek başlaması demektir. Örgütün yeni stretjisi etrafından kendisine yol açması demektir.
Hangi devlet egemenlik alanını bu koşullarda terk etmeyi kabul eder?
Bırakalım aklı, hangi hakkaniyetli zihin, örgütün siyaset adını verdiği böyle bir durumun savaş, yayılma, bölge ve Kürtler üzerinde hegemonya arayışının sıradan bir aracı olduğunu görmezden gelebilir? Böyle bir söylemi gözü kapalı desteklemenin şiddetin bir türünü doğru bulmak ve meşrulaştırmak olduğunu farketmez?
Bugün örgüt için “siyaset”, bağımsız ve belirleyici bir değişken olmaktan çıkmış, egemenlik arayışına yönelik lojistik destek faaliyeti haline gelmiştir. Bugün PKK'nın, Kürt hareketinin diğer unsurlarının müzakereye verdiği anlam demokratik bir etkileşim siyaseti değil, tek boyutlu ve tanımlı bir egemenlik paydaşlığı talebidir. Müzakerenin başlangıç noktası ise, PKK'nın sızdığı ve yerleştiği kentsel alanların varlığıdır.
Güneydoğu'da kimi belediye araçlarında, hatta temsilci arabalarında hendek arkasına taşınacak silah ve mühimmat ele geçirilmesini bunlar açıklar.
Madalyonun elbette bir yüzü yok.
Ortada bunlar kadar büyük başka bir sorun var..
Bu sorun, mevcut tabloyla mücadelenin hukuk devleti kuraulları içinde, kuvvetli siyasi cihazlarla yapılacağına, eski otoriter söylem ve yöntemlere, cadı avına, baskıya, eleştiriyi yasaklamaya, kovuşturmaya başvuruluyor olmasıdır.
Yarına…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları

















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
7.02.2026
5.02.2026
1.02.2026
29.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
17.01.2026
15.01.2026
10.01.2026