Eser KARAKAŞ
Bir ayı geçtik, Boğaziçi Üniversitesi ile yatıyoruz, Boğaziçi Üniversitesi ile kalkıyoruz, iyi ki de öyle oluyor çünkü Boğaziçi Üniversitesi bu ülkenin ürettiği ve üretebileceği kurumsal kalitenin çok üzerinde bir kurum ve niteliğe karşı bir Moğol istilası bu ortalamanın üzerindeki kurumları, kişileri yok etme derdinde.
Özellikle akademik çevrelerde niteliğin büyük kıskançlık ürettiği ve negatif seleksiyona yönlendirdiği bilinen bir gerçek zaten.
Bugüne, KHK rezaletine girmek istemiyorum; 12 Eylül darbesinde kendi alanımdan, iktisat öğretiminden bir örnek vereceğim, İstanbul Üniversitesi’nden Sencer Divitçioğlu, İdris Küçükömer, Ankara Üniversitesi’nden Yılmaz Akyüz, Tuncer Bulutay, Korkut Boratav gibi hocalar 1402’lik oldular ve bu isimler 1980’li yolların uzak ara en parlakları idiler.
Bugün de kimse Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi ile uğraşmıyor, hedefte Boğaziçi Üniversitesi var, bu durum Türkiye gelenekleri ile de son derece uyumlu; 80’li, 90’lı yılların sözde mazlumlarının da içlerinden birer canavar çıktı, Boğaziçi Üniversitesi’ne saldırıyorlar.
Kullandıkları dangalak argüman da üniversitelerin yasal anlamda eşitliği; kimse buna şimdilik karşı çıkmıyor zaten ama ABD’de dört bini aşkın üniversite var, yasalar önünde kurumsal eşitlikleri vardır ama bazılarının adı Harvard, Yale, MIT.
Öğrenci gösterileri falan hep bahane, Boğaziçi Üniversitesi’nin niteliğine saldırma ve niteliksize benzetme alçak içgüdüsü şahane.
Nitelik, üstelik üniversite nitelik dediğiniz şey de izafi bir kavram, Boğaziçi Üniversitesi de bir Harvard değil ama Türkiye’nin de Harvard’ı herhalde Boğaziçi.
Başka bir ifade ile de Türkiye’nin Pele’si Boğaziçi Üniversitesi.
Pele’den bir örnek vereceğim, muhtemelen Pele’yi tanımayan yoktur.
Pele 1962 Dünya kupasında zirveye çıkıyor, Brezilya 1962 ve 1970 dünya kupalarını alıyor ama Pele’nin en iyi dönemi olan 1966’da Brezilya finallere bile çıkamıyor çünkü Brezilya-Bulgaristan grup maçında (Brezilya iki-sıfır yenmiş idi) bir Bulgar oyuncu sahaya top oynamak için değil Pele’yi oynatmamak için çıkıyor, o zaman daha sarı kart, kırmızı kart uygulaması da başlamamış, Pele sakatlanıyor ama yine de bir frikik golü atıyor; bir sonraki maça (Brezilya-Macaristan) Brezilya Pele’siz çıkıyor ve Macaristan’a yeniliyor, gruptan da çıkamıyor.
Dünya Kupası bittikten sonra FIFA (Dünya futbolunun şemsiye örgütü) toplantılar yapılıyor ve futbola renk katan, tribünleri dolduran, insanları ekranlara kilitleyen futbolculara özel bir koruma gerektiğine karar veriliyor, sıradan ya da kazma bir futbolcuya yapılan ağır bir faul sonrası hakemlerin sert bir uyarı ile yetinebilecekleri ama aynı faul Pele’ye yapılırsa yapanın hemen sahadan atılıp ceza görmesi isteniyor.
Kanımca çok doğru bir karar, sert bir faul Pele’ye yapıldığında Pele’nin bacağı kırılırsa kırılan sadece bir futbolcunun bacağı değil, futbolun bacağı oluyor, estetiğin bacağı oluyor.
1966 Dünya Kupası sonrası sarı ve kırmızı kart uygulaması başlıyor, temel gerekçe Jackie Charleton’ın (İngiltere’nin efsanevi santraforu) bir maçta hakemle İngilizce kurduğu ilişki, rakip oyuncunun da İngilizce bilmemesi gösterildi ama futbol severler gerçek nedenin Pele gibi yıldızların korunması olduğunu ve iki sarı kart ile sahadan uzaklaştırılacak, bir maç da ceza alacak futbolcuya daha dikkatli oynama zorunluluğu getirme olduğunu bilirler.
Boğaziçi Üniversitesi de Türkiye’nin Pele’sidir, siz bütün üniversiteler eşittir, farklı bir muamele isteyen hocalar ve öğrenciler şımarık ve kibirli diyen dangalaklara bakmayın, doğrusu budur.
Belki Boğaziçi, ODTÜ gibi üniversiteleri için ayrı bir yasa çıkarılmaz ama Erdoğan’ın buralara rektör tayin ederken bu kurumların hassasiyetlerini dikkate alması Cumhurbaşkanı olabilmenin alfabesidir.
Bu arada bu saçma sapan atama yönteminin değiştirilmesinin şart olduğuna değinmiyorum bile; bir de hiç konuşulmayan rektörlerin olağanüstü yetkileri mutlaka traşlanmalı ve fakülte, bölüm kurullarına yasal yetki devri gerçekleştirilmelidir.
Türkiye Boğaziçi Üniversite’sini Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi’ne benzetme saçmalığını bir kenara bırakıp yirmi, otuz sene gibi bir vadede Boğaziçi Üniversitesi modelini ve kalitesini beş üniversiteye daha yaygınlaştırma hedefini benimsemelidir ama siyasal ve ekonomik iktidarda bugün böyle akıllı bir vizyon ne gezer.
Pele’leri korumalıyız, Pele’siz futbol yavandır ve iş insanları için söylüyorum, Pele’siz futbol tribünleri de, ekran başlarını da doldurmaz (TFF’nin başında da bir büyük işadamı var).
Boğaziçi’siz Türkiye de Pele’siz futbol kadar yavandır, kavruk bir ülke olmaya, yabancı sermaye çekmemeye adaydır.
Boğaziçi konusunu tartışırken bir futbol benzetmesini tercih ettim çünkü Erdoğan mutlaka üniversiteden çok futboldan anlıyor, belki Pele alegorisi, bu yazıyı yakın çevresinde birileri okursa, kafalarında bir kıvılcım çaktırabilir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları


















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.01.2026
19.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
22.12.2025
18.12.2025
8.12.2025
1.12.2025
26.11.2025