Cengiz AKTAR
Eski gazeteciliğin terimi “asparagas” bugünkü yalan haber dünyasının yanında çok masum bir tanımlamaymış. Asparagas yani düzmece veya şişirme haberciliğin zekice yapılanı gazetecinin becerisini gösteren bir nevî oyun, bugünkü kâbus gazetecilikle kıyas kâbul etmeyen. Kelimenin nereden geldiğiyle ilgili rivayet muhtelif.
Hasan Pulur Doğan Uluç’un “Kupa Ası” kitabından aktarıyor. Hürriyet istihbarattayken bir foto muhabiri Boğaz sırtlarında ağaçlar arasında bir kulübenin önünde bir kızla bir oğlan gazocağında yemek pişirirken fotoğrafıyla gelir. Haber: “Amerikalı bir sanayicinin kızı Türk gencine âşık olmuş, babası izin vermeyince kaçmış, kulübede oturuyor, kıt kanaat geçiniyorlar.” Haber manşetten girer ama iki gün sonra gerçek ortaya çıkar. O aralar Akşam’ın sahibi olan Malik Yolaç başka gazetelerin yalan yanlış haberlerini ortaya çıkaranlara bir ödül koyuyor, ilk ödülü de bu sayede Celalettin Çetin alıyor. Amerikalı kız ile Türk sevgilisi haberinde kızın Amerikalı değil Türk, gitarlı genç oğlanın ise kardeşi olduğunu ortaya çıkarıyor. İki kardeş, bir deniz subayının çocukları. Babalarının yurtdışı görevi sona erdikten sonra ailece Türkiye’ye dönmüşler. Gecekondu kulübelerini ise yurda getirdikleri buzdolabı, çamaşır makinesi gibi ev eşyalarının ambalajlarından yapmışlar. Kulübe kapısındaki kurukafa resminin altında yazan “asparagas” lafını soran Doğan Uluç “azparagas”ın açılımı yapılıyor: “Bunlarda para az, gerisi gaz!”
Bir diğer rivayet Orhan Boran’dan ve Los Asparagas adlı Brezilyalı bir müzik grubuyla ilgili. Grup 1950’lerde Türkiye’ye bekleniyormuş. Gazetecinin biri sokakta rastladığı birkaç zencinin fotoğrafını çekip dünyaca ünlü “Los Asparagas grubu Sultanahmet’i çok beğendi” yollu bir haber yazmış; işin aslı ortaya çıkınca da düzmece haber asparagas olarak anılmaya başlanmış. Öyle bir grubu Internet’te bulamadım ama neyse…
Asparagas haberin serencamı bu, her iki rivayet de gördüğünüz gibi doyurucu değil. Daha ziyade Anadolu’daki Türkçe olmayan belde isimlerini illâki Türkçeleştirmek uğruna uydurulan masallara benziyor. Kastamonu için, Bizans tekfurunun kızı Moni kaleyi kuşatan Türk komutana âşık olmuş, bir gece kalenin anahtarlarını ona atmış, tam bu esnada babası tarafından yakalanmış, babası kızına öfkeyle “kastın neydi Moni” demiş palavrasındaki gibi…
Her hal ve karda tıpatıp aynı adı taşıyan leziz sebzeyle ilgisi var mı yok mu bulamadım. Bilen varsa merak ederim. Zira esas ilgi alanım asparagas sebzesi, nam-ı diğer kuşkonmaz.
Kuşkonmaz ile ilgili bilgi mevcut çok şükür. Eski Mısır kökenli Asparagus Officinalis çalısı. Botanik kökeni Anadolu olduğu söyleniyor. Baharın ilk habercilerinden biri. İncecik yabanî sürgünlerini bilen bilir, yöresel pazarlarda şimdilerde satılır yabanisi. Yöresine göre farklı adı var: avronyez, izviniye, sarmaşık, ayrelli, kedirgen, tilkişen. Ermenicesi Tzuynamrik yani bir nevî kardelen, çünkü erkenci bir bitki.
Aslında mutfaktan hiç kaybolmamış ama gölgede kalmış. Ermeniler İstanbul’da Bakırköy, Beşiktaş ve Zeytinburnu’da yetiştirirmiş. Bostanlarla beraber Ermeniler de bitmeye yüz tutunca unutulmuş. Bugün memlekette dört arazide üretimi yapılıyor.
Ben de dün ve bugün Sakarya nehri vadisindeki devasa kuşkonmaz üretim alanında memleketin gailesini birkaç saatliğine unutmaya çalışarak kuşkonmaz hasadındayım. Nomad Tarım’dan Arman Badur’un ev sahipliğinde ve gurme-yazar Nedim Attila’nın rehberliğinde doğayla haşır neşir olmak pek hoştu.
Türkiye tarımını ve hayvancılığını canla başla lağvediyor ve bunu modernlik zannediyor. Süreç bu iktidar döneminde çok hızlandı. Kırsal kökenli ve tam da bu yüzden doğa düşmanı olan AKP kadroları zaten yıllardır var olan baskın zihniyeti doruğa taşıdı.
Rakamlar kendiliğinden konuşuyor. 1990 yılında Türkiye’de istihdam edilenlerin %46’sı tarım sektöründe çalışırken, bugün %24,7. Yani her 4 çalışandan biri. İstihdamda tarım sektörünün payı son 20 yılda yaklaşık %50 azaldı.
Kayıtlı çiftçi sayısı artık bir milyonun altında. Ziraat Odaları Birliği rakamlarına göre, 1995-2013 arasında toplam tarım alanları %11,3 azalarak, 23,81 milyon hektara gerilemiş. Sadece Türkiye’de değil dünya üzerinde de çiftçiliği ortadan kaldıran, tarımı da şirketleştiren bir eğilim var. Avrupa’da 2 dakikada bir çiftçi iflas ediyor. Türkiye’de 50 saniyede bir.
Bu gidişat her yerde: Akademideki yansılamalarına bakacak olursak bu memlekette en az ilgi gören ve o ölçüde de eğitim seviyesi düşük bölümler ziraat mühendisliği, veterinerlik ve tarım iktisadıdır.
Bakanlığın adına bakacak olursak artık köyü hatırlatacak bir ibareye rastlayamazsınız. Önce köy hizmetlerini kapattılar sonra bakanlığın adından köyişleri silindi. Başbakan köyler şehirleşmeli diyor ya. Böylece köylü ülke olmaktan kurtuluyoruz, sözüm ona!
Kendi tarım arazilerini imara açan AKP Türkiyesi dönüp Sudan’da 99 yıllığına ve 200 md dolara 780 bin hektar, 7800 km2 tarım arazisi kiralıyor!
Böyle bir kâbus ortamda tarıma hem de kuşkonmaza yatırım yapmak takdire şayan.
CENGİZ AKTAR / HABERDAR
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları






























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.01.2026
1.03.2022
4.01.2022
18.05.2021
10.05.2021
24.04.2021
24.03.2021
23.02.2021
20.01.2021
12.01.2021