Ayhan ONGUN
Her geçen gün toplumu daha çok endişeye sevk eden ve giderek umutların azaldığı bir anda gelen haber, yeniden umutlanmamıza neden oldu.
12 Şubat da gerçekleşmeyen ateşkese ilişkin ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ile Rus mevkidaşı Segei Lavrov’un görüşmelerinin ardından yaptıkları açıklamada büyük olasılıkla 27 Şubat da Suriye’de geçici bir çatışmasızlık süreci başlayacak.
İlk açıklamalara göre bu anlaşma IŞİD ve Nusra cephesini kapsamayacak.
Bu arada Suriye muhalefetinin çatı örgütü Yüksek Müzakere Komitesi de gelişmeleri değerlendirmek ve tavır belirlemek üzere Riyad da toplanıyor.
Öte yandan hükümet çevrelerinden “Suudi Arabistan’la bir kara harekatının söz konusu olmadığına” ilişkin açıklamalar yapılıyor.
Yalnızca bu gelişmeler bile Ankara saldırılarıyla şoka giren, her gün gelen şehit haberleriyle sarsılan toplumda yeniden barış umutlarının yeşermesine neden oldu.
Şimdiye kadar 260 bin kişinin yaşamını yitirdiği, yaklaşık 11 milyon insanın yer değiştirmek, ülkesini terk etmek zorunda kaldığı gerçeği bile içinde bulunduğumuz durumun ne kadar tehlikeli bir boyutta olduğunu göstermeye yeter.
Ülkemiz ekonomik ve siyasal yaşamını derinden etkileyen bu savaş tehlikesi ve terör olayları en çok da toplumun psikolojisini bozdu, geleceğe ilişkin kaygıları olan, huzursuz, mutsuz ve daha da önemlisi barış umutlarını yitiren bir toplum haline geldik.
Barışa dair bir kitap dolusu yazılar yazmış biri olarak artık ben de “sözün bittiği yerdeyiz” dediğim anda gelen bu ateşkes haberleri barışa ilişkin umutlarımı yeniden tazeledi.
Şu an inanıyorum ki, bir çoğunuz “biz çok gördük, çok duyduk bu haberleri” diyorsunuz.
Batının ve küresel güçlerin Orta doğu üzerindeki hesapları ve çirkin oyunları bir yana, uluslar arası kuruluşların iki yüzlü tavırları ister istemez bizleri bu konuda temkinli davranmaya zorluyor.
Özellikle de Suriye ve sığınmacılar konusunda çıkarcı yaklaşımları nedeniyle güvenimizi tamamen yitiren sözde müttefikler, bu yeni durum karşısında nasıl davranacaklar, o da ayrı bir soru işareti.
Ancak, ABD ve Rusya neyi amaçlıyor, AB niye ikircimli davranıyor ya da AK Parti hükümeti dış politikada ve barış konusunda niye toplumun güvenini sağlayamıyor sorularından bağımsız olarak, 27 Şubat da gerçekleşecek olası bir çatışmasızlık ortamını yürekten istiyorum.
Kimler, hangi amaç ya da gerekçeyle olursa olsun barış için bir adım atıyorsa, bu benim için çok önemli ve anlamlıdır.
Avrupa’da kaybolan 10 binden fazla kimsesiz Suriye’li çocuk, ülkemizde bulunan yüz binlerce barınmaya, beslenmeye, sağlık ve eğitim hizmetlerine muhtaç sığınmacı çocuğun gözlerimizin önünde yok olup giden yaşamları, hayalleri ve umutları için bile olsa, bu gelişmeleri önemsiyorum.
Öte yandan, Baas zulmünden kaçıp, evini, yurdunu terk etmek zorunda kalan insanları potansiyel suçlu ilan eden sözde demokratlar kadar, onların çaresizliğinden yararlanmaya kalkıp, ucuz iş gücü olarak kullanmaya kalkan, gençleri suç örgütlerinin, fuhuş çetelerinin, organ mafyasının kucağına iten zalimlere inat, barışı savunmak zorundayız.
Ülkesine ve insanlığa karşı sorumluluğu olan tüm yurttaşların, bu barış umuduna sarılmasından başka yapacak bir şey görünmüyor.
Biz istesek de, istemesek de şu an dünyayı yöneten iki süper gücün insafına, paylaşım hesaplarına ve de ülkemizi yöneten siyasetçilerin basiretine bağladığımız barış umutlarında herkesin, her kurum ve kuruluşun mutlaka yapacağı bir şeyler vardır.
Tüm savaş çığırtkanlarına, fırsat düşkünlerine, rantiyecilere, kirli siyasetçilere rağmen; inadına ve ısrarla barış istemek, barışı savunmak ve barış için savaşmaktan başka ne yapabiliriz ki?
Önemsiz gibi görünen sessiz çoğunluğun yüreğinin derinliklerinden gelen çığlığı daha gür sesle, daha geniş yığınlara yayabilirsek eğer, her fırsatta, her ortamda” savaşa karşı barış” talebini dile getirirsek ancak, vicdanlarımızda kanayan yarayı iyileştirebilme şansı buluruz.
O zaman yapılması gereken, bıkmadan usanmadan, her koşulda; savaş ve terör yanlılarını sorgulamak, gerçek, kirli yüzlerini deşifre etmek, barış saflarını sıklaştırmaktan geçiyor.
Onların çocukları, kadınları, masum insanları öldüren silahları, bombaları varsa; bizim de sevgi dolu yüreğimiz var, insana ve insanlığa karşı sorumluluğumuz, bitmeyen inancımız, satılmayan vicdanımız var.
İnanın, içinde insan sevgisi, insana saygısı, vicdan ve adalet duygusu olan her birey, savaş baronlarının insansız hava araçlarından daha etkilidir.
Yeter ki, barışa olan umudumuzu yitirmeyelim.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları













































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.08.2021
31.03.2021
17.03.2021
3.02.2021
23.10.2020
30.09.2020
28.07.2020
19.05.2020
15.05.2020
19.03.2020