Cengiz AKTAR
Çözüm = Başkanlık!
Birkaç zamandır Kürt çatışmasının çözümü ile Başbakan’ın başkanlık muradı arasında tuhaf bir sebep-sonuç ilişkisi kuruluyor. Bu, pek tesadüfe benzemiyor. Hatırlayalım: İmralı süreci tabir edilen çözüm gündeme geldiğinde önce anayasa unutuldu. Sanki anayasa yazım çalışması ile çatışmanın çözümü birbirinden bağımsız iki süreçmiş gibi bir hava oluştu. Ardından anayasa yazım çalışmasının çok uzun sürdüğü havası yaratılmaya başlandı. Çatışma çözümünün aciliyeti konusunda geniş bir mutabakat ve meşruiyet oluştuğu için sanki yazılamayan anayasanın çözümü engelleyeceği intibaı oluşturulmaya çalışıldı. Ve çözümün biricik adresi gözümüze, beynimize sokulmaya başlandı: Başbakan’ın başkan olması! AK Parti’nin önerdiği sistemde çatışmanın çözümü ve çözümün kalıcılığı için gereken reformlarla BDP-PKK çizgisi dâhil Kürt siyasetinin talepleri arasında ışık yılları olsa da, önerilen başkanlık sisteminin Levent Köker’in Zaman’daki tesbitiyle daha ziyade “başkancılık” olsa da...Eğer hâlâ çözüm talep ediliyorsa, bunun, çözümü başlatan iradenin yani Tayyip Erdoğan’ın uhde, tasarruf ve insafına kaldığı ruh hâlinin toplumda işlenmesi... BDP’nin ve genelinde Kürt siyasetinin bu formüle mecbur olduğu, hatta heveskâr olduğu havasının yavaşça yaratılması... Diğer deyişle, ölümü gösterip sıtmaya razı etme projesi.
Soru şu: Türkiye gibi devasa, bol sorunlu, demokrasi fakiri ve şimdi AK Parti’nin verdiği başkanlık önerisiyle Tayyip Erdoğan’ın mutlak tek seçici olacağı bir memlekette, sorunlar siyasetle ve başta anayasa olmak üzere kurumlar aracığıyla değil tek bir kişinin ferasetiyle nasıl çözülecek ve o çözümler nasıl kalıcı olacak?
Mali, Fransa ve İslâm
Fransa’nın müdahalesiyle radikal İslâmcı üçlü koalisyonun zaptettiği şehirler geri alındı ama ne Bamako hükümeti bölgeyi kontrol altına alabildi, ne saldırılar bitti, ne de Tuaregler herhangi bir şey elde edebildi. Tamamen güvensiz bölgedeki Tuaregler Moritanya’ya iltica etmek zorunda kaldılar.Ensaruddin, Tevhid ve Cihad ile İslamî Mağrip’te El Kaide militanlarının Mali ile Cezayir sınırındaki 250.000 km2’lik İfoga yaylasına çekildikleri ve savaşa buradan devam edecekleri haberi geliyor. Bu işin sonu kaos diyordum ya...
Fransa’nın müdahalesi, âdeta Mali’de Tuareglerin, kara Afrikalı Bambaraların ve radikal hiziplerin İslâm’ı arasında hiç fark yokmuşçasına burada bazı cenahlarda İslâm’a saldırı olarak yorumlandı. Aralarında Türkiye’nin Çad sefiri Ahmet Kavas da bulunuyor. Bir devlet memuru olan sefir 25 ocak tarihinde artık kendini tutamamış, 25 tweet atmış. Alıntılar: “Terör ve İslam birbirine en uzak iki kelime, Fransa ip üstündeki cambaz gibi ‘İslamcı terörist’ sopası ile dengede duruyor. Başka da yok”; “Allah yolunda terörist olunmaz. O silahlı kimseler de zaten bölgeden Mali ordusunun çaresiz askerlerini kovdular”; “Terör kelimesi bir kere Fransız icadı. Müslüman işi değil. Tırnak içinde yazdım. El-Kaide terörden çok farklı”.
Terör elbet Frenkçe, Fransızlar ve genelde Batı için “İslâmî terörle mücadele”, sonucu kaos olsa da her derde deva bir müdahale gerekçesi. Ama bu işin, en başta Tuareg medeniyetini hedef alan bir şiddet boyutu da yok değil. Dolayısıyla Afrika’nın bütün İslâmî geleneklerini aynı kefeye yerleştirmek, karşısına da Hıristiyan müdahalesini koymak aşırı ve kritik bir yorum. Koyuldu farz edelim, devleti ve Dışişleri’ni temsil eden ve ihtiyat yükümlülüğü olan bir sefirin bunu (veya başka bir siyasî mütalâasını) sarahaten kamusal alanda yazması görülmüş şey değil. Teamüller değişiyor.
“Çanak çömlek”
Artikera’nın haberine göre Fatih Belediyesi tarafından Veledi Karabaş Mahallesi 1409 ada 9 parseldeSilivrikapı Kız Yurdu inşaatına başlandı. Arazi sit alanı olan surdibinde. Her türlü hafriyatın müze denetiminde yapılması gerekiyor. Oysa İstanbul 2. Koruma Kurulu 27 kasımda kuzuyu kurda teslim etmiş: “Hafriyat sırasında 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yasası kapsamında herhangi bir bulguya rastlanılması halinde anılan kanunun 4. maddesi (haber verme zorunluluğu) kapsamında söz konusu çalışmanın durdurularak İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü’ne haber verilmesi gerektiğine karar verildi.”
İkinci uygulama Yenikapı’da. Marmaray kazısı esnasında ortaya çıkan ve İstanbul tarihinin en kapsamlı arkeolojik kazısında, Erken Bizans Dönemi’nin en büyük limanı Theodosius Limanı gün ışığına çıkarıldı. Şehrin tarihini 8500 yıla çıkaran kazılar geçen gün “bütçe bitti” mazeretiyle durduruldu. Ulaştırma Bakanlığı’nın sağladığı destekle sürdürülen kazılara sponsor aranıyor.
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Nedir bu Birleşik Arap Emirlikleri?
24.01.2026 - Savaş notları
1.03.2022 - AB’nin fantezi, distopya, sinizm ağırlıklı Türkiye hibe programları
4.01.2022 - İsrail’in bitmez gazası
18.05.2021 - AB umudu yok edildi, hâlâ ‘umutsuz olma’ deniyor
10.05.2021 - Çöküşün kökü Soykırım’da olmasın?
24.04.2021 - Cephelerde sıkışma had safhada
24.03.2021 - Yurtta savaş cihanda savaş
23.02.2021 - Afrin’in işgâlinin üçüncü yıldönümü
20.01.2021 - HDP’nin sonu anamuhalefetin sonu olur
12.01.2021
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
































































Hrac Madooglu
Adamda yuz yerine astar var. Yuzune tukursen "ah ne guzel yagmur yagiyor" der boyleleri. Dindarim diyor ama inanma. Butun derdi para ve mevki. AK Partiden milletvekili adayi olmak istiyor, bunun icin de yapmayacagi rezillik yok. Hrant cinayetini cemaatin ustune yikmaya calisiyor cunku patrondan oyle emir gelmis. Kimse yutmayinca da hirsini alamayip Agosa saldiriyor. Trajikomik bir karakter, eski Turk filimlerinde kotu adam rolunu kusursuz oynayabilirdi.
Mourat
Bu adam utanmadan hala Hrantin adini agzina aliyor. Pes dogrusu!