Aydın ENGİN
Devlet düğümlendi. Düğüm derken kördüğüm demek istedim.
Bunu biraz açalım.
Ortaokul yurttaşlık bilgisi kitabından ya da günümüzde kaçıncı sınıfta hangi adla okutuluyorsa o kitaptan özetleyeceğim.
Kitaba göre çağdaş devlet üç bileşenden oluşur: Yasama, yürütme, yargı erkleri.
Yasama erki ülkede uyulması gereken yasaları çıkarır. Temsili demokrasi tercih edilmişse seçilen milletvekillerinin oluşturduğu Meclis’ten, yok doğrudan demokrasi yeğlenmişse bütün yurttaşlardan oluşur.
Yürütme erki yasaları uygulayandır.
Yargı erki yasalara uymayan yurttaşları, yasalara uymayan yürütme erkini ve çıkardığı yasaların Anayasaya uyup uymadığını belirlemek amacıyla yasama organını denetleyen erktir.
Çağdaş devlette bu üç erk (=kuvvet) birbirinden ayrıdır. Yargı buna ek olarak hem yasamadan, hem yürütmeden bağımsızdır.
Ancak bu bağımsızlık başına buyrukluk anlamına gelmez.
Yurttaşlık bilgisi dersinin devlete ilişkin bölümünün özeti bu kadar.
Bu sıkıcı ve epey basitleştirilmiş ders özetini sizler için değil, hani denk gelir de Hükümetten (yürütme erki), yargıç ya da savcılardan (yargı erki) ve milletvekillerinden (yasama erki) birileri okur umuduyla yazdım. Çünkü onların bu derse bu günlerde şiddetle ihtiyacı var.
* * *
Şimdi soralım:
Çağdaş devletin erkleri arasındaki ilişkinin bu açık seçik tanımına,bu çok kilit önemdeki ilkeye rağmen yasama – yürütme-yargı erkleri birbirine girerse, biri ötekinin alanında at koşturmaya kalkarsa ne olur?
Bugün Türkiye’de ne oluyorsa o olur.
Devlet düğümlenir. Hemen düzeltilmezse düğüm kördüğüme dönüşür.
Dönüşmüş mü?
Birlikte bakalım:
Yargı, siyasal iktidar koalisyonundan (Koalisyon derken bugün çatırdayan AKP ve Cemaat koalisyonunu kastettiğimi ayrıca belirtmeli miyim?) bağımsız olamadı.
Aslında yakın tarihimiz boyunca hiç olamadı. Bağımsız yargıç ve savcılar olmak yerine devletin memuru olmak ve yurttaşa karşı devleti savunmakla görevli olduğuna inandı ve öyle davrandı.
Çok eskilere gidip yazıyı uzatmanın alemi yok. Ama Ergenekon davalarında askeri vesayetin kalıcı olarak tasfiyesi için doğan fırsatları yargı, siyasal iktidarın o ilkel rövanşizm (=intikamcılık)hesaplarına kurban etti. Sadece somut darbe suçu işleyenleri değil, iktidar koalisyonunun rakiplerinin de cezalandırıldığı davalara dönüştürdü. Hukuk derin yaralar aldı ve toplumda “adil yargılanma” algısı olağanüstü zayıflatıldı…
Aynı hukuk cinayetlerini KCK davaları diye adlandırdığımız ve Kürt siyasal hareketinin seçilmiş temsilcilerini de kapsayan “rehine operasyonu”nda da tanık olduk ve tanık olmaya devam ediyoruz.
Son olarak da “basın açıklaması dağıtan” savcı ile onu etkisizleştirme görevlisi gibi ortaya çıkan başsavcının itiş kakışını yaşadık.
Yargı için bu kadarı (yetmez ama) yetsin.
* * *
Yürütme’ye gelelim. Aslında Tayyip Erdoğan’a demek daha doğru. Çünkü yürütme erkini tek başına o temsil ediyor. (İtirazı olan?)
Yapıp ettiklerine, söylediklerine bakıldığında, yazının başında özetlediğimiz “devletin bileşenleri ve kuvvetler ayrılığı” dersini okulda ya hiç görmemiş ya da o bölüm anlatılırken pencereden dışarı bakıyormuş.
Kanıt mı?
İki güne sıkıştırdığı beş altı mitingden birinde söyledi:
- Biliyorsunuz, yürütme de, yasama da biziz…
Biri kalkıp da şöyle demedi:
- Hayır efendi, yürütme siz değilsiniz, Bakanlar Kurulu’dur. Tabii bakanlar sadece bakmak için oraya konmuş vitrin mankenleri değilse. Yasama ise hiç siz değilsiniz. Yasama Türkiye Büyük Millet Meclisi’dir ve bugün için AKP, CHP, MHP, BDP, HDP ve bağımsız milletvekillerinden oluşmaktadır. İyidir, kötüdür, yeterlidir, yetersizdir başka konu. Ama kesin olan şu ki yasama asla ve asla siz değilsiniz…
Acep bunu deme görevi olan, hem de asli görevi bu olan biri var mı?
Var.
Sıra geldi Anayasa dersine. Anayasa’da şöyle yazıyor:
“…Cumhurbaşkanı… Anayasanın uygulanmasını, Devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını gözetir.”
Politikacı Abdullah Gül, içinden çıktığı ve yine içine döneceği işaretlerini verdiği partisinin iç çalkantıları sırasında suskunluk duvarının ardına saklanabilir; kendisini devre dışı bırakmak istediği artık ayan beyan olan Recep Tayyip Erdoğan’a karşı çıkacağı zamanlamayı (=timing’i) hesaplayabilir, siyaseten pusuya yatabilir.
Ama Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, devletin erklerinin birbirine karıştığı, birbirine düştüğü, birbirinin yerini almaya kalkıştığı bir siyasal kriz ortamında susamaz, seyirci kalamaz, Anayasa’nın emrettiği “gözetmenlik” görevini “gözlemek ve sadece gözlemek” olarak kavrayamaz.
Meclisi olağanüstü toplantıya çağırıp soruna çözüm aramak, Bakanlar Kurulu toplantılarına başkanlık etmek, devlet bileşenlerinin (erklerinin) en tepesindekileri “Çankaya”ya çağırıp uyarmak gibi yetkilerini kullanır. O koltuğa bu yetkilerini kullanmak üzere seçildiğini unutamaz
Tabii şu aralar yıllık iznini kullanmıyorsa...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları



















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
31.01.2022
29.01.2022
28.01.2022
18.01.2022
17.01.2022
3.01.2022
24.12.2021
13.12.2021
6.12.2021
4.12.2021