Etyen MAHÇUPYAN
Entelektüel dünya, kapitalizmin her küreselleşme döneminde farklı bir oryantalizm ve oksidantalizm türü ile tanışıyor.
Bu iki terim, edebiyattan istihbarata uzanan geniş bir yelpazede Batı ile Doğu'nun birbirini nasıl ötekileştirdiğini irdelemek üzere kullanılıyor. Ortak yanları, her ikisinde de gerçeklerle duygusal önyargıların birbirine karışması. Her ikisinde de temel dert ötekini anlamak değil, tanımlamak. Buna ötekini aşağılama dürtüsünün cazibesini de eklemek lazım... Böylece ortaya, yapılan gözlemleri nasıl okuyacağını bilmeyen, yüzeysel bir bakış çıkıyor. Doğu ile Batı'nın birbirlerine bakışının en bariz benzerliğinin 'cehalet' olduğunu öne sürmek, sanırım pek yanlış olmaz.
Öte yandan öteki hakkında bilgi edinmek son derece işlevsel bir ihtiyaç. Çünkü dünyamız hiyerarşik bir sistem ve Batı'nın yönetmek için Doğu'yu bilmeye, Doğu'nun ise sisteme adapte olurken direnebilmek için Batı'yı bilmeye ihtiyacı var. Söz konusu ihtiyacı en yoğun olarak hisseden ülke ise muhakkak ki Amerika Birleşik Devletleri. Bir yandan oryantalizmin kaçınılması zor cazibesi altında kalan, öte yandan da gerçekliğin bu değerlendirme biçiminin ötesinde olduğunu kavrayan bir bakış uzunca süredir ABD Dışişleri'ne egemen. Bu nedenle dünyanın her yerindeki ABD elçilik ve konsoloslukları sadece resmi bilgilerin derlenmesiyle yetinmeyip, yerel aktörlerin 'içeriden' gözlem ve yorumlarını da almaya itina gösteriyorlar.
Bu, bir öğrenme süreci... Kimin neyi ne kadar bilebileceğini takdir etmek zaman alıyor. İşin ruhunda kimliksel bir sınırlanma da var: Çünkü herkes içgüdüsel olarak 'kendisine benzeyenle' iletişim kurmaya daha hazırdır ve 'kendisine benzemeyenle' sosyal ilişki kurmanın vereceği rahatsızlıktan kaçar. Buna bize benzeyenlerle aynı dili paylaştığımızı, oysa kimliksel açıdan bizden farklı olanlarla dil sorunu yaşanabileceğini de eklemek lazım. Dolayısıyla Türkiye'deki yabancı misyonlar da esas olarak yıllar boyunca 'kendilerine benzeyenlerle' temas kurdular ve Türkiye'yi onların bakış açısının içinden okudular.
ABD'liler de aynı yolu izlediler. Türkiye'nin değişen dinamiğini anlamak üzere laik kesimden kişilerle sık sık bir araya geldiler. Ne yazık ki Türkiye'nin cemaatçi yapısı, laik kesimin Türkiye'deki değişimi doğru okumasına izin vermiyordu, çünkü söz konusu değişimin dinamiği artık İslami kesimde, yani 'ötekilerdeydi' ve laik kesimin öteki algısı da son derece oryantalistti. Diğer bir deyişle laik kesimin temsilcileri toplumsal dönüşümü anlamadıkları gibi, kafalarındaki 'dindar' imgesinden hareketle hayali bir dünya kurmaktaydılar. Dahası laik kesim on yıllar boyunca siyaseti askere ve yargıya devretmiş olduğu için, siyasetten de pek anlamıyor ama kendisini anlar sanıyordu. Bunun tezahürü olarak, analiz yapmayı bilmeyen, onun yerine siyasetin görüntülerine sıkışıp kalan bir laik inteligensiya türemişti. 'Gözlem' diye yapılanlar, 'öteki' tarafın siyasi liderlerinin sözlerinin yan yana getirilmesinden ve bunlara siyasi anlam atfedilmesinden ibaretti. Bu ise 'öteki' taraftaki toplumsal değişimi daha da ulaşılmaz kılmakta ve sonuçta siyasetin bir cehalet zeminine oturmasını garantilemekteydi. Çünkü Batı'dan epeyce farklı olarak, Doğu'da siyaset henüz tam bir toplumsal temsil yeteneğine sahip değildi. Yani siyasetin görüntülerine bakarak toplumu anlamak imkânsızdı... Yapılması gereken tam tersiydi: Ancak toplumu anladığınız takdirde, siyasetin görüntülerinin anlamına vâkıf olabilirdiniz.
Oysa genelde laik kesimin temsilcileri bunu yapmaktan acizdi ve nitekim başta ABD yetkilileri olmak üzere, yabancı misyonlar yıllarca yanlış değerlendirmelerin içinde boğuşmak durumunda kaldılar. Herhalde son on yıl bu görevlilerin 'gerçeği' öğrenmek için en çok uğraştıkları ve çoğu zaman çaresiz kaldıkları dönem olmuştur.
Yine de bu bir öğrenme süreciydi ve yabancılar bu sürede gerçekten de öğrendiler. Bugünlerde onları kandırmak artık çok daha zor. Muhtemelen laik kesimden kişilerle görüştüklerinde çoğu kez içlerinden epeyce gülüyorlardır. Bu gelişimi Taraf gazetesinde yayımlanmakta olan Wikileaks belgelerinden takip etmek epeyce eğlenceli. Biz de birkaç örneğe bakacağız...
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Kemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (2)
25.10.2025 - Kemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (1)
25.10.2025 - Kürt ‘açılımı’nın nedeni Suriye değil, Türkiye!
15.03.2025 - Muhalefet için bir not: İktidar (sanılanın aksine) tutarlı ve başarılı!
20.02.2025 - İktidarın Kürt ‘açılımı’ üzerine bir not
15.10.2024 - Çocuklar anayasa yapabilir mi?
24.09.2024 - Mustafa Kemal’in büyümeyen çocukları
19.09.2024 - Nasıl bir ordu isterdiniz?
10.09.2024 - Yeni İttihatçılık havuzunun bilinçsiz balıkları
2.09.2024 - Seçimlerden kim kazançlı çıkacak?
13.04.2024
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
































































hko
sn. altan, güncel gelişmeleri mezkeze alan gazete yazılarınızdaki tutumunuz buradaki "her koşulda ve herseye rağmen puritanlık" iddiasını desteklemiyor. olayları belirsizlikleri, içsel karşıtlıkları daha doğru ifadesi "oldukları" gibi değil; yandaşı olduğunuz bir iddianın gerektirdiği "seçilmiş gerçeklikler" üzerinden gerçekliği çarpıratak yandaşlık kültüne kurban ederek ele alıyorsunuz. bu arada yazınızı okuyup amuda kalkanların topluma maliyeti de sizi hiç ama hiç ırgalamıyor
Metin gunes
herkes agac dikebilsin dunyamiz guzel olsun inşaallah. ./