Etyen MAHÇUPYAN
Son gelişmeler, Türkiye’yi Rusya cephesinin bir parçası kılmak üzere ABD ile Rusya arasında bir uzlaşmayı bile akla getirtebilir. ABD’nin Ortadoğu ve Türkiye’ye ilişkin sergilediği tutum, sanki bizim ‘Avrasyacılık’ yoluna girmemizi kolaylaştırmak için atılıyor… Muhtemelen ortada böyle bir niyet yok. Hatta belki de tam aksi sonuç murad ediliyordur ama PYD ilişkisinin yönetilme biçiminden Halk Bankası davasına kadar her alanda yaşananlar Türkiye ile ABD arasında bir ‘dostluk’ ilişkisi varsaymayı zorlaştırıyor.
Türkiye ise söylem düzeyinde ilkesel çıkışlar yaparken, söz konusu ‘duruşun’ ne denli gerçekçi olduğu tartışmasından kaçınıyor. Oysa bir yandan ABD’nin beğenmediğimiz politikalarını ‘derin devlete’ yükleyerek Trump’a sahip çıkarken, hemen ardından aynı Trump’ın PYD’ye silah sevkini ya da Kudüs’ü başkent yapma hayalini kabullenmek zor.
***
Zarrab’ın tanıklığında Türkiye’nin yargılandığı dava ise hepsine tuz biber ekmiş durumda. Trump’ın da onay verdiği bir süreçte Türkiye’nin köşeye sıkıştırılmak istendiği açık. Ne yazık ki Türkiye kendi işini her kademede yanlış yaptığı için, bugün yolsuzluğu külliyen reddederek olaydan sıyrılmaya çalışmak durumunda kalıyor. Oysa ABD yaptırımlarına tabi olmayan Türkiye’nin İran ile ilişkilerde ABD bankalarını ve parasını kullanma zorunluluğu yoktu. Ayrıca bu hesapları hayali ihracatla kapatma gereği de yoktu. Nihayet bu işlemlerin ille de komisyon vererek halledilmesi, malum bakanlara ödeme yapılması da gerekmiyordu. Ama Türkiye’deki karar mekanizması hem işi yüze göze bulaştırdı hem de siyasi irade olayın üzerine giderek aklanma cesareti gösteremedi.
Şimdi Türkiye’nin ‘dayak yiyerek akıllanmasını’ isteyen, aksi halde Batı’dan kopmasına razı gözüken bir ABD ile karşı karşıyayız. Belki de bunun Türkiye için sürdürülemeyecek bir strateji oluşturacağını düşünüyor, belirli bir hasar döneminden sonra Türkiye’nin yeni koşullar altında Batı şemsiyesine döneceğini
öngörüyorlardır…
Kimin hangi tasavvur içinde olduğunu bilmemize imkan yok. Ama gelinen noktada NATO’culukla Avrasyacılık arasına sıkışmış, her ikisinden de rahatsızlık duyan ve her ikisinin de manipülasyon yeteneğinden çekinen bir Türkiye var… Öncelikle yapılması gereken, bizi herhangi uca savrulmak zorunda bırakmayacak bir siyasetin izlenmesidir. Aşırı tepkiler verilmesi ve kontrolün kaybedilebileceği izlenimi yaratılması, her iki tarafın da ilişkileri araçsallaştırmasına neden olacaktır. Ardından gelmesi gereken adım, ilişkilerimizi çeşitlendirmek ve çevremizdeki bütün aktörlerle yeniden ve taze bir başlangıç yapmaktır. Burada özellikle AB önemli bir tampon işlevi görebilir ve bizi rahatlatabilir. Unutmamak lazım ki AB, Kudüs dahil Ortadoğu ve PYD konusunda Türkiye’ye en yakın duran aktör olmayı sürdürüyor.
Bu arada biraz da kendimize dönüp, ‘böyle bir noktaya nasıl sürüklendik’ diye sormakta yarar var. Aslında cevabı hepimiz biliyoruz… Meselenin bam teli Kürt meselesidir. Türkiye çözüm sürecini tek taraflı bir ilkesel strateji haline dönüştüremediği, giderek Kürt kimliğini ‘yadırgayan’ bir siyasi tahayyül geliştirdiği ve bunu milliyetçi bir çerçeve içine oturtarak çatışmayı hedeflediği ölçüde, hem genelde Ortadoğu’da hem de ABD, Rusya ve İran karşısında kırılgan hale geldi. Kimsenin kırmızı çizgisinin olmadığı bir çoklu gerilim dengesinde, biz ikide bir kendi kırmızı çizgilerimizi öne sürdük. Sanki bu bir güçlülük tavrıymış gibi… Oysa politik arenada bu bir zayıflık emaresidir ve tüm aktörler tarafından halen kullanılmaya devam ediliyor.
***
Velhasıl NATO’culuk/Avrasyacılık ikilemi gerçekte sahte bir olgu… İstemeden sürüklendiğimiz bir nokta. Türkiye’nin önce kimliksel özgüven eşiğini geçip çoğulcu demokrasiye kapı açması ve geçmişten taşıdığı ayak bağlarından kurtulması lazım… Aksi halde bizi daha da balçığa itmek isteyenler kazanır. Hem de biz kendimizi kazanmış sanmaya devam ederken.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları


































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.10.2025
25.10.2025
15.03.2025
20.02.2025
15.10.2024
24.09.2024
19.09.2024
10.09.2024
2.09.2024
13.04.2024