Banu Güven
İktidarın çizgisinde olmayan her eylemden sonra aynı şey oluyor. Eylem sırasında değilse, sonrasında, ve özellikle de gece geç saatte insanlar gözaltına alınıyor. İki slogan attılar, AKP iktidarına karşı duydukları memnuniyetsizliklerini dile getirdiler diye. Amaç yıldırmak ya da sindirmek.
İnsan hakları alanında on yıllardır mücadele veren, İnsan Hakları Derneği'nin kurucularından olan Nimet Tanrıkulu ve genç bir felsefe öğretmeni olan Merve Karakulakküçük geceyarısı gözaltına alınanlardan. 8 Mart Feminist Gece Yürüyüşü’nde tahminen 30 bin kadar kadının içinde gidip tesadüfen üzerinde "Feminist İsyan" yazan ana pankartın bir ucundan tutmuşlar. Birbirlerinden bağımsız şekilde, sırf telefonlarına ulaşabildiğim için aradığım bu iki kadının, polisin o gece aynı kareye girdiğini, onlarla konuşurken farkettim.
İki gün sonra geceyarısı kapıları çalındığında Merve Karakulakküçük sınav kağıdı okuyordu, Nimet Tanrıkulu ise pijamalarını giymiş, ertesi gün sabah erkenden işe gideceği için yatmaya hazırlanıyordu. Merve Karakulakküçük daha önce hiç gözaltına alınmamıştı. Nimet Tanrıkulu ise ilk kez 18 yaşında bu deneyimi yaşamıştı. "12 Eylül'den sonra, bir mayıs günü 'Kızınızı ertesi gün getireceğiz eve' diyerek götürmüşler. Eve 4 ay sonra dönebildim."
"Bu sloganı 19 yıldır atıyoruz"
Bu kez de Nimet Tanrıkulu’na, "Bizimle gelin, savcılığa ifade vereceksiniz, bir saat sonra bırakacağız" demişler. Tanrıkulu’nun annesi "12 Eylül’de de böyle yapmıştınız" diye ağlamaya başlamış. Merve Karakulakküçük’e de gözaltı kararı gösterilmemiş, "Cumhurbaşkanına hakaret nedeniyle, savcılık kararıyla sizi ifadeye götüreceğiz, birkaç saate hallolacak" denmiş.
Sonrası Vatan Emniyet’in nezarethanesi. Gece gece evlerinden alınan 12 kadın, kirli, hijyenik açıdan sorunlu, dağınık bir nezarethane koğuşunda bir araya gelmişler. Zıplama ritmlerine ya da hareketlerine bakılarak slogan attıkları ve bu yolla cumhurbaşkanına hakaret ettikleri iddiasıyla burada karşılaşmışlar. O güne kadar birçok kez gözaltına alınan Nimet Tanrıkulu’na bir gülme gelmiş tabii: "Bu sloganla neyi amaçladığımızı sordular. Çok komikti. Aynı sloganı 19 yıldır atıyoruz."
Cumhurbaşkanına hakaret iddiasıyla yapılan bu gece mesaisi herkesi yoruyor aslında. Kadınlar arasında, bir polisin "Abi nasıl saçma, gece gece yaptığımız operasyona bak" dediğini duyan olmuş. Sorguyu yapan savcı da gözaltılardan eşiyle evlilik yıldönümünü kutlarken haberdar olmuş. Ama soruşturma için düğmeye basılmış bir kere. Herkesin sosyal medya hesapları da gözden geçirilmiş. Artık kimin bahtına ne çıkarsa.
Poliste ifade vermeyi reddeden kadınlar savcılıktaki ifadelerinde bu sloganların hakaret içermediğini, memnuniyetsizlik belirten sloganlar olduğunu belirtmişler. Kendilerine fotoğraflar gösterilip, oraya örgütlü şekilde gelip gelmedikleri, fotoğraflardaki kadınları tanıyıp tanımadıkları sorulmuş. Sonra bazılarının "durumu değişik" olduğu gerekçesiyle savcılıktan imza mecburiyeti ve yurt dışı yasağı kararlarıyla salınmışlar. Artık durum değişikliğinden ne kastediliyorsa…
Bu mu İnsan Hakları Eylem Planı?
Bu süreçteki hak ihlallerini toparlayacak olursak: Kaçma, delil karartma gibi bir durum olmamasına rağmen evlere onlarca polisle gidilmiş. Konuştuğum kadınlara gözaltı kararı gösterilmemiş ve eve birkaç saat içinde geleceklerine dair yalan söylenmiş. Kapıyı açtıklarında kameralar çekimdeymiş. Bir sağlık kontrolüne polisler de girmeye çalışmış, ancak doktorun talebi üzerine dışarı çıkmışlar, ama hastane güvenliği muayene odasını terketmemiş.
Nezarethanede çıplak aramaya maruz kalan bir genç kadın, diğer kadınların yanına ağlayarak dönmüş. Kadınlardan birine, trans olduğu için rahatsızlık verecek şekilde davranılmış. Kadın polislerin kendisini göremeyeceği bir yerde kıvrılıp dinlenmeye çalışmış. Nezarethane koşulları son derece kötüymüş.
Şimdi bütün bunları alıp "İnsan Hakları Eylem Planı" diye konuşan cumhurbaşkanının önüne koymak gerek. Mesela bir basın toplantısında sormak lazım, "Peki bu nedir" diye.
8 Mart Feminist Gece Yürüyüşü’nden önce, hafta sonu yapılan gösteride konuştukları için bir taksinin içinden sökülüp gözaltına alınan trans kadınlar da, hep beraber yürüdüler diye geceyarısı evlerinden götürülenler de en başında yazdığım gibi korksunlar, yılsınlar isteniyor.
Onlara yapılan eziyet, diğerlerinin gözünü korkutsun isteniyor. Bu iki saf, gittikçe büyüyen feminist ve onunla elele yürümek isteyen LGBT+ safları, ataerkil muhafazakar iktidarın dayandığı ve dayattığı toplumsal cinsiyet rollerini yıktıkları için büyük tehlike olarak kabul ediliyor. Ortak bir özellikleri de var bu grupların: Kolay yılmıyorlar. Bu yüzden asıl korkan iktidar.
Tanrıkulu, kadınların engellenmesine karar verilen 2019 Feminist Gece Yürüyüşü’nde gaz fişeğiyle ayağından yaralanmış. Aşil tendonu kopma aşamasına gelmiş. Altı ay kadar önce ameliyat olmuş, ama bu 8 Mart’ta yine sokaktaymış. Bu yıl iddia edildiği gibi zıplaması mümkün olmamış, ama gelecek yıl için bir mesajı var: "Zıplamaya devam edeceğiz."
Şu soruyla bitireyim: Kuş uçsa, Cumhurbaşkanı’na hakaret diye gözaltına başvuran polis ve savcılar, her gün kadınları tehdit eden erkeklere ya da kocalara karşı neden kayıtsız?
Banu Güven
© Deutsche Welle Türkçe
Yazarlar
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları






























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
5.05.2024
29.03.2024
8.02.2024
29.01.2024
18.01.2024
9.01.2024
9.08.2021
2.08.2021
5.07.2021
10.05.2021