Ergun BABAHAN
Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en temel sorunu siyasi partilerin bağımsız birer sivil kuruluş olamaması ve Genelkurmay Başkanlığı veya Özel Harp Dairesi’nin belirlediği “kırmızı çizgi”lerin dışına çıkamaması olmuştur. Siyaset belirlemede ve adaylarda askerin görüşü hep dikkate alınmış, söylendiğinin dışına çıkılmamıştır.
Kurucu devlet partisi olarak var olan CHP, bu işbirliğinin gönüllü servis sağlayıcısı olmuştur hep. Ergenekon Davası’ndan parti yönetim kadrolarının belirlenmesine kadar. Öyle ki, bugün partili milletvekillerinin hangi konularda ne söyleyeceğini partinin yönetim kadrosuna oturtulan bir Ergenekon sanığı belirlemektedir. Daha doğrusu onun komutanları…
IŞİD’in konsolosluk baskını sırasında Musul Başkonsolosu olan ve bitmeyen telefon şarjı sayesinde Ankara ile sürekli görüşen Öztürk Yılmaz, pazarlıklar sonucu diğer rehinelerle birlikte serbest kaldığında siyasete atılmış ve kendisine CHP Genel Başkan Yardımcısı olarak yer bulmuştu. Partinin dış politikasından sorumlu olan Öztürk, AKP’ye değil CHP’ye yerleştirilmişti. Sonradan Kürt siyasetini değil ama egosunu kontrol edemeyen bu beyefendi partiden koptu.
Bu konuda diğer bir ilginç isim AKP’nin eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin idi. Yerel seçim öncesi birden adı ortaya atılmış ve Ordu Belediye Başkanlığı adaylığı gündeme gelmişti. CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ordu Milletvekili Seyit Torun, geçtiğimiz günlerde gazetecilerin sorusu üzerine, Şahin'in Ordu siyasetine hizmetleriyle damga vuran bir isim olduğunu belirtmiş ve "Tabii bu süreçte o da değerlendiriliyor. Bu süreç içerisinde, birçok aday adayı gibi onunla ilgili de bir talep var" açıklaması yapmıştı.
Parti tabanından gelen tepkiler üzerine CHP adaylığı gerçekleşmeyen Şahin, Saadet Partisi’ne yönlendirilmişti. Belediye başkan adaylığı gerçekleşmeyen Şahin, demokratik çıkışlar yapan Saadet Partisi’nin yönetimine girmeyi başardı bir şekilde.
İdris Naim Şahin neden önemli? Basit, Cemaat bağlantısından dolayı. Adaylığı gündeme geldiğinde Meclis’te tartışma çıkmış ve AKP Grup Başkanvekili Bülent Turan, “Siz daha dün FETÖ iddiası olan, kovulan bir bakanı aday yapacaksınız ilinizde bunun dışında, 15 vekili günübirlik alacaksınız, geri göndereceksiniz, sonra da benzer argümanlarla siyasi ahlaktan bahsedeceksiniz, hadi oradan diyorum ben” demişti.
Yani, Şahin’in Cemaat bağlantısı herkesin bildiği bir sırdı ama sıradan bir insan Bank Asya’nın önünden geçtiği için FETÖ’cü ilan edilip cezaevine gönderilirken AKP yönetiminin resmen FETÖ’cülükle suçladığı ve İçişleri Bakanlığı sırasında polis alımları konusunda nihai karar verici olan Şahin hakkında tek bir soruşturma açılmamıştır. Kimsenin bir dini cemaat veya yapıya bağlılığı elbette kendi başına suç teşkil etmez. Burada dikkat çekmek istediğim nokta, Cemaat’in çoluk çocuk sahibi sıradan kadın takipçileri ile bakanının uğradığı muamele farkı.
Bu muamele farkı neden mi diyorsunuz, Şahin’e kapı kapı siyasi parti arayan güçler hakkında soruşturma veya dava açılmasına izin verilmemişti. Bugün anlaşılan gerçek şu ki, İdris Naim Şahin devletin Cemaate ödünç verdiği bir memur idi, onun için korunup kollandı ve devlete hizmeti ödülsüz bırakılmadı.
Gelelim CHP’ye… Kemal Kılıçdaroğlu’nun dış politika yazarlarına bir toplantıda söylediği “Dedikleriniz ve anlattıklarınız doğru ama bu devletin kırmızı çizgiler var. Biz bu çizgilerin dışına çıkamayız” sözü herşeyi özetlemektedir aslında.
Kılıçdaroğlu bu çizgilerin dışına çıkamadığı için bu devletin Afrin’de yaptırdığı yağmalara, İdlib’te radikal İslamcı teröristlere kol kanat germe politikasına sahip çıkabilmiş ve “Afrin ve İdlib’te güzel şeyler yapılıyor. Fotoğraflarını gördüm” diyebilmiştir. Çünkü, söyleyeceği metin bir şekilde kendisine iletilmiştir. İdlib ve Afrin politikası devletin kırmızı çizgisidir, ülkeyi batağa sürüklediği görülse bile karşı çıkılamaz.
Mevlüt Çavuşoğlu be devletin dışişleri bakanı olduğundan adının karıştığı paralı lobi skandalında adı bile anılmaz, “bir bakan” diye geçiştirilir. Çünkü devletin dışişleri bakanına sahip çıkmak da kırmızı çizgidir.
Özetle, devlet partiler üzerinden toplumu biçimlemekte ve siyaseti Kürt karşıtlığı üzerinden biçimlemektedir. Kılıçdaroğlu’nun CHP’si, İdris Naim Şahin’in Saadet Partisi bu savaşın gönüllü elemanlarıdır. Devletten bağımsız bir siyaset üretemeyen bu çizginin ana kaybedeni toplumdur, kazananı ise Erdoğan ve şürekasıdır. Beraber yürüyün bu yollarda...
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.03.2022
7.03.2022
1.03.2022
21.02.2022
28.01.2022
11.01.2022
6.01.2022
3.01.2022
25.11.2021
18.11.2021