Etyen MAHÇUPYAN
Hükümetin açıkladığı demokratikleşme paketinin beğeneni beğenmeyeni tabii ki olacak.
Ancak önemli olan nokta, toplumun geniş kesimleri için bu iki değerlendirmenin birbirini dışlamaması… Beğenenler beğenmeyenlerin görüşüne, beğenmeyenler de beğenenlerin görüşüne büyük ölçüde katılacaklar. Çünkü böyle bir paketin değerlendirilmesinde iki farklı referans var ve ‘beğeni’ sizin hangi referansa baktığınıza bağlı. Diğer taraftan hangi referansı önemsiyor olsak da diğerini göz ardı etmiyoruz. Söz konusu iki referans çok basit bir tanımla geçmiş ve gelecektir… Geçmişe bakarken bu paketi beğenmemek mümkün değil. Buna karşılık geleceğe bakarken paketi yetersiz bulmamak da imkansız. Bu bir ayrışma da değil, çünkü hemen herkes bu iki referans arasında gidip geliyor. Örneğin Kürt siyasetinin en radikal, çıtayı yüksekte tutan ideolojik militanları bile geçmişe baktıklarında AKP’nin beklenmedik değişimlere imza atan reformist bir yanı olduğunu söylüyorlar. Ancak aynı kişiler geleceğe bakıp, yapılmasını istedikleri hamleleri temel aldıklarında, bu kez de aynı AKP’nin devletleştiğinden dem vurabiliyor.
Yüzeyde bu iki söylem arasında farkın bir ‘gerçekçilik’ algısına dayandığı öne sürülebilir. Paketi beğenenlerin daha ‘gerçekçi’ olduğunu, toplumun zihniyetini, devletin ideolojisini ve yönetimdeki direnci dikkate aldıklarını öne sürebiliriz. Beğenmeyenlerin ise olması gerekenin peşinden gittikleri için tatmin olmadıklarını düşünebiliriz. Bu yargı bir yere kadar doğru. Ne var ki gerçekçilik, toplumun geleceğe dönük hayal ve tercihlerinin de dikkate alınmasını gerektiriyor. Dolayısıyla en doğrusu paketi değişim sürecinin parçası olarak sunmak, böylece hem geçmişten ve bildik gerçekçilikten uzaklaşmamak, hem de geleceğe yönelik umudun taşınmasını sağlamaktı. Nitekim Başbakan da böyle yaptı… “Ne ilk ne de son” vurgusuyla, “ulaşılması gereken değil, ulaşılan noktanın tezahürü” olarak tanımlarken, bir yandan paketi Cumhuriyet’in kuruluşuna bağladı, aynı anda da o Cumhuriyet’in ‘millet istediği için ve milleti bütünlüğü içinde korumak amacıyla’ ucu açık bir dönüşüm yolunda yürüdüğünü söylemiş oldu.
Bu bağlantı hamasi bir söylemin ötesini ifade ediyor. Türkiye gibi kimliksel kırılmalar ve karşılıklı kültürel yabancılaşmalar yaşayan, millet olmaya çalışırken ‘toplum’ olamamış, cemaatçı bakışı aşamamış ülkelerde toplumsal desteğe dayanarak reform yapabilmek, ister istemez toplumsal vasatide ‘neyin normal hale gelmiş olduğuyla’ bağlantılı. Başbakan, bu noktada da doğru bir teşhisten hareket etti. Halka rağmen adım atmanın mümkün olmadığını vurgularken, örnek olarak sadece ‘tek tipçi’ rejimleri değil, demokrasiyi de zikretti. Kısacası, iyi ve doğru olanın ne olduğu bilinse bile, bunun hayata geçmesini toplumun ikna edilmesine ve söz konusu olgunluk seviyesine gelmesine bağladı.
Burada da ikili bir değerlendirme mümkün. Liderliğin bu olmadığını, hele evrensel hak ve özgürlükler konu olduğunda toplumun zihniyetine bakılmaması gerektiğini öne sürebiliriz. Demokratik adımların halkın demokrasi kültürüne tabi olmaması gerektiğini savunabiliriz. Ama bunun hiç de demokratça olmadığını da görmek durumundayız. Demokratlık bir usuldür… Ve kalıcı reformlar da toplumun içselleştirmesini, sahiplenmesini gerektirir. Diğer deyişle toplumun ikna edilmesi meselenin esasıdır. Bu açıdan bakıldığında AKP’nin toplumu ikna çabalarını yetersiz bulabilsek de, bunun sadece iktidara düşmediğini unutmamakta yarar var. AKP yeni anayasa çalışmasının da gösterdiği üzere, muhalefete de el uzatarak toplumsal algıyı zorlamaya hazır. Ama birçok örneğin ortaya koyduğu gibi, tek başına bırakıldığında da toplumun genel kabulünün ötesine geçmekte isteksiz. Bu durum AKP’yi kendiliğinden ‘demokrat’ yapmıyor. Ancak iktidarın yapmadıklarını tekrarlamak da muhalefettekileri demokrat yapmıyor…
Öte yandan çıkan pakette toplumun gerisinde kalan konular da var. Alevilerin talepleri ve Heybeliada Ruhban Okulu belli başlı iki örnek... Burada iktidarın kendi tabanına yönelik sıkıntıların ve bir hak meselesini dış politika malzemesi kılmaya dönük faydacılığın işaretleri var. Kürtlere yönelik adımların da yeterliliğini kimse savunamaz. Ama artık o yönde ve geri dönüşü imkansız bir yola girdiğimizin herhalde herkes farkındadır. Bu ortam Alevilerin hak ve özgürlüklerinin de gasp edilmesinin mümkün olmayacağı bir yeni döneme işaret ediyor.
Başbakan’ın vurguladığı üzere “geri döndürülemez şekilde demokrasiye ilerleniyor” ve Türkiye’nin temel gerçeği bu. Siyaset yapanların bu gerçeği temel almaması halinde ise gidecekleri yol yok.
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Kemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (2)
25.10.2025 - Kemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (1)
25.10.2025 - Kürt ‘açılımı’nın nedeni Suriye değil, Türkiye!
15.03.2025 - Muhalefet için bir not: İktidar (sanılanın aksine) tutarlı ve başarılı!
20.02.2025 - İktidarın Kürt ‘açılımı’ üzerine bir not
15.10.2024 - Çocuklar anayasa yapabilir mi?
24.09.2024 - Mustafa Kemal’in büyümeyen çocukları
19.09.2024 - Nasıl bir ordu isterdiniz?
10.09.2024 - Yeni İttihatçılık havuzunun bilinçsiz balıkları
2.09.2024 - Seçimlerden kim kazançlı çıkacak?
13.04.2024
Yazarlar
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları









































































fazilet çulha
Denge Kürdistan grevlerin 40.cı günü bunu söyledik. Ama nedense 10 kişi söyleyince söylenmiş oluyor sayın Mahmut Övür