Cengiz AKTAR
Referandum bahisleri
Çözüm tam yol ilerlemese de cenaze konuşulacağına “çözüm” konuşulmasında büyük hayır var. Çatışma çözümünün ne anlama geldiğini neredeyse hiç bilmeyen bir memlekette yaşıyoruz ve bu işlerin “hadi öpüşün barışın” diyerek olmayacağı açık. Tarafların belagatlerinde yüz seksen derecelik dönüşümler var ama yeni dilin uygulamaya dönüşmesi için gereken kurumlaşma daha ortada yok.Müzakerelerin tam teşekküllü hâle gelmesi zaman alacak. Bu işin siyasî ya da resmî tarafı. Verilen tepkilere bakınca göze çarpan iki husus var.
Birincisi, eğer istihbarat ve asayiş vazifelerini yapmazlarsa Karadeniz’deki “Kürt avı” egzersizlerinden daha çok görürüz. Buram buram Ergenekon kokan bu kepazelik, arınma çalışmasının sonlanmadığını açıkça gösteriyor. Çözüm, “gericilik” ile “bölücülüğün” yani Ergenekon’un iki kadim hedefinin ortak marifetiyle gerçekleşeceği ölçüde mücadelesinin artık tek hedefi durumuna gelmedi mi?
İkincisi, çözüm- anayasa- başkanlık üzerinden at yarışı bahsi lezzetinde cereyan eden tuhaf tartışma. Önkabul şu: BDP’nin, TMK reformu, anadilde eğitim, gerçek bir ademimerkeziyet ve vatandaşlık tanımı konusunda yol alınacağını gördüğünde başkanlık sistemine “evet” diyeceği. Oysa bunların hepsi ülkenin demokratikleşmesinin önünü açacak temel reformlar. Hükümet bu reformları içeren bir başkanlık sistemi düşünüyorsa zaten mesele yok. Ama partinin başkanlık sistemi sözcülerinden bu reformların yapılacağı konusunda hiçbir ciddî öneri hatta işaret dahi gelmedi. Yakın zamanın en cevval anayasa taraftarları bugün, kalıcı altyapısı olmayan bir ateşkes karşılığında anayasayı unutmaya da razılar, o ateşkesi eninde sonunda bozma potansiyeli taşıyan Türk tipi başkanlık sistemini onaylamaya da...
Anayasa’ya süre gerekiyor
Anayasa yazımı konusunda çok deneyimli olduğumuza dair bir rivayet var ya... Bu nedenle yazımın öyle yıllar alması anlamsızmış... Herkes bir son tarih koyma peşinde. Oysa Türkiye’nin zamana ihtiyacı var. Betondan inşa edilmiş homojen ve laik ulusun çatırdamasıyla ortaya yeniden çıkan farklılıklar bu topraklarda nasıl birarada yaşayacak, 21. yüzyılda toplumsal kontrat neye benzeyecek? Bu temel sorunsala koşut olarak, yeni çözüm ile yeni anayasa arasındaki doğal etkileşime bir sontarih koymak da mümkün değil. Anayasanın içeriği çözümü, çözümün içeriği anayasayı etkileyecek. Ve ne çözüm ne anayasa kolay ortaya çıkacak. Buradan bakınca başkanlık histerisi sadece anayasayı değil çözümü de akamete uğratma potansiyeli taşıyor.
Yazım süresi ve deneyimlilik meselelerine bir de dış pencereden bakalım. Doğu Avrupa 1989’dan itibaren totaliter yönetimleri birer birer tasfiye ederken ortaya devasa bir kurumsal ve kuramsalkaradelik çıkmıştı. AB üzerinden dünyaya açılmaya hazırlanan bu ülkeler hukuk altyapısı anlamında başka bir gezegenden gelmekteydiler. Avrupalı kurumlar, BM, NATO, OECD hepsi Doğu Avrupa’nın yeni hukukî temellerini atmasında destekçi oldu. AB’nin meşhur Kopenhag Kriterlerinin çıkış noktası budur. Avrupa Konseyi de desteğini esirgemedi. Her ülkede, artık kapanmış bulunan irtibat ve bilgi noktaları açtı. 1989 depreminin hemen akabinde 1990’da bağımsız hukuk uzmanlarından oluşan Venedik Komisyonu’nu kurdu. Komisyonun Doğu Avrupa’nın anayasa yazım süreçlerine katkısı büyüktür.
Türkiye Doğu Avrupa için başlayan bu hukuk seferberliğine uzak kaldı. Avrupa Konseyi’nin irtibat ve bilgi noktası açmasını Avrupa Konseyi’nin desteğine ihtiyacı olmadığı iddiasıyla reddetti. Venedik Komisyonu’nu yakın zaman kadar pek ciddiye almadı. Kopenhag Kriterlerine başında “biz kıdemli adayız, zaten moderniz” diye epeyce mızmızlandı. AB uyumu çerçevesinde atılan adımlara rağmen sonuçta hukuk altyapısı babında bugün bulunduğu yer Doğu Avrupa ülkelerinin gerisindedir.
Venedik Komisyonu geçenlerde anayasa için teknik desteğini yineledi. Başkan Gianni Buquicchioburalardaydı, mülâkatlar verdi. AB-Türkiye Karma Parlamento Komisyonu’nda yeni anayasa üzerine konuştu. Alaturka başkanlığın tehlikesine dikkat çekti. İddianın aksine Türkiye’nin dendiği kadar engin bir anayasa yazma uzmanlığı filan yok. Bir defa anayasasını ilk kez kendisi yazıyor; “halkın ne istediğini bilenler heyeti” değil. Dolayısıyla uzmana, zamana ve aklıselime ihtiyacı var.
Türkiye gibi ağır sorunlarla cebelleşmiş iki ülke Güney Afrika ve Polonya’da anayasa yazım süreçleri ilkinde beş yıl, diğerinde sekiz yıl sürdü. Change.Org üzerinde başlamasını beklediğimyeni imza kampanyası “Anayasaya Süre Tanı”!
Yazarlar
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları





























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.01.2022
18.05.2021
10.05.2021
24.04.2021
24.03.2021
23.02.2021
20.01.2021
12.01.2021
28.12.2020
22.12.2020