Etyen MAHÇUPYAN
Türkiye’yi geleceğe istikrarla taşıyacak yeni bir anayasa bugün artık acil bir ihtiyaç. Var olan hukuki çerçeve ve arka planındaki zihni yapıyla şu anki sorunların çözülme ihtimali olmadığı gibi, hızla yenilerinin yaratılacağı ve akılcı bir yönetimin neredeyse imkânsız hale gelebileceği gözüküyor. Bu değişikliği yaparken yönetim sisteminde de başkanlığa doğru geçilmesi, seçilmişlerin ve dolayısıyla toplumsal tercihlerin bürokrasi ve resmi ideoloji karşısındaki konumunu güçlendirecek. Eğer temsil yeteneğinden ödün vermeyen ve denetleme sistematiğini de hakkıyla oturtan bir alternatif üretilebilirse, toplumun söz konusu geçişe büyük oranda ‘evet’ demesi şaşırtıcı olmaz. Çünkü nihayette bu sistem iktidar kadar muhalefetin de işine gelir. Hem parlamentonun özerkliği açısından, hem de alternatif tek aday çıkararak AKP’yi yenme şansı vereceği için.
Ancak bu değişimi bir anda yaşamayacağız. Tartışma ve süreç zamana yayılacak. Bu süre içinde yaşanan her şey, alınan tutumlardan kullanılan dile başkanlıktan ‘gerçekte’ ne anlaşıldığını, yani nasıl ‘kullanılacağını’ ima edecek. Örneğin Türkiye’nin yıllar sonra AB ile açtığı ilk fasılda merkez bankasının konumu ve özerkliği biçimlenirken, siz başkanlık sistemi geldiğinde merkez bankasının yürütmeye tabi olacağını ima etmeye kalkarsanız ortalıkta ne yerli ne yabancı yatırımcı bulamazsınız. Başkanlık sistemiyle birlikte Türkiye’nin ekonomik sıçrama yapacağı hayali, bizzat bugünkü saçma sapan söyleminiz yüzünden heba olup gidebilir. Kısacası, hedefin olumlu niteliği o hedefi gerçekleştirmek için yeterli değil. O noktaya nasıl ilerlediğiniz de en az onun kadar belirleyici. Bu açıdan bakıldığında AKP’nin önünde birbirine bağlı iki tehlike bulunuyor.
Birinci tehlike başkanlığın ‘araçsallaştırılması’. Diğer deyişle başkanlığı bizatihi kendi nitelikleri nedeniyle ve topluma yapacağı katkı üzerinden değil, başkanlığın gelmesiyle kendi kişisel konumunun güçleneceği beklentisiyle savunmak. Yani başkanlık sistemini ‘savunuyor olmanın’ bir ikbal kapısı olduğu varsayımı. Cumhurbaşkanı’nın bu değişikliği çok istediğini bilen ve başkanlığı savunarak onun ‘gözüne girmeye’ çalışan epeyce kişi var ortalıkta. Bu kişilerin kendi arasında gizli bir rekabetin olması da çok doğal… Böylece ortaya garip bir ‘meslek’ çıkıyor: Yarın Erdoğan fikir değiştirse aynı gün onunla birlikte fikir değiştirip bugün söylediklerinin tersini savunabilecek bir amigo kümesi ile karşı karşıyayız. Ne var ki bir fikrin toplumsal kabulü, o fikrin taşıyıcılarının tıyneti ile de yakından bağlantılı. Böyle bir grubun görünür hale gelmesi hedefin de kalitesizleşmesine neden oluyor. Ama belki daha önemlisi doğrudan AKP’nin kalitesi hakkında kalıcı bir olumsuzluk üretiyor.
İkinci tehlike söz konusu araçsallaştırmanın uzantısı… Tartışma ve savunma tarzının irtifa kaybıyla birlikte önümüzdeki birkaç yıllık süre yeni bir ‘siyasetçi’ tipolojisini de sahneye çıkaracaktır. Tutulan yolun düzeysizleşmesi, düzeysiz kişilerin başkanlık alternatifinin ‘sözcüleri’ olmasıyla sonuçlanabilir. Giderek bu kişiler dışarıdan bakanların gözünde AKP’nin ‘düzeyini’ belirler hale gelebilirler. Parti yönetiminin bu algıyı tersine döndürmesi sanıldığından çok daha zor olacaktır. Bu ise vahim bir meşruiyet yıpranmasını ifade eder ve yeni anayasa etrafında ‘buluşmayı’ da imkânsız hale getirir.
Eğer bu geçişin geniş bir toplumsal zemin üzerinden yapılması ve doğru bir ürünle sonuçlanması isteniyorsa, AKP’nin bu türden araçsallaştırmalara ve düzeysizliklere cevaz vermemesi lazım. Türkiye’nin geldiği bu noktada süreç ne oluruna bırakılabilir, ne de olur olmaz kişilere…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları





































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.10.2025
25.10.2025
15.03.2025
20.02.2025
15.10.2024
24.09.2024
19.09.2024
10.09.2024
2.09.2024
13.04.2024