Ayhan AKTAR
Yıllar önce Mimarlar Odası’nın düzenlediği bir toplantıya gitmiştim. Çoğu mimar olan konuşmacılar, ülkemizde egemen olan kapkaççı müteahhit düzeni hakkında esip savuruyorlardı. Kapitalist soygun düzeni değişmeden şehirlerimizdeki çirkinliklerin ortadan kalkmayacağını söylüyorlardı. Toplantıya ara verilince, İstanbul Mimarlar Odası’nın yöneticilerinden birine yaklaşıp bir önerim olduğunu söyledim. “Nedir” diye sorduğunda anlattım:
“Mimarlar Odası olarak size bir yarışma düzenlemeyi teklif ediyorum: İstanbul’da En Çirkin Bina Yarışması. Bu yarışmaya insanlar çirkin binaların fotoğraflarını çekerek katılacaklar. Jüri kurulacak ve fotoğraflara bakarak Yılın En Çirkin Binası’nı seçecek. Jürinin kararından sonra bu binaların profesyonel fotoğrafları çekilecek. Birinci, ikinci ve diğer dereceler açıklanarak fotoğraflar sergilenecek, en çirkin binayı bulanlara ödül verilecek.”
Önce muhatabım gülümsedi. “Neden olmasın?” dedi. Ben de devam ettim: “Biliyorsunuz, bu kentteki çirkin binaların çoğunun ruhsatı var. Her ruhsatlı binanın da mimari projesi var. Projeler belediye ve tapu arşivlerinde saklanır. Çirkin binaların projesinin altında imzası olan mimarların ve mühendislerin isimlerini, hangi fakülteden, hangi yıl mezun olduklarını da yazalım. Ayrıca, mimarların bitirme projelerini hangi profesör ile yaptıklarını okulların arşivinden bulup ilave edelim. Böylece, çarpık sistemin sadece müteahhitler tarafını değil, aynı zamanda kendi mesleklerine saygısı olmayan, sorumsuz mimar ve hocaları da deşifre etmiş oluruz.” Tahmin edebileceğiniz gibi, muhatabım yüzünü buruşturarak yanımdan ayrıldı.
Van depreminden sonra, TMMOB, İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Serdar Harp ile yapılan bir mülakat yayımlandı. Serdar Harp’in söylediklerini okuyunca ben o toplantıyı hatırladım. Sn. Harp şöyle diyor:
“Bölgede yıkılan binalar, yer seçiminden başlayarak yapı üretim süreçlerinde yeterli mühendislik, mimarlık hizmetlerinin alınmadığını ve denetlenmediğini gösteriyor. Yıkıma uğrayan köylerdeki yapıların, tüm ülkede olduğu gibi hiçbir mühendislik mimarlık hizmeti almadığı, pek çoğunun taş, toprak malzemeyle gelişigüzel inşa edildiğini gördük. Haliyle yıkım da büyük oldu. Van’daki yapıların ise çoğu kaçak. Ne projeleri ne de ruhsatları bulunmuyor. İncelemelerimizde yan yana aynı tarihlerde yapılmış, aynı yükseklikteki binalardan birinin tek çatlağa dahi sahip olmadığını, diğerinin ise tosttabir ettiğimiz duruma geldiğini gözlemledik. Yıkılan binaların 1998’de yapıldığını, ancak bu tarihten sonra yapılan binalarda da ciddi hasarlar bulunduğunu tespit ettik. Örneğin, öğrenci yurt binası 2005 yılında yapılmış ve 2006 yılında hizmete girmişti. (Ancak, buna rağmen binada büyük hasar var/ ya da yıkılmış.) Sonuç olarak, afet bölgesi ilan edilen Van Gölü kıyısında kamu kurumlarının yer seçmesine, tarım arazileriyle gevşek zemine sahip ovalarda çok katlı yapılaşmaya izin veren anlayış, Van ve Erciş’teki görüntünün ortaya çıkmasına neden oldu” (Taraf, 27 ekim).
Köydeki binaların kaçak veya mühendislik hizmeti almadan yapılmış olmasını anlayabiliyoruz. Peki, Serdar Harp’in tabiri ile “tost” olan kamu binalarının da projesi, mimarı veya mühendisi yok mu? Konu, kamu binalarına gelince Serdar Harp bu kez lafı değiştirip, meseleyi AKP’li müteahhitlere ve denetim eksikliğine getiriyor:
“Kamu yapılarında denetim yok. Kâr etmek isteyen firmalar inşaat maliyetlerini düşürüyor. Bunu ya düşük maliyetli işçilik ya da malzemeden çalarak yapıyorlar. Kamu yapılarında bu ortaya çıkıyor. Depremler sonrası en çok zarar gören kamu binaları oluyor.”
Bir hatırlatma yapalım: Türkiye’de mimarlık veya mühendislik yapmak için sadece üniversite diploması yetmez. Mimar ve Mühendis Odalarına üye olmak şarttır. Serdar Harp ve diğer TMMOB yöneticileri, hiç inşaata gitmeden projelerin altına para karşılığı imza atan, müteahhitten parayı alıp denetim yapmayan üyelerinin oda kayıtlarını artık silmek zorundadır.
1999 Marmara depreminde olduğu gibi birkaç müteahhidi içeri atarak bu rezaletin üzeri örtülemez. Van Cumhuriyet Savcılığı’nın tost olan binalar hakkında soruşturma başlattığını biliyoruz. Eğer, TMMOB yöneticileri bu binaların projesinde imzası olan üyeleri hakkında soruşturma başlatmazsa, Van’daki cinayette suç ortağı olduklarına karar verebiliriz. Artık sadece hırsız müteahhitlere değil, sorumsuz mimar ve mühendislere de hesap sormanın vakti gelmiştir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları






































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.02.2016
25.01.2015
3.01.2015
19.03.2014
30.11.2012
29.11.2012
28.11.2012
30.04.2012
16.04.2012
9.04.2012