Cengiz AKTAR
Beş gün kaldı, eğer bir savaş çıkarılıp (şu sıra TSK Suriye’de YPG’ye saldırıyor) Anayasa 78. madde uyarınca seçim iptal edilmezse oy atılacak. 7 Haziran sonrasında ortaya çıkan iyimserliğin devam ettiğini söylemek mümkün olmasa da özellikle HDP cenahında sağlam bir mücadeleci ruh hâkim. Bunun dışında, Erdoğan iktidarının ciddî yara alacağını umanlar da var. Her durumda bir şeylerin değişeceği umudu yüksek. Nasıl olacak bu?
Önce, âdil ve özgür seçim. Türkiye son 5-6 yıldır cumhuriyet tarihinde görülmemiş bir hukuk erozyonuna uğradı. Darbe döneminden miras gayridemokratik alışkanlıklarla birlikte okuduğumuz zaman artık “hukuk devleti” sıfatını karşılamaktan çok uzak. Nitekim 7 Haziran seçimleri sonrasında AGİT’in seçim gözlemcileri raporunun sonuçlarını hatırlatalım. www.seffaflik.org/agit-7-haziran-genel-secimlerine-iliskin-final-raporunu-acikladi/
AGİT raporunda altı çizilen ana sorunlar şunlar:
–Seçim barajı;
–İktidarı eleştiren medyaya tehdit ve baskı;
–Cumhurbaşkanı’nın seçim kampanyalarında devlet kaynaklarını kullanarak kamu çalışanlarının eşlik ettiği, iktidar partisinin avantajına olan ve muhalefet partilerinin eleştirildiği pek çok etkinlikte yer alması;
–Muhalefet partilerinin bazı kampanya afişleri Cumhurbaşkanı’na hakaret gerekçesiyle kaldırılması;
–Muhalefet parti ofis ve adaylarına çeşitli saldırılar;
–YSK’nın yeterince şeffaf olmaması, seçim yönetimi ve kampanyalara ilişkin bazı kararlarının mevzuat ile uyumlu olmaması;
–Mevzuatın kapsamlı bir kampanya finansmanı düzenlenmesini içermemesi, partiler ve adayların bağış dâhil kampanya gelir ve giderlerini kamuoyuna açıklamamış olması;
–RTÜK’ün şeffaflığı ve tarafsızlığına ilişkin endişeler, TRT 1’in iktidar partisi lehine yayını;
–YSK kararlarının herhangi bir yargısal denetime tabi olmaması;
–Cumhurbaşkanı’nın seçim kampanyalarında yer almasına ilişkin Anayasa Mahkemesi’ne yapılan şikâyet başvuruları seçim gününe kadar sonuçlandırılmaması;
–Vatandaşların etkin bir şekilde gözlemcilik yapamamaları.
Var mı bu konularda bir olumlu gelişme?
Bunlara rağmen seçim yapıldığında çıkacak sonuç ne olursa olsun suların durulacağını umut eden, hattâ Erdoğan ve AKP’yi “bağışlamaya” hazır olanlar bile var. Oluru var mı bakalım.
AKP’nin 267 sayısını yani tek başına iktidarı, hile hurda, vekil transfer ederek bir şekilde yakalama ihtimali mevcut. Velev ki becerdi, iktisaden, siyaseten, içtimaen çürümüş bir memleketi yönetebilir mi? Tabii ki hayır! Bu durumda muktedirin kendisini ve başkanlık sistemini yegâne istikrar mihrakı olarak pazarlayacağına ve bir şekilde bunu referanduma götürmesine hazırlıklı olmak gerekiyor.
AKP’den ayrılarak kurulacağı dile getirilen partinin oluru var mı? AKP 2011 seçimlerinden beri Erdoğan’ın hizmetinde bir teşkilât. Vekiller neredeyse istisnasız onun seçtiği, var ettiği insanlar. Bunların, üstelik biat geleneğini bozup, Arınç ve Gül gibi iki zayıf siyasetçinin başını çektiği bir yeni oluşuma katılmaları abesle iştigaldir.
Gelelim olmayacak dualara, yani koalisyon olasılıklarına. HDP’nin içinde olacağı bir koalisyon ister AKP ile ister CHP ile 1923’ten bu yana varolan ittihatçı ezberin bozulması anlamına geleceği ölçüde ihtimal dâhilinde değildir. Kılıçdaroğlu’nun dile getirdiği CHP’nin MHP ile koalisyon kurma arzusu bu ittihatçı damarın gücünü yeterince anlatıyor.
Bu bağlamda en gerçekçi koalisyon senaryosu AKP-MHP’dir ki bu da aynı ittihatçı ezber uyarıncaKürtlerin kopmasına yol açma potansiyeli taşır. Bu arada MHP’yi de, Erdoğan’ın başkanlık muradı gözönünde bulundurulunca, eritir. MHP seçmeni başkanlık sistemine ikna edilse de bu AKP’ye yarar.
Diğer koalisyon olasılığı AKP-CHP’nin de oluru pek yok. Koalisyonun küçük ortağı CHP sadece Erdoğan’ın bekası için dayatılacak hükümet programının ve başkanlık anayasasının altına nasıl imza atar? Bunun kendi seçmeni nezdinde bedeli olmaz mı? İkincisi kurulacak hükümet kimden müteşekkil olursa olsun bir enkaz devralacak. Her konuda alarm veren Türkiye’de “dün dündür, bugün bugündür” demek kolay değil. O yüzden en iyi formül enkazın mimarının enkazın altında kalması...
Bu birbirinden berbat senaryoların karşısındaki tek ışık siyasetin Erdoğan vesayetinden kurtulması!Hiç kolay olmayacağını bilmek için de müneccim olmaya gerek yok.
Twitter@AktarCengiz
Yazarlar
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.01.2022
18.05.2021
10.05.2021
24.04.2021
24.03.2021
23.02.2021
20.01.2021
12.01.2021
28.12.2020
22.12.2020