Ergün Diler
Herkes AFRİN operasyonunu konuşuyor. Çoğu da izliyor! Türk askeri aslında geç bile kaldı. Fırtına gibi sınırı geçip zor hava koşullarında TER ÖRLE mücadele ediyorlar. Büyük bir uyum içinde... 4 koldan vuruyorlar, ilerliyorlar. Peki AFRİN niye başımıza bela edilmek istendi? Biz neden dayandık, sabır gösterdik ve sonunda "YETER " diyerek girdik? ABD ne amaçlıyordu? Çin ne? İngiltere neredeydi? Rusya nerede? Avrupa operasyonun yanında mı karşısında mı?
Konu ORTADOĞU olunca saydığım bu aktörlerin hepsi işin içindedir! Görürsünüz ya da göremezsiniz! Ama kesinlikle oradalardır!
Açalım. Geniş bakıp anlamaya çalışalım...
Amerika Birleşik Devletleri, son 100 yılın en büyük kumarını oynamaya başladı. Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra dünyayı yöneten güç ABD ve İngiltere oldu. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra ABD ile RUSYA arasında oluşan DENGENİN ana unsuru yine İNGİLİZLER'di! İngiltere ABD'nin merkezine yerleşmişti! Görünmüyordu, öne çıkmıyordu ama çok etkiliydi! Yani ABD'nin attığı her adımın yanında İngilizler vardı...
Daha önce çok yazdım! Amerika Birleşik Devletleri'ndeki derin yapı, George W. Bush ile buna itiraz etmeye başladı. İngiltere ile ABD'nin savaşı, 2001'deki 11 Eylül saldırılarıyla başladı. Stratejik birimlerde bu net olarak anlaşıldı.
Washington, Londra'dan yönetilmeye itiraz ettiği için ortaklık bitti. Irak ve Ortadoğu konusunda beraber yürüyormuş gibi görünse de iki taraf da bugünün planlarını yapıyordu. 3 yıllık evlilikler bile birkaç ayda bitmiyorken, 100 yıllık evlilik nasıl birkaç yıl içinde bitebilirdi ki. Ancak evlilik bitti, sıra mal paylaşımına geldi. Anlamamız gereken bu!
Washington, Ortadoğu ve Afrika'yı istiyor. Londra da Ortadoğu ve Afrika'yı istiyor. 100 yıl boyunca Washington'ı yöneten Londra, Yeni Dünya Düzeni ile birlikte Pekin'in merkezi oldu. Bugün Çin'i yöneten güç İngiltere'dir!
Günlük koşuşturmada anlamadığımız, atladığımız ve okullarda okutulmayan budur! PARAYI İYİ TAKİP EDİN! Çin'de trilyonlarca dolarlık iş yapan Amerikan şirketlerinin ortaklık yapısı hep Londra ağırlıklıdır. Trump döneminde buna itiraz çok öne çıktı. Trump ve kendisini getiren güç, Çin'deki Amerikan şirketlerinin aslında Amerikalı olmadığını gördüğü için Pekin'e itiraz etti. Şimdi Washington, İpek Yolu'nu kendi rotasıyla yönetemezse yıkım yaşayacağının farkında. Pirincin içindeki beyaz taş sorunu şimdi ABD'nin kabusu! Ayıklamak hiç kolay değil! Ayıklamadığın zaman da yoksun! Bu kadar net!
Türk Devleti yeni dünya düzeninde kendini göstermek için, oyunu bozmak için, kendisini kenarda tutmak isteyenlere "BİZ OLMADAN OLMAZ" demek için gücünü ortaya koydu... Eğer paylaşım döneminde olmasaydık inanın hepsi birden çullanır, itiraz ederdi! Ancak TÜRK DEVLETİ bunu bildiği için Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın itmesiyle hızla sınırı geçti ve oyunun başrolünü aldı. AFRİN dediğimiz yer, Suriye dediğimiz yer İPEK YOLU'nun yani BÜYÜK DENGENİN KALBİ gibi...
Türk askerinin rüzgar gibi esmesini İPEK YOLU'ndan ayrı düşünemeyiz! Aradaki ilişkiyi görmek çok zor değil! Karşıdaki güç yani ABD, YPG ile Türkiye, İran ve Irak'ı kendine bağlamak istiyor. 4 bin TIR silah niye geldi sanıyorsunuz! En iyi oyuncuları SİLAH zoruyla yanlarına çekebilmek için! Türkiye bunu bozup attı. Kaybeden YPG değil ABD... Washington YPG ile TÜRKİYE, İRAN ve IRAK'ı kendine bağladığı zaman en büyük yıkım Çin ve İngiltere'de yaşanacaktır!
Bizde içeriden yıkılırız ama en büyük zarar İngiltere ve Çin'de olur! Kazanan ise sadece ve sadece ABD!
Denklemleri bu! İstedikleri de bu! Bir tarafta 65 ülkenin zenginleşeceği ve paylaşacağı bir denge diğer tarafta sadece ABD'nin kazanacağı herkesin bakacağı bir oyun! KAVGANIN NEDENİ BU!
BEYAZ SARAY bunu başarırsa, İpek Yolu Washington'ın olur, başaramazsa Amerika'nın gidecek yolu olmaz. DEAŞ da, kurulurken İpek Yolu merkez seçilmişti.
Amerikan şu an askeri olarak Türkiye'ye, İran'a hatta sürekli dövdüğü Irak'a zarar veremez!
Çünkü Irak, emirleri Londra'dan alıyor. Amerika, kendi askeriyle Irak'ta merkez yönetime tek bir mermi dahi atamaz. O nedenle Kuzey Irak, bugün merkez yönetimiyle kavga ediyor.
Washington istediği için ayrışma referanduma kadar gitti. Türkiye, Afrin'de önemli bir zafer kazanacak! Bu Rusya'yı da mutlu edecek.
Çünkü tüm stratejistler, araştırma kuruluşları, think-tank'lerin raporları ABD ile Çin'in gizli savaşında kazanan ülkelerin İngiltere, Rusya ve Türkiye olacağını gösteriyor. Rusya ve İngiltere, ABD'nin yanlış politikaları nedeniyle yan yana gelmek zorunda kaldı. Hiçbir iletişimin olmamasına rağmen bugün ABD'nin YPG ve DEAŞ politikalarında Rusya ve İngiltere aynı düşünceyi yönetiyor.
Türkiye'nin Afrin operasyonunun önemi, İran'ı da harekete geçirecek. Çünkü İran, rejim destekli operasyonla YPG'nin Irak sınırını MERKEZİ YÖNETİME vermek için plan yapıyor. YPG, Deyrezor kentinin Fırat Nehri doğusunda kalan hattını tamamen aldı. Bu bölge önce DEAŞ tarafından işgal edildi, 45 gün sonra YPG'ye verildi. Artık Irak'la YPG sınırı var. Bu hat ABD için de çok önemli. Türkiye'nin Afrin operasyonundan sonra veya aynı dönemlerde rejim de YPG'yi vuracak. Deyrezor'dan Irak sınırına kadar olan bölge YPG'den alınacak. Bu operasyonda, Rusya, İran ve Suriye yan yana olacak. ABD'nin bu operasyona karşı bir operasyon yapacağı da ön görülüyor. Haseke de aynı şekilde İran'ın hedefi olacak. Çünkü bu bölgedeki Şiiler de, Amerikan destekli DEAŞ ve sonrasında YPG tarafından bölgeden gönderilmişti.
ABD, şimdi bu beklenen plana karşılık ciddi bir adım atmak zorunda. Zaten önceki gün ABD'li CENTCOM Komutanı VOTEL'in RAKKA'daki görüntüleri ortaya çıktı. Savaş büyük yani! Ancak kıskaç giderek daralmakta! Washington nefes alacak alan bulamamakta! Tabii yine de boş duracak halleri yok! İran'a karşı YPG değil DEAŞ saldırıları planlanıyor. Çünkü DEAŞ'ın kuruluş felsefesi, Hıristiyanlara karşı değil. DEAŞ'ın hedefi ilk günden beri Şiiler'di. Yani hedefteki ilk ülke İran'dı.
Şimdi bitti gibi görünen DEAŞ, bir anda Tahran'da birkaç saldırı düzenlerse ne olur? Mümkün mü? Evet!
ABD bunun planını tamamladı. Amerika'nın gizli güçlerinin açıklamalarını dikkatlice incelerseniz, İran'daki ayaklanmadan sonra yeni planın devreye girdiğini net olarak görebilirsiniz.
Ortadoğu istenilen yeni düzene ulaşmadığı sürece ABD Afrika'da adım atmayacak. Bu herkes tarafından bilinmekte! Yani büyük oyuncular farkında!
Şu anda Amerika'nın elit birlikleri, Afrika'daki terör örgütlerine eğitim veriyor. Bu eğitim 3 yıldır sürüyor ve hepsi çok güçlü birer terör ordusu haline getirildi.
Ancak öncelik Ortadoğu'da. Pentagon, Ortadoğu konusunda aralarındaki tartışmada haklı çıktı! Çünkü Pentagon, 1 yıl önce Ortadoğu'da YPG'nin daha etkin kullanılmasını istiyordu. Bu gerçekleşmedi.
Trump döneminde ise Pentagon ile çok sancılı çekişmeler yaşandı. Bugün ise Pentagon'un kararları geçerli oluyor. Trump yönetimi DEAŞ ve YPG'yi destekliyor. Pentagon da destekliyor.
Trump'ın ekibiyle yaptığı harita değil, Pentagon'un yaptığı haritanın geçerli olması için çalışılacak. Kendi içlerindeki son karar bu gibi! Tabii bu dediklerinin olacağı anlamına gelmiyor! Sadece tartışıyorlar!
Amerikan Savunma Bakanlığı ile Beyaz Saray'ın açıklamaları dikkatlice izlerseniz arasındaki farklılıkları, anlaşmazlığı da görürsünüz. Burada kazanan kim olur? Elbette Pentagon.
Çünkü Trump'ın güçlü olmadığı 2018 bütçe görüşmelerinde de ortaya çıktı.
Pentagon, Trump'a küçük bir ayar verdi. O da bunu net olarak gördü. Beyaz Saray'ın komutanı yok, askerleri de yok.
Elbette silahları da yok. Ancak Pentagon, hepsine sahip. Bunu da kullanıyor. Çin ise Ortadoğu'daki karışıklıktan rahatsız değil. Ancak sonuçlarının kendilerini de çok ilgilendirdiğinin farkında. Çin yönetiminin çok özel bir ekibi, Ortadoğu turunda. Çok önemli görüşmeler yapıyor. Ancak Çin, içeride bir karışıklık ihtimalini reddetmiyor. O nedenle içeriyi bırakmadan dışarıda adımlar atıyor.
Yazıyı bitirirken birkaç saat sonra ERDOĞAN-TRUMP telefon görüşmesi olacağını hatırladım!
Türkiye kim ne derse desin bölgenin KİLİT ÜLKESİ. GÜCÜNÜ de ABD'nin besleyip büyüttüğü ÖRGÜTE DARBE İNDİREREK bir günde gösterdi...
Kimse bizim dışımızda oyun kuramaz. ASLA VE KAT'A KURAMAZ...
Bu tehlikenin olmadığı, olmayacağı anlamına gelmesin!
Süreç sancılı ve zor!
Ama kazanan biz olacağız.
Anlatmak istediğim bu.
Kimse bizsiz adım atamaz.
Atsınlar da görelim... Atmaya kalkanlar şimdi AFRİN'de kaçacak delik arıyor....
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları

















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.01.2018
31.10.2018
30.10.2018
25.10.2018
24.10.2018
23.10.2018
18.10.2018
12.10.2018
11.10.2018
10.10.2018