Cengiz AKTAR
Yok hükmünde!
Başta daha ziyade rejimin dünya ile olan münasebetlerini tarif eden bir deyimdi. Ağırlıklı olarak hariciye ve hukukta kullanılır nitekim. Osmanlı Türkçesiyle “keenlemyekün”, İngilizce “null and void”, Frenkçe “nul et non avenu”.
Ne ki, memlekette olduğu gibi, zırt pırt kullanılacak bir deyim değildir. Ağırdır. Kapıları kapatır, köprüleri atar, gemileri yakar. Dillerine pelesenk olanların istediği belki tam da budur. Her çeşit tartışma, diyalog, müzakere, pazarlık, al-ver, hâsıl-ı kelâm yumuşak, itidalli yolların kapatılması…
Türkiye’nin dış politikası yıllardır “yok” hükümleriyle tezahür ediyor. Ne zaman Ankara rejiminin hoşuna gitmeyen, cevap veremeyeceği, altında kaldığı, çoğu zaman da aklının ermediği ve Türkiye’yi muhatap alan bir belge, bir söz, bir karikatür, bir makale, bir karar olsa “yok hükmünde” damgası vuruluveriyor. Lakırdıyı en sık kullanan hükümcübaşı ise bizzat Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu. Sık kullanılmaya başlanması, rejimin hukuk devletini çöpe atmaya karar verdiği 2013’e rastlıyor, doğal olarak.
O gün bugündür yok hükmünde damgası yiyen yabancı menşeli hükmün haddi hesabı yok. Hatırlayın, ilk Avrupa Birliği’nin İlerleme Raporlarıyla başlamıştı. AB, ülkenin iç ve dış neredeyse bütün uygulamalarını kapsayan üyeliğe hazırlık çalışmalarındaki eksiklere, rötarlara, yanlışlara işaret ettikçe yazdığı raporlar yok hükmünde oluverdiydi. Ünlü hukuk insanı Burhan Kuzu televizyon şovunda bir raporu yok hükmünde ilân edip çöpe attıydı.
Kamuoyunda epey iş yapan bu efelenme sonraları iyice azıttı. Münferit AB ülkeleri yetkililerinin beyanları, başta “püsküllü belâ” Avrupa Parlamentosu olmak üzere AB kurumları kararları, Avrupa Konseyi rapor ve kararları, BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği raporları ki bu kurumlar Türkiye’nin bir biçimde taraf veya ortak olduğu ülkeler ve kurumlar, hepsi boyunun ölçüsünü aldı alimallah. İnsan hakları ve demokrasi savunuculuğu yapan sivil toplum kuruluşlarından hiç söz etmiyorum, kaile bile alınmıyorlar çoktandır. Oysa AB üyeliği hazırlık çalışmaları döneminde hatırları sayılırdı.
İnsan hakkı ihlalleri, hukuk devleti ihlalleri, işkence, yolsuzluk, baskı, zulüm, ceberutluk, yurtdışında işgal, adam kaçırma, cihatçı destekçiliği ve ihracatı, bu sorunlarla ilgili Türkiye’ye laf eden herkes ve her kurum yok hükmünde bundan böyle.
Ek olarak, yok hükmünde sayılan yazılı sözlü kararlara karşı geliştirilen “sert cevap” dili de işlemde. “Misliyle karşılık verilecek” formülüyle bilinen bu “güçlü” politika, yok hükmünün bir nevî devamı. Ne var ki saçma, yok hükmündeyse neden cevap verirsin ki?
Ek olarak, yok hükmünde olarak değerlendirilmese de yokmuş gibi yapılan sayısız karar mevcut. Misal inatla uygulanmayan AİHM kararları, Avrupa Konseyi İşkenceyi Önleme Komitesi kararları.
Ek olarak, yok hükmünde olan devletler var. En meşhuru, memlekette GKRY denilen Kıbrıs Cumhuriyeti; Ermenistan da yokluk konusunda fena sayılmaz.
İşin özü, Ankara rejimi “yok hükmündedir” diye kükrerken “uluslararası ilişkimin hukukunu da ben belirlerim” diyor. Misâlen, Libya ile yaptığı ve uygulanması kat’iyen mümkün olmayan deniz sınırı anlaşmasına karşılık Yunanistan-Mısır arasında onaylanan, uluslararası hukuka uygun ve meşru deniz sınırı anlaşmasına yok hükmündedir diyor. Misâlen, Arap Ligi “Arap ülkelerine musallat olmaktan vazgeç” diyor, Ankara’daki karar yok hükmündedir diyor.
Türkiye’nin dış politikasının sorumluları onu bunu yok hükmünde ilân ederek ülke hakkında söylenenlerin, yazılanların yok olacağı sanrısı içindeler. Yok hükmünde lafını bu kadar sık kullanır hâle gelmiş olmalarından kuşku dahî duymuyorlar. Onlar yok saysa da hükümler verilmeye devam ediliyor, algı yerleşiyor, Türkiye yok hükmünde olan “haydut devlet” olarak kabul görüyor artık.
Yok hükmünün esas kaynağı şüphesiz ülke içerisinde cereyan eden uygulamalar. Dışarıya verilen yok hükmünde ayarları, içeride hukukun külliyen yok hükmünde sayılması sonucunda birey ve topluluklara uygulanan muameleden kaynaklanıyor.
Yok sayma, hiçleştirme, insanlıktan çıkarma memleketin ezici çoğunluğuna kıyasıya uygulanıyor. Gayrimakbûl Kürdler, varlığı reddedilen Kürdçe, inançları reddedilen Alevîler, külliyen reddedilen Gayrimüslimler, sosyal ölüme terkedilen KHK’lılar, farklı cinsel tercihi yok sayılanlar, mazlum kadınlar, çocuklar, işçiler… Ve şimdi salgından ölme hakkına bile sahip olmayanlar, zira hastalık da bir bakıma yok hükmünde.
Adalet arayan ve belki ondan önce yurttaşlık hakkını arayan her yurttaş, Sünnî Erkek Rejimi için yok hükmünde değil mi? Yok hükmünde olanların yok olması da doğal değil mi?
Şu son yıllardaki bir çırpıda akla gelen yok hükmündekilere bakın hele: Roboskili köylüler, erkeklerce öldürülen binlerce kadın, taciz edilen binlerce çocuk, iş cinayetine kurban giden binlerce işçi, HDP’ye verdiği oy sayılmayan altı milyon vatandaş! Saymakla bitmez.
İçerde ve dışarda yok hükmünde ilân ve icraatından ise geriye, yok hükmünde bir memleket ve içinde, güdük Sünnî İslâmının gönüllü kulları kalıyor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları







































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.01.2026
1.03.2022
4.01.2022
18.05.2021
10.05.2021
24.04.2021
24.03.2021
23.02.2021
20.01.2021
12.01.2021