Etyen MAHÇUPYAN
İlker Başbuğ’un tahliyesi sembolik olarak yeni bir dönemin başladığının da işareti…
Eğer AKP önümüzdeki seçimlerde yüzde 45 civarında bir oy alırsa söz konusu yeni dönem gerçekçi bir hüviyet kazanacak. Muhtemelen önümüzdeki yıla yayılan bir biçimde bürokrasi içinde bir ‘yeniden yapılanmaya’ tanık olacağız ve bunun akabinde çözüm sürecinde daha kalıcı adımlar atılacak. Hükümet geçmişte askerî vesayeti püskürtmek için Hizmet Hareketi ile koalisyon yapmıştı. Bugün ise yargının bir vesayet aracı olarak kullanılmasını engellemek üzere Cumhuriyet bürokrasisi ile koalisyon yapmaya meylediyor. Beklenti, hükümetin toplumsal meşruiyeti perçinlemesi ile birlikte, başta asker olmak üzere bürokrasinin de kendisini yeni duruma adapte edeceği. Böylece çözüm süreci Kürtler nezdinde de daha güvenilir bir ‘devlet’ zeminine oturacak.
Dolayısıyla Başbuğ’un tahliyesinin işin özünde siyasî bir tasarruf olduğunu söylemek mümkün… Anayasa Mahkemesi haklı olarak Başbuğ’un kişisel hak ihlali ile karşı karşıya olduğunu tespit etti ama bunun kaçınılmaz sonucu tahliye değildi. Yasalara göre mahkemelerin kararı açıklama sonrasında ‘gerekçeli kararı’ yazmak için 15 gün süreleri bulunuyor. Bu olayda mahkeme karardan yedi ay geçmesine rağmen gerekçeli kararı yayınlamadı ve Başbuğ’un temyize müracaatı ertelenmiş oldu. Ardından yargılamayı yapan değil, farklı bir mahkemeye yetki verildi ve tahliye kararı çıktı. Oysa örneğin Başbuğ’un mağduriyetini sınırlamak üzere gerekçeli kararın kısa bir sürede yazılması istenebilirdi. Ama görünen o ki bu durum bir fırsat olarak kullanıldı. Öte yandan daha baştan Erdoğan, Başbuğ’un tutuklu yargılanmamasını istemiş ve bunu açıkça söylemişti. Nitekim eski Genelkurmay Başkanı çalışma arkadaşlarını korumak üzere bilerek pasif davrandı, ama darbe girişiminin parçası değildi. Bunu bizzat darbeci askerlerin yazdıklarından, toplantılarından, konuşmalarından ve mahkemedeki tutumlarından biliyoruz. Buna karşılık ‘internet andıcı’ mahkûmiyet alması için yeterliydi. Ama yargı, Başbuğ’u Ergenekon davasına bağlamak üzere uğraştı, olayı gerçeklik zemininden uzaklaştırdı ve sonuçta müebbet hapis cezası verdi ama gerekçeli kararı yazacak hale de bir türlü gelemedi.
Şimdi ortada ilginç bir durum var: Eğer mahkeme gerekçeli kararı hiç yazmazsa, müebbet hapse mahkûm olmuş biri ömür boyu serbest kalabilecek! Doğal olarak bu kabul edilebilir bir durum değil. O nedenle karar yazılacak, Başbuğ temyize gidecek, nihai sonuç ise o anki siyasî konjonktüre bağlı olacak.
Başbuğ kararının bir diğer sonucu, onun konumunda olan herkesin bu emsalden hareketle yargılandığı mahkemeye müracaat etmesi ve muhtemelen tahliye olması. Bunun, Türkiye’deki siyasî atmosferi belirgin bir biçimde değiştireceği açık… Laik kesimin yeniden özgüven kazanacağı bir döneme girilirken, AKP ile asker arasındaki ilişkinin yumuşamasına da tanık olacağız. Ancak bu yumuşamanın bir sınırı var. Aradaki mesafenin çok kısalacağını ummak gerçekçi olmaz. Buna karşılık ordu içindeki personel politikasında bir değişimin yaşanması, bazı kadroların siyasî niteliğinin incelenmeye alınması beklenebilir.
Siyasî alanda asıl ‘açılım’ ise muhtemelen Kürt meselesinde yaşanacak. Tutukluluğun 5 yılla sınırlandırılması ile birlikte bir yandan PKK’nın sivil siyasete doğru kayması, diğer yandan muhataplık meselesinin çoğulcu bir hale dönüşmesi beklenir. Yanına toplumsal ve bürokratik desteği almış bir hükümetin hayalindeki ‘yeniyi’ oluşturmak üzere daha cesur olması da şaşırtıcı olmaz. Bu bağlamda AB sözleşmelerindeki çekincelerin adım adım kalktığını ve yeni fasılların açıldığını görebiliriz.
Erdoğan’ın ‘otoriterleşmesinin’ 2011 yılında hissedilmeye başlanan ve giderek belirginleşen bir ‘yeni’ tehditle bağlantılı olduğunu görmeyenler, söz konusu tehdidin kalkması halinde siyasetin ne yöne evrileceğini de öngörmekte zorlanabilirler. Bugünkü ortamın meşruiyeti muhafazakâr kesimin söz konusu tehdidi görmesine veya buna inanmasına dayanıyor. Tehdit ortadan kalktığı halde, Başbakan kalkmamış gibi davranırsa kendi bindiği dalı keser… Buna karşılık tehdidin kalkması ile birlikte yeni bir inşa dönemine yönelirse on yıl daha bu ülkeyi yönetir. Başbakan’ın ve AKP’nin siyasî basiret açısından geçmişte eksikleri oldu... Ama bunlar hep kendilerince başa çıkılamayan tehdit dönemlerinde ortaya çıktı. Başbuğ’un tahliyesi tehdidin bertaraf edilmesinde yeni bir kaldıraç niteliğinde… Yargı, Başbuğ’u mahkûm ederek bir güç gösterisinde bulunmuştu. Bugün aynı yargı tahliye kararı ile artık gücün eski ellerde olmadığını söylemiş oluyor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları






























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.10.2025
25.10.2025
15.03.2025
20.02.2025
15.10.2024
24.09.2024
19.09.2024
10.09.2024
2.09.2024
13.04.2024