Celal BAŞLANGIÇ
“Çözüm süreci”nin bitirilip barış masasının devrilmesinden sonra iktidar ortaklarının en çok kullandıkları cümle oldu:
“HDP, terörle arasına mesafe koysun!”
Akla, hayale gelmedik yalanlarla HDP’yi kriminalize etmeye çalıştı AKP-MHP iktidarı; bu çabasını da giderek artan bir tempoyla sürdürüyor.
Diğer partilere olduğu gibi HDP’ye de yapılan hazine yardımının teröre finansman kaynağı olduğu iftirasını bile atıyorlar; hem de ellerinde tek bir kanıt olmadan.
Özellikle MHP lideri Devlet Bahçeli’nin nefret saçan zehirli dili; toplumun bir bölümünü kışkırtarak bütün HDP yöneticilerini, milletvekillerini, üyelerini hatta seçmenlerini bile kör kurşunların hedefi haline getiriyor.
“HDP, milletin vergilerinden oluşan hazine yardımlarının üzerine yatarak millete ihanet etmektedir. Üstelik aldığı paralar ihanet, mermi, şahadet olarak maalesef fatura edilmektedir… Yetim hakkı, gariban nafakası, yoksul parası, milletimizin alın teri teröristlerin kursağına gitmektedir. Bölücülere verilen bir liranın millete dönüşü gözyaşıdır, feryattır, acıdır, al bayrağa sarılı şehit tabutudur.”
Bahçeli’nin bu aklına uyan da sanacak ki; HDP devletin yaptığı hazine yardımıyla silah alıyor, mermi alıyor, askerleri, polisleri öldürüyor.
Bunun koskocaman bir yalan olduğunu Bahçeli de İçişleri Bakanı Soylu da adı gibi biliyor.
Gerçek olup olmaması önemli değil, bu iktidarda Hitler’in Propaganda Bakanı Goebbels’in damarı var; çamur at izi kalsın…
HDP’nin kazandığı belediyelere de “dağa para gönderiyor” diye iftira attılar.
Daha geçen gün TBMM’deki bütçe görüşmelerinde “oohhh, ooooh”lu konuşan İçişleri Bakanı Soylu da yıllardır söyleyip bir türlü kanıtlayamadığı aynı yalana sarılmıştı:
“Ohhh! Paralar PKK’ya gitmiyor, millete gidiyor.”
Gerçi her gün atadığı kayyımların yolsuzlukları, kayırmacıkları, hırsızlıkları, har vurup harman savurmaları ortaya çıktıkça Soylu’nun “millet”ten ne anladığı da ayan beyan çıkıyor ortaya.
Sırf bu ispatlayamadıkları iftira ile 2016’dan bu yana iki kez “kayyım dalgası” yaşattılar bu ülkeye. Demokrasinin temeli olan seçme ve seçilme hakkının dibini dinamitlediler.
2016’dan sonra HDP/DBP’nin kazandığı 102 belediyeden 92’sini görevden aldılar.
31 Mart 2019 seçimlerinde HDP bu belediyelerden büyük bölümünü geri aldı.
Bu kez ikinci “kayyım dalgası”nı yaşattılar; HDP’nin kazandığı 65 belediye başkanlığından neredeyse hemen hepsine kayyım atadılar.
Bu süreçte HDP’li eş başkanlar, meclis üyeleri gözaltına alındı, kimi tutuklandı, kimi de mahkûm oldu.
70’ten fazla HDP’li belediye eş başkanına 700 yıldan fazla hapis cezası verdiler.
Ancak hiçbir davada, hiçbir mahkûmiyet kararında “PKK’ye para gönderiyordu” iddiası ya yer almadı ya da kanıtlanamadı.
Ancak iktidar sözcüleri aynı yalanları hem de Meclis kürsüsünden söylemeyi sürdürüyorlar.
İşte bu yalanlara dayanarak Saray’ın küçük ortağı MHP’nin lideri Bahçeli, “HDP bir daha açılmamak üzere kapatılmalıdır” talebini yeniden ısıtıp siyaset sahnesine sürdü.
MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın bir adım daha ileri gidip Ruanda katliamının simgesini kullanarak saldırdı HDP’ye:
“Terör örgütü HDP/PKK kâmilen itlafı gereken bir siyasi haşere sürüsüdür.”
Yani MHP’li Yalçın, HDP’lileri “topluca katledilecek böcek sürüsü” olarak görüyor.
Bu sözler üzerine HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, MHP’li Yalçın’ın HDP için kullandığı “itlaf edilecek haşere sürüsü” ifadesinin uluslararası hukukta insanlığa karşı suç tipi dahilinde değerlendirilen bir tanımlama olduğunu anımsatmıştı:
“Yakın tarihte en ağır, en vahşi soykırım Ruanda’da yaşandı. Bu soykırım Nisan 1994’te başladı, tam 100 gün sürdü, 100 günde 800 bin insan katledildi. Bu soykırıma giden yolun taşları nasıl döşendi, biliyor musunuz? Hutu milislerinin başlattığı katliamların propagandasını yapmak üzere RTLM adında bir radyo kurulmuştu. Soykırım boyunca Tutsilere, ılımlı Hutulara ve muhaliflere karşı nefret söyleminde bulunarak saldırı zemini hazırlıyorlar ve tam anlamıyla bir soykırım propagandası yapıyorlar. Radyo yayını sırasında Tutsileri ‘hamam böcekleri’ olarak nitelendirerek, ezilmeleri, öldürülmeleri, yok edilmeleri çağrısında bulunuyorlar.”
Bu konuda Türkiye’nin önemli uzmanlarından biri olan Sancar, Ruanda için uluslararası Ceza Mahkemesi’nin kurulduğunu ve bu radyo yöneticilerinin; soykırım, soykırıma teşvik, yardım ve yataklık gibi suçlardan yargılandığını, en az 30’ar yıl ağır cezalara çarptırıldıklarını da eklemeyi ihmal etmiyor.
Bu açıklama bile Bahçeli’yi durdurmaya yetmiyor, yardımcısının “haşereli”, “itlaflı” sözlerine bir kez daha destek veriyor:
“Zehirli haşeratla mücadele milli haysiyete muhteşem hizmettir.”
Belli ki Cumhur İttifakı oy kaybettikçe, Erdoğan’ın yeniden Cumhurbaşkanı seçilme şansı azaldıkça MHP’nin genetik hafızası hortlamış.
Beyazıt’tan Bahçelievler’e, Çorum’dan Maraş’a, Türkiye’yi 12 Eylül faşist askeri darbesine götüren kanlı yolun taşlarını döşeyen vahşi katliamlarda MHP’nin, legal ya da illegal yan kuruluşlarının parmak izi vardır.
O yıllarda MHP’nin başında “Başbuğ Türkeş” vardı.
İşin talihsiz yanı şu ki; ülke tarihinin en kanlı katliamlarından biri olan Maraş’ın 42. yıldönümünde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, hatırı sayılır bir heyetle Başbuğ’un eşi Seval Türkeş’i ziyaret etti.
Kılıçdaroğlu’nun, Maraş katliamının yıldönümüne denk gelen, küçük siyasi hesaplar üzerine kurulu bu ziyareti, başta Aleviler olmak üzere toplumun ilerici, demokrat kesiminin haklı tepkisini çekti.
Gelinen nokta itibariyle HDP’ye “terörle arana mesafe” koy çağrısı ne kadar anlamsızsa, geçmişteki Maraş katliamının yıldönümünde, günümüzde Ruanda katliamını anımsatan çağrıları nedeniyle MHP’ye bir uyarı yapmak o kadar yerinde olur:
MHP, katliamlarla arasına mesafe koysun!
Yazarlar
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları

























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
23.03.2023
17.03.2023
1.01.2023
17.11.2022
9.09.2022
10.07.2021
26.06.2021
22.06.2021
8.06.2021
4.06.2021