Ayhan ONGUN
Çevremizde son dönemlerde yaşanan olaylar bana bu soruyu sordurdu
Niye bazıları darbe sever?
Hangi ülkede, hangi gerekçeyle ve hangi biçimde yapılırsa yapılsın darbelerin doğrudan halk iradesini hedef aldığı ve sonuçta darbelerden o ülkenin yurttaşlarının mağdur olduğu bilinirken, bazı insanlar nasıl olurda darbeleri destekleyebilirler?
Aslında bu konu; sosyolojik olduğu kadar psikolojik bir sorun ve iş bilim insanlarına düşüyor. Ancak olayın vicdani boyutu, hepimizi ilgilendiriyor. Düşünebiliyor musunuz, evinde hayvan besleyen, çevreye, doğaya karşı oldukça duyarlı, yaşadığı bölgede yardımsever olarak bilinen birileri nasıl olabiliyor da, kimi zaman milyonlarca masum insanın ölümüne neden olan bir darbeye ya da girişimine destek verebiliyor, ya da sessiz kalıyor?
İdeolojik önyargıların etkisi olduğu kadar, araştırma, sorgulama kültürünün yeterince gelişmemiş olmasının da darbeci zihniyetin oluşmasında rolü var diye düşünüyorum.
Bilgiye kolay ulaşmanın böylesine yaygın ve kullanılabilir olduğu günümüzde, kendi duymak istediklerini yazan gazete, yazar ya da yayın organını takip eden, onların yazıp söylediklerini tek doğru olarak kabul eden kitlelerin, darbe yanlılarının tek yanlı propaganda ve yönlendirmelerinden bu denli çok etkilenmelerinin psikolojik ve sosyolojik alt kodlarını doğru okumak gerekiyor.
Kendi inandığı ideoloji ya da siyasal yapıların iktidarı tamamen kaybettiğine inanmış olmak kadar, mevcut iktidarı doğal yollardan değiştirebilmenin zorluğunu görenlerin kolaycı yöntemleri tercih etme alışkanlıklarının da bu akıl tutulmasında çok önemli bir etken olduğu yadsınamaz.
Bir diğer ve daha tehlikeli yaklaşım; iyi darbe- kötü darbe gibi anlamsız ve çaresiz bir kategorik tespit yapanlar.
Sol gelenekten gelen, kendisini devrimci sanan kesimlerde daha çok gördüğümüz bu akıl tutulması, insanları öyle bir savuruyor ki, insanlar farkında olmadan kendilerini etnik ayrımcılığın, ırkçı milliyetçiliğin, sözde ulusalcılığın kucağında buluyorlar. Hiçbir ideolojk, toplumsal, politik temele oturtamadıkları bu mahcup konumlarına da kimileri “Kemalist devrimci” ya da “milliyetçi sol “ gibi anlamsız kavramlar yakıştırmaya çalışıyorlar.
Konuyu biraz daha açarsak; 12 Eylüle faşist darbe diyen birinin, üstelik de o dönemim her türlü zulmünü yaşamış, bedel ödemiş “devrimci” birinin; iş, 27 mayısa geldiğinde bunu devrim diye savunmasının nasıl bir izahı olabilir.
Resmi ideolojinin, tüm devlet olanaklarını kullanarak uzun yıllar 27 Mayısı bayram olarak kutlamasını, dönemin yöneticilerini itibarsızlaştırmak için her yola başvurmasını anlamak mümkün de “koşullar oluştuğunda” ya da “halk isterse” darbe meşrudur diyen “ulusolcuları” hangi mantıkla, hangi gerekçeyle izah edeceğiz.
Geçmişte ulusal bağımsızlık, anti-emperyalist mücadele diyerek ortaya çıkan gençlerin, ordu içindeki yurtsever subaylardan destek beklemelerini; onların mücadele azmine, gençliğin karakteristik özelliği olarak aceleciliklerine, deneyimsizliklerine ve kendilerine rehberlik edecek ideolojik, politik bir öncü gücün olmamasına bağlayabiliriz.
Ancak bugün Mısır da halkın oylarıyla iktidara gelmiş bir yönetime bir yıl bile tahammül göstermeyip, yönetime el koyan darbecilere destek veren, saygılarını gönderenler; kendilerini nasıl tanımlarsa tanısınlar siyasi literatürde bunun adı darbeciliktir.
Üstelik de bunu bir CHP milletvekili yapıyorsa çok daha büyük ayıptır, haddini bilmezliktir. Demokrasiye, barışa, insan haklarına ihanettir.
“Seçimler yaklaşıyor, bu nedenle CHP yi eleştirmek, AKP nin ekmeğine yağ sürmektir, kol kırılır, yen içinde kalır.”gibi anlamsız, saçma gerekçelerle İzmir Milletvekili Birgül Ayman Güler’in Mısır da darbeye selam duran tavrına seyirci kalınamaz. Tıpkı geçtiğimiz günlerde Genel Başkan Yardımcısına “ABD ajanı” diyen bir başka kadın milletvekili gibi.
Tüm bunları görmezden gelmek, CHP nin ideolojik tutarsızlıklarına, parti içerisinde ulusalcı bilinen ekibin aymaz tavırlarına karşı” partinin birlik ve beraberliği” diyerek sessiz kalmak; CHP yi ne güçlendirir, ne de iktidar yapar.
Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun parti tabanına verdiği sözü tutması; “yeni, yenilikten, değişimden yana bir CHP yi” oluşturması, denge politikası adına yüzyıllık bu partiyi statükocu, gelenekçi, vesayetçi, bir kısmı Demirel kontenjanından, bir kısmı Tüsiad tarafından partiye yerleştirilmiş kişilere teslim etmemesi gerekir.
CHP yi “Kemalist dikta heveslileri” üstelik de sözüm ona ulusalcılık adına ele geçirmeye çalışıyorlar.
Siyasi Partiler ve seçim yasalarından kaynaklı “başkan ve adamları” yönetimi var oldukça da örgütlerde; merkeze hakim bu zihniyetin karşısına çıkabilecek kişilerin ortaya çıkma şansı ve olanağı kalmıyor.
Sosyal demokrat olduğunu iddia eden bir partide, kimsenin darbeleri savunma, demokratik olmayan yollardan iktidar olma yöntemlerini ifade etme hak ve lüksü olamaz.
Ayrıca hiç kimsenin de, hiçbir bahane ya da gerekçenin ardına sığınarak bu tür eleştirilere karşı “parti disiplini, birlik-beraberlik, siyasi sorumluluk” gibi saçma savunmalar yapma, eleştiri yapanları suçlama hakkı yoktur.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları












































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.08.2021
31.03.2021
17.03.2021
3.02.2021
23.10.2020
30.09.2020
28.07.2020
19.05.2020
15.05.2020
19.03.2020