Berat ÖZİPEK
Kürt Sorununu nasıl çözmeli? Çözümün izlemesi gereken yol haritasının ana çizgileri ne olmalı? Bu süreçte, başta hükümet olmak üzere, siyasi aktörler nasıl bir yol izlemeli? Ne yapmalı, ne yapmamalı? Kullanacakları dil ne olmalı? Anadilde eğitim veya yerel yönetim reformu gibi başlıca konularda nasıl bir tutum almalı? Kısacası çözümden yana olmanın somut pratikteki karşılığı nedir? Geçen hafta Stratejik Düşünce Enstitüsü’nün “Kürt Sorunu: Çözüm İçin Öneriler” başlıklı raporunun ilk iki bölümünden bahsetmiştim; bu hafta da üçüncü bölümden, yani yukarıdaki sorulara cevap olarak kaleme alınan son bölümden söz edeceğim. Çözüm için somut önerilerin yer aldığı üçüncü bölüm, sürecin yönetiminde izlenmesi gereken yol, usul (kullanılması gereken dil) ve içerik (atılması gereken somut adımlar) olarak iki düzeyde ele alınıyor.
8Çatışmazlık ortamının korunması ve şiddetsizlik halinin devamı: Raporda öncelikle mevcut çatışmasızlık ortamının çözüm açısından arzettiği öneme işaret ediliyor ve “Süreci ilerletebilmek bakımından, silahların devreye girmesi mutlak surette engellenmeli ve çatışmama durumu muhafaza edilmelidir. Zira çatışmasızlık, demokratik çözümü zorlaştıran karşılıklı milliyetçiliklerin sönmesine, barışın inşası için gerekli olan reformların müzakere edilmesine ve sonraki aşamalarda yapılacaklar için toplumun hazırlanmasına imkan sağlar” tespitinde bulunuluyor.
Akil adamlar ya da ‘üçüncü güç’
8Perspektif ve dil: İkinci olarak bu süreçte sahip olunması gereken perspektif ve kullanılması gereken dile ilişkin önerilere geçiliyor. Çözüm sürecinde siyasi aktörlerin sahip olmaları gereken perspektif ve dilin önemi vurgulanıyor. Öncelikle, herkesin, özellikle de hükümetin göz önüne alması gereken bir uyarı veya öneriye yer veriliyor. Hiçbir talebin peşinen reddedilmemesi, aksine, -anadilde eğitim talebinde olduğu gibi- kamusal müzakereye açılması gerektiği ifade ediliyor ve “olumsuz çağrışımları olan kalıp ve ifadelerden kaçınılmalı” uyarısında bulunuluyor. Bu kapsamda ‘Teröristbaşı’, ‘terör örgütü’ veya ‘bölücü örgüt’ gibi uzlaşma atmosferine zarar verici tanımlamalardan kaçınılması ve mümkün olduğunca değer yargısı içermeyen, nötr bir dil kullanılması öneriliyor. Aynı önerinin, PKK ve BDP için de geçerli olduğu hatırlatılıyor ve “Kürt olmayanlarda husumet uyandıracak ve dolayısıyla kendisinden çözüm beklenen siyasi iradenin adım atmasını güçleştirecek ifadelerle, silaha atıf yapılmasına ve şiddet tehdidine ilişkin dil terk edilme[si]” öneriliyor.
8Sorunu depolitize edecek üçüncü bir gücün inşası: Raporun en özgün yanlarından birini, bu üçüncü öneri oluşturuyor. Sorunu ‘depolitize etmek’ten kastın, “atılması gereken adımları siyasi öfke ve tarafgirlik duygularının ötesinde serinkanlı bir zeminde ele alabilmeyi” kolaylaştıracak bir ‘üçüncü güç’ün devreye girmesi olduğu ifade ediliyor. Soruna şimdiye kadar doğrudan taraf olmamış, ama ondan etkilenen ve müdahil olmasıyla birlikte çözümün önünü açabilecek kesimler, âkil insanlar ve Cumhurbaşkanının önemine işaret ediliyor ve “özellikle muhafazakar duyarlılığı belirgin kesimlerin çözümden yana irade ortaya koymalarının” sürecin başarısını doğrudan etkileyeceği ifade ediliyor.
8Güven arttırıcı adımların devamı: Bu öneri kapsamında, önce hükümetin sorumluluğu mercek altına alınıyor. Bölge’deki bazı valilerin Kürtçe yöre isimlerinin iadesine ilişkin olarak Belediye Meclislerinin kararlarını yargıya taşıması -ve tabii ki yargının da onları hemen iptal etmesi- gibi demokratik açılıma inancı zedeleyen uygulamaların yanlışlığına işaret ediliyor. Yine bu kapsamda, “Hükümetin, KCK Davalarında anadil ile savunma engelinin aşılması için inisiyatif alması, Kürt coğrafyasında derin yaralara sebebiyet veren koruculuğun kaldırılmasına yönelik hazırlıklara girişmesi, zorunlu göç mağdurlarına destek sunması ve temsilde adaletsizliğe yol açan seçim barajını düşürmesi” gibi adımlar atması öneriliyor.
Aynı şekilde, BDP’li yöneticilerden gelen “PKK’ye eylemsizliği devam ettirme çağrısında bulunma hakkımızın olmadığına inanıyoruz” şeklinde bir açıklama örneğinde, PKK-BDP eksenindeki Kürt muhalefetinin de, güven artırıcı atmosferin tesisi ve sürdürülmesine hizmet etmeyen ve demokratik açılımı olumsuzlamaya yönelik propagandaları besleyen bazı yanlış söylemlerine de işaret ediliyor. “Öz savunma güçleri” gibi hem PKK-BDP çizgisine yakın olmayan Kürtleri endişeye sevk eden, hem de çözüm sürecindeki Orta ve Batı Anadolu desteğini çözmeye yol açabilecek taleplerden de kaçınması öneriliyor. Bu kapsamda ayrıca, PKK-BDP çizgisinde olmayan Kürt siyasi şahsiyet ve örgütlerini ötekileştirmeye veya hedef haline getirmeye ilişkin bütün beyanlara son verilmesi ve yazar Orhan Miroğlu’nun hedef gösterilmesi örneğindeki yayınların “bizzat ve öncelikle onlar tarafından mahkum edilmesi” isteniyor.
8Yerel yönetim reformunun gündeme alınması: Beşinci öneri, öncelikle Sezer tarafından veto edilen kamu yönetimi reformuna ilişkin yasal düzenlemenin önemini hatırlatıyor. Bunun, sadece Kürt Sorununa çözüm bakımından değil, ülkenin ademimerkeziyetçi bir reorganizasyon ihtiyacına cevap verecek olması bakımından da önemli olduğunun altını çiziyor. Bu önemin bugün de geçerli olduğu temelinden hareketle, “demokratik özerklik” kapsamında dile getirdiği bazı taleplerle AB Sürecinin gerektirdiği yerel yönetimler reformunun buluşturulması için çaba sarf edilmesi öneriliyor.
Anadile aşamalı çözüm
8Anadilde eğitime ilişkin talep doğrultusunda irade ortaya koymak: Altıncı olarak, Kürt meselesine yönelik bir çözüm planının, her şeyden önce, anadilinin, başta eğitim olmak üzere, kamusal makamlarla olan ilişkilerde kullanılması talebini karşılaması gerektiği vurgulanıyor. Raporda, hem güveni zedeleyen ciddi bir engelin kırılması, hem de bu uygulamanın korkulacak bir durum ortaya çıkarmayacağını göstermesi bakımından bir “pilot uygulama” önerisi de yer alıyor. “Bir ‘ön uygulama’ önerisi: Aşamalı bir çözüm olarak anadilde eğitim veren okullar açılmalı” başlıklı kısımda ise bu öneri ayrıntılandırılıyor.
Gün, boyu süren olağanüstü değerli fikir ve tartışmalara sahne olan bir çalıştayın ürünü olan ve Yasin Aktay, Vahap Coşkun ve benim tarafımdan kaleme alınan bu rapor, hiç kuşkusuz devasa bir sorunun çözümü açısından tüketici bir yol haritası veya nihai söz olma iddiası içermiyor. Ancak geldiğimiz aşamada, çözüm isteyen herkesin ve her kesimin nasıl bir perspektife sahip olması gerektiğine ve çözüm sürecinde rol alan bütün aktörlerin kullanacakları dil ile atmaları gereken somut adımlara dair, ortak akla ve mutabakata dayalı tutarlı bir çerçeve sunuyor.
Raporun en özgün ve dikkat çekici özelliklerinden biri de, metnin içine serpiştirilen çok sayıdaki kutucukta, çalıştaya katılanlara ait özgün fikir ve değerlendirmelere de yer vermesi. Bu yöntem, çalıştayda dile getirilen fikir ve tartışmalardan hareketle SDE’nin görüşlerini yansıtan ana metinle, çok sayıdaki ufuk açıcı düşünceyi birbirine karıştırmadan okuyucuya sunmayı mümkün kılıyor.
Kürt sorununun çözümünün, bu ülkede yaşayan herkes açısından siyasi olmaktan önce ahlaki bir ödev olduğunu hatırlatarak sona eren raporun tamamını, www.sde.org.tr adresinden okuyabilirsiniz.
Yazarlar
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.01.2026
6.01.2026
5.12.2025
2.12.2025
1.08.2025
28.07.2025
13.07.2025
28.06.2025
21.05.2025
20.02.2025