Etyen MAHÇUPYAN
Anadolu toplumu uzun yüzyıllar boyunca bir cemaatler hiyerarşisi şeklinde yaşadı.
AKP'yi ortaya çıkaran dönüşüm bu siyasetin kırılmasına neden oldu. Ama aynı zamanda bastırılmış olan bir hedefin de yüz yıl sonra yeniden hatırlanmasını sağladı: Toplum olmak… Bugün Türkiye halkı geçmişi hatırlama ve geleceği inşa etme gayreti arasında bugünü içselleştiriyor ve belki ilk kez bir ‘toplum' olmanın yollarını arıyor. Geçen aylarda yurt çapında gerçekleştirilen TESEV çalışması, Türkiye halkının geliştirmekte olduğu zihinsel çerçeveyi bir nebze ortaya koymakta.
Geçmişin üzerimizde yarattığı yükün en önemli maddeleri Kemalizm'i nasıl değerlendireceğimiz ve devletin bugüne kadar yapmış olduğu suistimallerin nasıl karşılanacağı. KONDA'nın yürüttüğü araştırmada ‘Anayasa'nın Türkiye'nin imzaladığı uluslararası anlaşmalar ve evrensel ilkelerle uyum içinde olmasını ve bu konuda hiçbir istisnaya izin verilmemesini' öneren cümle yüzde 75 gibi net bir destek bulmakta. Ancak ‘anayasa Atatürk ilke ve inkılapları ile Atatürk milliyetçiliğine yer vermelidir' diyenler yüzde 82,3ü bulabiliyor. Görünen o ki birçok kişi ideal durumla gerçek arasında bir ayrım yapıyor ve çatışmadan kaçma uğruna idealden ödün vermeyi yadırgamıyor. Diğer bir deyişle birinci tespit halkın toplum olmaya giderken çatışma istemediğidir.
İkinci olarak, yine her kesimde geçmişin ağırlığının hızla azaldığı, zihinsel özgürleşmeyi mümkün kılan bir özgüvenin yükseldiği tespitini yapabiliriz. Dersim, 6-7 Eylül, Sivas Madımak ve Uludere olaylarını bir araya getiren soruda en yüksek cevabın hem özür dilenmesi hem de tazminat ödenmesi olduğu görülüyor (45,2). Buna sadece tazminat veya özür isteğini de eklediğimizde oran yüzde 69'a çıkıyor. İlginç olan kendisine ‘Türk' veya ‘Sünni' diyenlerin de aynı desteği göstermeleri (65 ve 67). Diğer bir deyişle her alt kimliksel grupta çoğunluğun geçmişle ilgili zihinsel tortulardan kurtulmuş olduğu gözüküyor ki bu da Kürt ve Alevi meselelerinde daha hızlı yol alabilmenin psikolojik altyapısının mevcut olduğunu söylüyor.
Bugünle ilgili yapmakta olduğumuz temel tartışmalar laiklik/dindarlık ekseninde yer almakta. Dolayısıyla başörtüsü ve ahlak algısına ilişkin sorular özellikle anlamlı. ‘Öğretmen, hakim gibi kamu çalışanları da içinde olmak üzere örtünmek isteyen örtünmelidir' şıkkına yanlış diyenler yüzde 15 iken, doğru diyenler yüzde 76'yı geçiyor. Ahlaktan ne anlaşıldığına bakıldığında ise din-iman-namus üçlemesinin cevapların yüzde 15'ini oluşturduğu, oysa dürüstlük ve başkalarına saygılı olmak seçeneklerinin toplam yüzde 29,5 olduğu görülüyor. Buradaki önemli fark birinin dinden, diğerinin daha seküler sayılabilecek hayat pratiklerinden neşet ediyor oluşu değil. Din-iman-namus üçlemesi öznenin kendi inancından hareketle önerdiği bir ahlak anlayışı… Oysa dürüstlük ve saygılı olma başkaları üzerindeki etkimizi, dolayısıyla algılanma biçimimizi merkeze alan bir ahlak tanımına işaret etmekte. Genel toplumsal normları ve geleneği öne çıkaran, toplumsal değişim karşısında daha esnek olunabileceğini ima eden yanıtlar da toplam yüzde 39'u aşıyor. Bu tablo ahlak algısının giderek kategorik olmaktan uzaklaşarak birlikte yaşamanın doğal zemini olmaya yüz tuttuğunu akla getiriyor.
Nihayet geleceğe bakarken Alevilerin haklarına geliyoruz. Diyanet'in yeni anayasada yer almasını destekleyen kişilerin oranı yüzde 84,3 iken bu grubun sadece yüzde 16,5'i hizmetin Sünnilere yönelik olmasını istemekte, geri kalan yüzde 83,5 ‘diğer mezhep ve dinlere de' hizmet verilmesini doğru bulmakta. Din dersleri konusunda ‘zorunlu' ve ‘seçmeli' tercihleri arasında bölünme yaşanırken, soru derslerin içeriğine geldiğinde Sünni Müslümanlığın yanı sıra tüm din ve mezheplerin de öğretilmesi büyük destek alabiliyor (77). Türkiye halkı toplum olmak istiyor… Ama bu tabloyla bir türlü birleşemeyen de bir Kürt meselesi var ve asıl kırılma orada.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları




































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.10.2025
25.10.2025
15.03.2025
20.02.2025
15.10.2024
24.09.2024
19.09.2024
10.09.2024
2.09.2024
13.04.2024