Elif ÇAKIR
Bazen bir cümle, bir paylaşım, bir söze kısacık da olsa verilen bir yanıt, geçmişe ait bir hatıranın yad edilmesi; yılların biriktirdiği, katmerleştirdiği mesafeleri bir anda hiç olmadığı kadar yakınlaştırabilir. Son zamanlarda amasız, fakatsız hukukun üstünlüğünü savunan, yargıçlara adil yargılanma ilkelerini hatırlatan, açıklamalarıyla kamuoyunun dikkatini çeken MHP Genel Başkan Yardımcısı hukukçu Feti Yıldız ile…
Siyasi yaşamının önemli bir bölümü Kürt siyasal hareketi içerisinde geçmiş, Türklerle Kürtler arasında ortak bir gelecek arayışını savunan, Diyarbakır cezaevinden nasibini almış olan AK Parti eski MKYK üyesi ve Milletvekili yazar Orhan Miroğlu arasında Pazar günü yaşanan ‘paslaşma’ tam da bu nitelikteydi.
Nehrin bir tarafında milliyetçi bir siyasetçi olan MHP’li Feti Yıldız; Türk milliyetçiliğinin tarihinden bugüne uzanan bir hatırlatma yapıyor. 1979 yılında Ülkü Ocakları’nın merhum Alparslan Türkeş’in teşvikiyle Türkçe-Kürtçe “KON” ismiyle bir dergi çıkardığını, ancak şartların yetersizliği yüzünden kısa zamanda kapandığını söylüyor. KON’un Diyarbakırlı büyük maarifçimiz Ali Emiri Efendi’nin mirasını yine Diyarbakırlı Cahit Sıtkı’nın bir asır önce yaptığı ‘kardeşlik çağrısını’ bir araya getirmeye çalıştığını anlatıyor. Yaptığı hatırlatmada MHP’nin milliyetçilik anlayışının hiçbir zaman etnik temele dayanmadığını, aksine bütün etnik unsurları ‘Türk’ kimliği altına birleştirdiğini vurguluyor. Merhum Alparslan Türkeş’in Ziya Gökalp’in “Kürtleri sevmeyen bir Türk vara Türk değildir, Türkleri sevmeyen bir Kürt varsa, Kürt değildir” sözünü tekrarladığını hatırlatıyor.
MHP’li Yıldız’ın mesajı açık ve net. Diyor ki ‘Terörsüz Türkiye’ mümkün, başarıya ulaşabilir ancak bunu millik birlik şuuruyla başarabiliriz.
***
Nehrin karşı tarafındaki Orhan Miroğlu o yıllarda Diyarbakır’da yaşananları anlatmaya başladı. Miroğlu’nun anlattıkları aynı dönemin Kürt aydınları cephesinden bir aynadaki yansımaydı aslında. 1977 yılında ‘Roja Welat’ isimli bir gazete çıkardıklarını daha gazetenin ilk baskısında arkadaşıyla birlikte gözaltına alındıklarını ve tutuklandıklarını söyledi. O tarihte savcıların ilk kez Kürtçe bir yayınla karşılaştıklarını ve ne yapacaklarını bilemediklerini, savcının yanlarında ceza kanunlarını okumaya başladığını, ne yapacağını bilemeyip hakime eşini çağırıp durumu sorduğunu, hakime hanımın da kararsız kaldığını ve sonunda savcının ‘valla bir şey anlamadım ama hadi sizi tutuklayayım, sonra duruma bakarız’ dediğini anlattı. Tam Aziz Nesinlik hikaye aslında.
Nehrin iki tarafından anlatılanlar, aslında 12 Eylül’ün hem Kürtler hem ülkücüler için yarattığı ağır bedeli de hatırlatırken Yıldız’ın ‘KON’u ile Miroğlu’nun ‘Roja Welat’ı farklı siyasi dünyaların ortak bir travma tarafından kesiştiğini de gösteriyor.
Yıldız Terörsüz Türkiye kapsamında hukuku ve güvenliği önceleyen bir dille konuşurken Miroğlu ise eşit yurttaşlık ve demokratik bir devlet perspektifiyle meseleyi çerçeveliyor.
Bu da MHP lideri Devlet Bahçeli’nin önerisiyle başlattığı, ısrarla arkasında durduğu ve sonrasında devlet politikasına dönüşen “Terörsüz Türkiye” sürecinin demokratik bir sürece evrilmesine dair umudu da ortaya koyuyor aslında.
İki siyasetçi arasında gerçekleşen paslaşma bu açıdan önemliydi. Daha önceki çözüm süreçlerinde olmayan bir şey başarıldı. Terörsüz Türkiye politikasını başarısıdır bu. Milliyetçi tarafın hafızasıyla Kürt tarafının hafızaları buluşacak, yaşanan travmalar sükunet içerisinde anlatılacak. AK Partinin başlattığı çözüm sürecinin başarıya ulaşamamasının nedeni sürecin içerisinde milliyetçi kesimin olmamasıydı. Sorunun iki tarafından biri olmadığında sorunun çözüme ulaşması mümkün değildir çünkü.
***
Yıllardır ilk kez nehrin iki kenarında duran taraflar birbirleriyle paslaştılar. Terörsüz Türkiye sadece güvenlik politikasıyla değil, ortak hafızayı tanımakla mümkün olabilir. Ki MHP’li Feti Yıldız kendi hafızalarını açarak Diyarbakır’ı başka bir memleket olarak görmediklerini, bu meseleyi zaten önemsediklerini somut bir örnek olan çıkardıkları KON dergisi üzerinden gösterdi.
Yıldız’ın “birlik” vurgusu ile Miroğlu’nun “eşitlik” talebi aynı yerde buluştuğunda toplumsal barışın kapısı aralanacak. Ve Türkiye kronikleşmiş sorununu çözerek bu defteri kapatmış olacak. Her iki siyasetçinin göndermeleri, çözüm sürecinde çok dilliliğin ve kültürel çoğulluğun nasıl bir rol oynayabileceğine dair ipuçları taşıyor.
Terörsüz Türkiye başarıya ulaşır mı sorusunu soranlar Pazar günkü Yıldız ve Miroğlu arasındaki paslaşmaya bakabilirler. Cevap orada çünkü. Milliyetçi hafıza ile Kürt hafızası birbiriyle konuşmaya başladığında, barışın toplumsal zemini de yeniden inşa edilebilir. Evet bu mümkün.
AK Parti iktidarının başlattığı çözüm sürecinin en büyük eksiği buydu. Ve şimdi bu var.
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Ve siyasallaşan yargıda yeni eşik
11.02.2026 - Erdoğan rahatsız olunca ortaya çıkan rahatsızlık…
3.02.2026 - Bir devletin nasıl yönetildiği hapishanelerinden anlaşılır
28.01.2026 - Gül, Arınç, Atalay’ın olduğu bir AK Parti iktidarında İmamoğlu tutuklanabilir miydi?
16.01.2026 - Bilal Erdoğan “dindar insanlar iyi insanlar” algısını düzeltebilir…
14.01.2026 - Erdoğan “partisinden istifa eden milletvekilinin vekilliği de düşsün” diyordu…
13.01.2026 - Şov bir kez başladığında…
6.01.2026 - Bu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin…
13.12.2025 - Devletin “büyük bir gizlilik” içerisinde gerçekleştirdiği İmralı Ziyareti!
30.11.2025 - Bahçeli neden “gerekirse ben giderim” dedi?
19.11.2025
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
























































































Anasının oğlu
İki kişinin sözleri çok güzel konu edilmiş; iyi niyetli herkes anlayabilir. Sağolun.