Cengiz AKTAR
Komşu, Ekim 2009’da zamanın hükümeti alarm zillerini çalmaya başladığından bu yana son haftalarda olduğu kadar gündemde olmadıydı. Yunanistan’ın içinde bulunduğu kâbus üzerine neredeyse söylenmedik söz kalmadı. “Hayır” sonrasında üç konuyu ele alalım.
İlki AB ilişkisi. Komşu AB ile ilişkisini 1974’te, tükenmiş olan Albaylar Cuntası’nın umutsuz Kıbrıs çıkışı sonunda düşmesiyle yeniden kurdu. Ada’da darbeci Nikos Samson’a verdiği açık destek Cunta’nın sonu ve Yunanistan için de yeni bir başlangıç oldu. Konstantin Karamanlis’in önderliğinde üyeliğini hızla kotardı ve 1 Ocak 1981’de üye oldu. Daha önce Batı Avrupa dışında bir ülkeye genişlememiş olan Birlik kendi “medeniyet beşiği” efsanesi sayesinde Yunanistan’a “gelişmiş Batı demokrasisi” muamelesi yaptı. Kıbrıs’ın işgâli teveccühü katladı. Üyelik öncesi ve sonrasında ülkenin Osmanlı’dan miras kadim sorunlarının hiçbirinin üzerine gidilmediği gibi, kontrolsüz akan malî kaynaklar (Yapısal Fonlar) var olan siyasî, iktisadî ve içtimaî yapıları pekiştirdi. Yunanistan için Brüksel’de üretilen “AB’nin şımarık çocuğu” lâkabı bundandır. Bugün komşu 2004’te üye olan Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinin pek çok bakımdan gerisindedir. Tıpkı 1989’da Demir Perde açıldıktan sonra “benim Kopenhag Siyasî Kriterine ihtiyacım yok” diye şişinen Türkiye gibi! Sonunda çanak çömlek euroya dâhil olmasıyla patladı. Euro 1981’den bu yana taşıma suyla dönen, sıfır reform yapan ve AB’nin müşfik kollarında uyuyan bir Yunanistan için tam bir ölümcül tuzak teşkil etti. Bugün SYRİZA hükümetinden hesap soran Batılılarsa 1981’den bu yana SYRİZA’nın seleflerinin her icraatına göz yumanlardır.
İkincisi “hayır”ın Yunanistan ve AB için anlamı. Yunanlılar Haziran sonunda varılan anlaşmayı, canından kaybedecek başka bir şeyi kalmayanın ruh hâliyle “inceldiği yerden kopsun” diyerek reddetti. Ancak bu, Pazar akşamı uluslararası medyayı zapteden felâket tellallarının aksine her şeyin bittiği anlamına gelmiyor. AB sorun çözmek için vardır, sorunları reddetmek için değil. Aylardır küstahça yayın yapanEconomist ve Financial Times gibi yayın organları ve radikal piyasacı zevat dahî Yunanistan konusunda artık daha dikkatli. AB politikacıları işin siyasî ciddiyetinin farkına vardıkça dosyayı ham maliyecilerin elinden almakta. IMF esinli “kemer sıkma” diktası ve neoliberal amentü esinli “herkes anasından kapitalist girişimci doğar” diktası çok ciddî bir darbe aldı.
Komşudaysa artık kimse “reform yapmayalım” demiyor, “böyle yapmayalım” diyor. Devasa malvarlığı olan Kilise vergi vermiyor. Ülke ihtimalen AB’nin vergi kaçırma şampiyonu. Orantısız bir memur kitlesi var. Türkiye’den ötürü 4 milyar euroluk bir askerî harcama var. Bunlar referandum sonucuyla güçlenen bir hükümetin zorda ve uzun soluklu da olsa yapabileceği işler. Karşılıklı beceriksizlik ve sağırlar diyalogu sonucunda biriken sitemlerin üstesinden gelmek kolay olmayacaksa da birkaç hafta sonra bir çare illâki bulunacaktır. İşte bu anlamda belki Yunanlılar şimdi Avrupalılaşacak, aynı zamanda belki Avrupa’yı da dönüştürerek.
Üçüncüsü geçen hafta gündeme gelen Yunanistan’a Türkiye’den yardım konusu. “Borçlarının bir kısmını biz ödeyelim” ya da “euroyu bir kenara koysunlar TL üzerinden ithalat kredisi açalım” gibi fantezist tekliflere gelene kadar yapılabilecek gayet somut işler var. İki ülke NATO müttefiki olmalarına rağmen gerçek bir saldırmazlık, karşılıklı güven ve barış aşamasına hiçbir zaman gelemedi. Bunun ardında kıta sahanlığı anlaşmazlığı ve esas Kıbrıs meselesi var. Kıbrıs’taki gayet olumlu gelişmeleri de gözönünde bulundurarak Türkiye komşusuyla ciddî bir kuvvet indirimi başlatabilir. Bu, her iki ülkeye de faydalı olacaktır. Türkiye tasarruf edilecek kaynağı eğitim, sağlık, adalete vakfedebilir. Yunanistan ise askerî harcamalarda indirimi alacaklılarıyla yapacağı anlaşmada koz olarak kullanabilir. Zaten alacaklıların taleplerinden biriydi bu. Çipras da 30 Haziran tarihli ve kabul görmeyen mektubunda “Yapısal malî tedbirler” bölümünde “Askerî harcamalara dair tavan 2016 yılında 200 milyon euroya, 2017 için de 400 milyon euroya indirilmeli. Askerdeki personel sayısı azaltılmalı” taahhüdünü veriyordu. (www.birgun.net/haber-detay/syriza-teslim-olmadi-iste-cipras-in-troykaya-mektubu-83923.html) Bu çerçevede Türkiye’nin tamamen Kıbrıs bağlantılı olarak 1975’te NATO’dan bağımsız olarak kurduğu 4. Ordu’da (Ege Ordusu) ilk aşamada kuvvet indirimine gitmesi muhtemel milliyetçi tepkileri de önleme potansiyeli sayesinde Yunanistan’a verilebilecek en somut destek olabilir. Bu olmayacak iş değil. Nitekim 2011 yazında AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik bu olasılığı kamu önünde dile getirmiş, bilahare ne olduysa lafını geri almıştı.
Keza, Yunanistan’ın IMF ile olan çok sıkıntılı ilişkisi hatırlanacak olursa geçen kasımdan bu yana IMF’nin Orta ve Doğu Avrupa İcra Ofisi Direktörü ve Hazine eski Müsteşarı İbrahim Çanakcı, her ne kadar Yunanistan’dan sorumlu olmasa da IMF’nin icra kurullarında nasıl bir tavır alır?
Twitter@AktarCengiz
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları




































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.01.2026
1.03.2022
4.01.2022
18.05.2021
10.05.2021
24.04.2021
24.03.2021
23.02.2021
20.01.2021
12.01.2021