Ayhan ONGUN
Cumhuriyet Gazetesi yazar ve yöneticilerine yönelik dava İstanbul Adalet Sarayında başladı.
12.si tutuklu 19 kişinin yargılandığı davanın ilk duruşmasında sanıklar savunmalarını yapmaya başladılar.
Yargılanan kişilere yöneltilen suçlamalar, bu konudaki toplumsal tepki, tam da basın emekçileri gününe denk gelen duruşmada yaşananlara ilişkin çok şey yazıldı, söylendi.
Hazırlanan iddianameyle ilgili hukuksal olarak da, insani duyarlılıklar açısından da kamu vicdanının rahatsız olduğu bir gerçek.
Hele de iddianamede bir suçlama var ki, anlayan beri gelsin. “FETÖ örgütü üyesi gibi davranmak.”
Daha da ilginç olanı, burada yargılananların kimileri aynı anda başka örgütlerle de ilişkilendirilerek suçlanıyorlar.
İçlerinde FETÖ’yle mücadele eden, bu konuda kitaplar yazan kişilerin bulunması da işin daha traji-komik bir yanı.
Bu noktada, yargılananların bir bölümünün niye tutuklu olduğu da ayrı bir tartışma konusu. Bunların hepsi toplumda tanınan, bilinen, adresleri belli insanlar.
Üstelik dışarıda kalmaları halinde delilleri yok etme, karartma gibi bir durum söz konusu olmadığı gibi, bazıları daha önce de tutuklanıp bırakıldıklarından kaçma riski de yok.
O zaman niye tutuklu yargılama?
Onları özgürlüklerinden mahrum bırakarak cezalandırıyorsunuz da, ailelerinin günahı ne?
Onları niye sevdiklerinden ayrı bırakıyorsunuz?
9 yaşındaki Erdem’in duruşma salonunda babasına bir kez olsun sarılmasını engellemek hangi vicdana sığar.
Üstelik de bu olaylar, tüm dünyanın, basının önünde oluyor, sonra da Avrupa’ya kendimizi anlatabilmek için kırk takla atıyoruz.
Yargılama sonucunda adaletin yerine geleceğine inanmak istiyorum.
Ancak Kadri Gürsel özgür kaldıktan sonra kısa zamanda yaşadıklarını unutabilir, yaşamına ve mücadelesine devam eder de, Erdem çocuğun ruhunda açılan yara öyle kolay kapanır mı sanıyorsunuz.
Yarın büyüdüğünde nasıl anlatacak bu güzel çocuk yaşadıklarını, gece yatmadan önce gizlice yorganı başına çekip ağladığı günleri, duruşma günü babasına uzaktan bakıp, sarılamadığını.
Ahmet Şık’ın varlığıyla gurur duyduğu kızı Mina, 17 yaşın kırılganlığıyla geleceğe nasıl umutla baksın? Nasıl güvensin hukuka, adalete?
Hangi yasa maddesi, hangi anayasa bir küçük çocuğun; bir yıla yakın zamandır göremediği babasına sarılmasına engel olabilir?
Affet bizi çocuk!
Sana, basın özgürlüğünün, adil yargılamanın yapıldığı, tüm insanların eşit yurttaşlık temelinde, barış içinde, birlikte yaşadığı bir ülke bırakamadık……
Affet bizi Mina!
Babana özgürce, korkusuzca yazabileceği bir ortam yaratamadık…..
Basın içerisinde yazdıklarının dışında suç teşkil edecek bir eylem ya da faaliyeti olan varsa, elbette yasalar önünde bunun hesabı sorulmalı, adil bir yargılama sonunda suçu kanıtlanırsa cezasını da çekmeli.
Ama “adeta suç örgütü gibi” türünden suçlamalar ve somut kanıtlarla hazırlanmamış, her türlü yoruma açık iddianamelerle insanların telafisi mümkün olmayan mağduriyetlere uğratılmasına neden olacak bu tür yargılamaları dünyaya kabul ettirmek mümkün değil.
Kaldı ki, bırakın dünyayı, kendi çocuklarımıza bile anlatamayız.
Ne olurdu, o güleç yüzlü çocuk; aylar sonra gördüğü babasına duruşma salonunda bir kez olsun hasretle sarılıverseydi?
Haydi asker görevini yaptığını sanarak bu kucaklaşmaya engel oldu diyelim, salonda bulunan savcının, hakimin hiç mi vicdanı sızlamadı?
Affet bizi çocuk!
Bizde darbe elebaşları karakollardan, gözaltılardan ellerini kollarını sallayarak çıkıp giderler.
Darbecilere el vermiş, yol vermiş siyasiler hala bizi temsil etmeye devam ederler.
Ama senin baban tutukludur.
Affet bizi çocuk!
Şimdi sen yaşıtlarınla oynayacak, ailenle tatil yapıyor olacakken, uzaktan da olsa bir kez babamı görebilir miyim diye adliye koridorlarında, mahkeme salonlarında kahroluyorsun.
Affet bizi çocuk!
Sana özgürlük, sana demokrasi, sana barış borcumuz var.
Gün gelir bir gün öderiz belki!........
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları












































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.08.2021
31.03.2021
17.03.2021
3.02.2021
23.10.2020
30.09.2020
28.07.2020
19.05.2020
15.05.2020
19.03.2020