Atilla YAYLA
Haziran seçimlerinden hiçbir parti tek başına hükümet kurmaya yetecek bir Meclis çoğunluğuyla çıkamadığı için, Türkiye bir koalisyona mahkûm görünüyor. Aslında, ülke koalisyon hükümetlerinden habersiz değil. 1990'lı yıllar çoğu başarısız olan koalisyon hükümetleriyle geçti. Koalisyon hükümetlerine yabancı olanlar, siyasal yetişkinlik çağına AK Parti iktidarları döneminde ulaşan genç vatandaşlar. AK Parti 2002'de iktidara geldiğinde 8-17 yaş arasında olanlar bugüne kadar hep tek parti hükümetleri gördüler. Koalisyonun ne olduğu ve nasıl işlediği hakkında tecrübî bilgileri hiç yok, okumaya dayanan bilgileri ise çok az. Bazı gençlik kesimlerindeki amansız T. Erdoğan ve AK Parti düşmanlığına katkıda bulunan faktörlerden biri de bu…
AK Parti'nin 7 Haziran seçimleri kampanyasının sacayaklarından biri koalisyonların kötülüğüydü. Bu yaklaşımın yukarda bahsettiğim özellikteki genç seçmen kitlelerini etkilemesi çok zordu. Görünene göre, etkilemedi de. AK Parti'nin ilk defa oy kullanan gençler arasında neredeyse sonunculuğa düşmesi bunu gösteriyor.
Parlamenter sistemlerde koalisyon hükümetlerine mecbur ve mahkûm kalmak sürpriz olmaz. Sistemin doğasında bu var. Tek parti hükümetleri gibi koalisyon hükümetlerinin de artıları ve eksikleri bulunur. Şüphe yok ki, ilk tercih hemen her zaman tek parti hükümetlerinin kurulmasıdır. Bu vasıftaki hükümetler daha hızlı ve kolay karar alabilir ve parlamentoyu daha etkin çalıştırabilir. Başarıların sahibi ve başarısızlıkların sorumlusu olarak ortada durur. Tek parti hükümetleri doğmadığı zaman koalisyon hükümetleri kurulur. Nispeten iyi işlemesi hâlinde bundan da en azından demokratik kültüre ve olgunluğa katkıda bulunacak sonuçlar sadır olabilir. Farklı ideolojilere ve programlara sahip siyasî ekipler iktidarı paylaşmayı, uzlaşmayı, beraber çalışmayı öğrenebilir. Bununla beraber, koalisyon hükümetleri tek parti hükümetlerinden daha zor çalışır.
Türkiye gibi kuvvetli bürokratik tahakküm ve vesayet geleneğine sahip ülkelerde koalisyon hükümetleri bir önemli mahzurun daha zuhur etmesine neden olabilir. Bürokratik güç parçalı siyasî iktidarı daha kolay manipüle edebilir ve engelleyebilir. Bu yüzden askerî vesayet odakları zayıf koalisyon hükümetlerini daima sevdi. Hele ikiden fazla ortağın olduğu hükümetleri engellemek, teslim almak onlar için çok daha kolaydı. Bürokratik vesayetin AK Parti zamanında önemli ölçüde gerilemesinde siyasî iradenin bunu yapma kararlılığı yanında güçlü tek parti hükümetlerinin bulunmasının da önemli katkısı oldu.
7 Haziran seçimlerinin galibi AK Parti'nin içinde olmadığı bir koalisyon hükümeti kurmak hem zor hem de anlamsız. Toplum AK Parti'nin bir ortakla hükümet etme görevini üstlenmesini istediğini belirtti. Alternatifler bir AK Parti-CHP veya bir AK Parti-MHP hükümeti. Her ikisinin de avantajları ve dezavantajları mevcut.
Sanırım AK Parti'nin CHP ile hükümet kurması kolay fakat hükümeti sürdürmesi zor. MHP içinse tersi söz konusu; hükümeti kurmak zor, ama yürütmek CHP ile olacağına nispetle daha kolay. Parti tabanları itibariyle AK Parti ve MHP birbirine nispeten yakın, ancak, MHP'nin yönetici kadrosu zihniyet bakımından CHP'li. Bu da çeşitli sorunlar yaratacaktır. Bir AK Parti-MHP hükümeti geçmişteki milliyetçi cephe hükümetleri gibi cepheleşme olarak okunmaya da müsait. Bu pek istenecek bir şey değil. Diğer taraftan, MHP ile ortaklık AK Parti'nin karşı karşıya olduğu ulusal ve uluslararası kuşatmayı kırmasına fazla katkı sağlamaz. Bunun sebebi MHP'nin medyasının olmaması. MHP %16 oy aldı ama medyadaki ağırlığı %1 bile değil. CHP'nin durumu çok farklı, oy oranı %25 ama medyadaki ağırlığı %60-70 civarında. Bu olgu, AK Parti'nin CHP medyası üzerinden bu müthiş kuşatma ve psikolojik savaş çemberini kırmasına yardımcı olabilir. Ancak, böyle olacağının hiçbir garantisi yok. Bir AK Parti-CHP hükümeti toplumsal gerginliği de yumuşatabilir. Bununla kastettiğim şu: Gergin olan AK Parti tabanı değil CHP tabanı. CHP'liler öfkeye ve nefrete çok alışkın. Geçmişte Menderes, Demirel ve Özal CHP tabanı için öfke ve nefret nesnesi olmuştu. Şimdi Erdoğan-Davutoğlu ikilisi ve AK Parti aynı durumda. AK Parti-CHP ortaklığı CHP'li kitlelerin en azından önemli bir bölümünün bu hastalığının tedavi edilmesine ve CHP'lilerin normalleşmesine yardımcı olabilir. Bunu da ülke için büyük bir kazanç olarak görmek gerekir.
Çözüm süreci açısından CHP ortaklığı mı yoksa MHP ile ortaklığı mı daha faydalıdır, bilmiyorum. Bir tahminde de bulunamıyorum. Bazen problemlerin çözümüne en uzakta görünen aktör en büyük katkıyı sağlayabilir. MHP için menfi şeyler söyleniyor olmakla beraber CHP'nin bu bakımdan MHP'den farklı olduğuna dair umut verici emareler göremiyorum. Biliyoruz ki CHP tabanı da MHP tabanı kadar milliyetçi ve hatta bazen daha fanatik.
Siyaseti yine sıcak günler bekliyor!
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları










































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
16.04.2021
24.04.2020
12.02.2020
13.11.2019
28.07.2019
28.05.2019
22.05.2019
14.05.2019
12.05.2019
18.04.2019