Atilla YAYLA
Fransa’daki CH dergisi baskını ve cinayetleri sonrasında ifade özgürlüğü tartışmaları iyice yoğunlaştı. Tartışmaları saldırganlığa dönüştürmeyip usulüne uygun fikir alışverişi ve tez ispatlama tez çürütme olarak yürütürsek bundan toplumsal fayda doğabilir. Tersi olursa herkes bildiği yolda daha da radikalleşerek ilerlemeye devam eder.
İfade özgürlüğünün önemi ve değeri hakkında bir şey söylemeye gerek yok. Hemen herkes bu hususta mutabık. İhtilâf ifade özgürlüğünün nerede başlayıp nerede biteceği ve küfür, hakaret ve şiddete teşvik gibi şeylerin ifade özgürlüğü kapsamında görülüp görülemeyeceği hakkında. Benim görebildiğim kadarıyla, ifade özgürlüğü meselesinde üç sebeple problemler var. İlki, ifade özgürlüğünün başka değerlerle, özellikle kişilik haklarıyla çatışması. İkincisi, kutsalların korunup korunmayacağı. Üçüncüsü, ulusal güvenlik.
İfade özgürlüğü uygar toplumun temel değeri, ancak tek değer değil. Bazı durumlarda başka değerlerle çatışması mümkün. Bunların başında kişilik hakları geliyor. Kişilere ait (meselâ cinsel hayatla, ticarî faaliyetlerle ilgili) mahrem bilgiler başkaları tarafından afişe edilebilir mi? Kişilerin şahsiyetlerine aşağılayıcı, hakaretamiz, küfürbaz ifadelerle saldırılması ifade özgürlüğüne girer mi? Kutsallar korunmalı mı? Korunacaksa, kutsallar nasıl tanımlanacak ve teşhis edilecek? Kutsallar dinî olduğu gibi seküler de olabilir mi? Ülkelerin güvenliği, devlete ait gizli bilgilerin açıklanması ve yayılması ifade özgürlüğü kapsamında görülmeli mi görülmemeli mi? Vatandaşların korunması ile bürokratik ve politik otorite makamlarının korunması birbirinden nasıl ayırt edilecek? Bunlar cevabı her durumda kolayca verilebilecek sorular değil. Zannederim ki her somut olayın kendi başına tartışılması ve değerlendirilmesi lâzım.
CH’nin İslam Peygamberini çirkin şekillerde tasvir eden karikatürlerinin ifade özgürlüğü kapsamına girmesi gerektiğini söylemek zor. Bunun sebebi, karikatürlerin eleştiri sınırlarını aşması, aşağılamaya ve hakarete yönelmesi. Bir karşılaştırma yaparak açıklayayım görüşümü. Bu dergi, sözgelimi, Hz. Muhammed’in Tanrı anlayışının çeşitli sebeplerle yanlış olduğunu ileri sürseydi bu bir eleştiri teşkil eder ve ifade özgürlüğüne girerdi. Bazı durumlarda alay ve tiye alma da ifade özgürlüğü kapsamında görülebilir, ancak bunları hakarete varmadan yapabilmek ince bir zekâ ve üstün bir hiciv yeteneği gerektirir, bunlar yoksa hiciv kolayca hakarete dönüşebilir. CH’nin Peygamber’i çıplak olarak secde etmiş gösteren ve mahrem yerlerini yıldızla örten karikatürü herhâlde bir fikir açıklaması veya eleştiri değil. Bu tür hakaretlere yönelmeye, mizah dergileri, tabiatları icabı, daha yatkın. Çünkü, bu tür dergilerde yazıp çizenler, çoğu zaman, nihilist, değer tanımaz, insanların özeline saygı göstermeye ihtiyaç duymaz olmaya meyilli. Bunu söylerken, derginin basılmasının ve insanların öldürülmesinin meşru ve haklı olduğunu ima etmiyorum. Baskın ve cinayetler yanlıştır, suçtur. İsteyenlerin dergiyi barışçıl eylemlerle (meselâ imza kampanyaları açarak, protesto gösterileri yaparak vs.) protesto etmesi ve hukukî mevzuat uygunsa yargıya gitmesi, değilse bazı demokratik ülkelerde var olan kutsalı koruma kanunlarının Müslümanlığa karşı negatif ayrımcılık sona erecek şekilde değiştirilmesi için kampanya yürütmesi doğru olurdu.
Olayın Türkiye’deki yansımaları da çok ilginç. Cumhuriyet gazetesi ve Gülen medyası bu olay üzerine ifade özgürlüğü savunucusu kesildi. Gerçekten öyleler mi, test etmek çok kolay. CH yine münasebetsiz şekilde davranıp Hz. Muhammed’i değil de Atatürk’ü veya Gülen’i o karikatürlere malzeme yapsaydı, acaba ilgili yayın organlarının tepkileri yine aynı olur muydu? Olsaydı, bu çevreler ifade özgürlüğü konusundaki görüşlerinde gerçekten ilkeli ve tutarlı diyebilirdik. Ancak, öyle olmayacağını biliyoruz.
Bu ülkede, bir Yunanlının hazırladığı, Atatürk’ü eşcinsel gösteren bir video yüzünden youtube kapatıldı, bugün ifade özgürlüğü yok diye bağıranların bir kısmının hiç sesi çıkmadı bir kısmı kapatmayı teşvik ve tahrik etti. Bu satırların yazarı Kemalizm ve Atatürk heykelleri eleştirisi yüzünden başını Doğan grubunun çektiği bir güruh tarafından linç edilmek istendi, üniversitedeki görevinden açığa alındı, gönüllü sürgüne gitmek zorunda kaldı, yargılandı, 15 ay hapis cezasına mahkûm edildi. O günlerde Cumhuriyet gazetesi ve kafası bu vaka üzerinden ifade özgürlüğü savunusu yapmadı. Cumhuriyet 5816 yargılamalarını her zaman destekledi. Zaman ise daha iki yıl kadar önce aynı karikatürleri hakaret olarak kınayıp mahkûm eden haber ve yorumlara yer vermişti.
Batı ülkelerinin kusursuz ifade özgürlüğü şampiyonu gibi görünmesi de komik. CH Yahudi aleyhtarı yazıları yüzünden bir yazarını tasfiye etmiş ve özür dilemeye zorlamış. Bugün bazı Avrupa ülkelerinde Yahudi soykırımı olmadı demek kanunla yasak. Millî güvenlik gerekçesiyle Wikileaks ve NSA vakalarında polis yayın organlarını bastı, harddisklere el koydu ve onları imha etti. Suçlanan insanlar ya hapse atıldı ya da kaçak yaşamaya mahkûm edildi. İngiliz hükümeti Google ile anlaşarak youtube’da sansür yetkisi aldı. Daha yakınlarda Fransa onlarca kişiyi sosyal medyadaki mesajları yüzünden tutukladı...
İlkeli ve tutarlı olmak her konuda zor, ama ifade özgürlüğü alanında daha da zor.
Yazarlar
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları










































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.04.2021
24.04.2020
12.02.2020
13.11.2019
28.07.2019
28.05.2019
22.05.2019
14.05.2019
12.05.2019
18.04.2019