Etyen MAHÇUPYAN
Demokratlığın göstergelerinden biri kendi algı, kanaat ve görüşlerimize mesafe alarak bakabilmek... Bu tavrın uzantısı olarak demokrat zihniyetteki insanların başkalarını kategorik olarak yargıladıklarına da tanık olmayız. Çünkü hem ‘doğruya’ sahip olmadıklarının farkındadırlar hem de böyle bir yargılamanın karşıdakini tümüyle ‘anlamaya’ dayanması gerektiğine inanırlar.
Batı dünyası bu yola bundan en az bin yıl kadar önce pratik hayatın ürettiği gelişmeler sayesinde çıktı. Modern tasavvur, daha birçokları yanında ‘görecelilik’ kavramı etrafında örüldü. Geçen yüzyılda ise modernliğin tıkanması ile birlikte, söz konusu kavramın demokratlığın ‘etkileşim’ ve ‘sorumluluk’ ilkeleri etrafında yeniden tanımlandığını gördük. Bu zihinsel açılım aslında derinlerdeki önyargıları tümüyle ortadan kaldırmadı ama Batı dünyası bir olaya ‘meşru’ bağlamda nasıl yaklaşacağını öğrendi. Yüreklerdeki tortulardan kurtulmak mümkün olmasa da, sahiplenilmesi gereken normları bilir hale geldi ve bunu dile de yansıttı. Örneğin ‘siyaseten doğruyu’ savunma anlayışı, demokratlığı tam sindiremeyen ‘modernlerin’ sığınağı olarak işlevselleşti.
***
Bizim cenahta ise ikircikli bir ruh hali ortaya çıktı. Modernleri ikiyüzlü bulduğumuz ölçüde demokratlıktan hoşlandık ve Batı’nın demokrat olmadığı söylemine sarıldık. Ancak kendimiz aynı zihniyet geçişini yapamadığımız gibi, işin salt görüntüsel, yani sosyal ve diplomatik normlarına bile uymakta zorlandık. Belki de onları uygulamayı kendimize yediremedik… Ne var ki demokratlığı tam beceremeyen ve kendisini gizleyen Batı’dan bize doğru bakıldığında da kaçınamayacağımız bir resim verdik: Modernlik bir yana ‘medeni’ davranmakta, dil ve söylemde en temel demokratik nüanslara bile uymakta zorlanan insanlar olarak görülmeye başlandık…
Böylece çok ‘garip’ bir durum çıktı ortaya… Batı’yı haklı olarak oryantalizmle suçlayan bizler, demokratlığın gereğini ancak yüzeysel olarak gerçekleştirebilen Batı’nın gözünde ‘iptidai’ bir medeniyet aşamasının içinde konumlandırılabilir hale geldik.
Bu garabetin son örneklerinden biri 300 Fransız yazar ve siyasetçinin, Yahudi düşmanlığı ve şiddet yaydığı gerekçesiyle Kuran’dan bazı ayetlerin çıkarılmasına yönelik bildiri yayınlamalarıydı. Bu olayı kötü niyet ve cehalet kapsamında değerlendirebiliriz ve muhtemelen o imzacıların önemli bir bölümü açısından haklı da çıkarız. Ama işin bir başka boyutu daha var: Müslümanlar inanca yüzeysel şekilde yaklaşmaya devam ettikleri ve bunu izale edecek bir kültür geliştiremedikleri sürece dine ‘iptidai’ yaklaşım devam edecek demektir. Bugün kendi şiddet siyasetlerini gerekçelendirmek için Kuran’ı kullanan bir dizi örgütün yol açtığı sorunları gözardı edemeyiz.
Ancak bir önemli unsur daha var: Batı’ya nasıl tepki verdiğimiz… Başkalarının kutsallarına saldırmamak önemli bir haslet, ama “Biz sizin ne kadar aşağılık olduğunuzu biliyoruz” gibi bir söylemin söz konusu ‘iptidailikle’ bağlantılı olarak algılanacağını görmekte yarar var.
Türkiye mazlumlar nezdinde birçok doğru iş yapıyor ve vicdanları harekete geçmeye davet ediyor. Ancak eğer bu hayırlı eylemleri, yanına Batı tarihinin bazı utanç sayfalarını koyup, örneğin ‘Fransızların cibilliyeti bu’ cümlesi eşliğinde hayata geçirirsek, ‘hak ettiğimizi’ düşündüğümüz saygıyı en azından Batı dünyasında görmeyeceğimizi bilelim.
***
Bizler için söylemesi kolay olmayabilir ama bütün dinler barış dini olmakla birlikte, her din gibi İslam da savaş için araçsallaştırılabilir özelliklere sahip. Mesele dine hangi zihniyetin içinden baktığımız… Öte yandan her dinin mensupları arasında inancı kötüye kullanmak isteyenler olacaktır. Mesele dindarlığı kuşatan bir demokratik kültüre sahip olup olmadığımız…
Aynı durum tarih için de geçerli. Her kavmin, halkın veya milletin geçmişinde utanç sayfaları mevcut. Başkalarınınkini işaret ederken, kendimizinkini görmek istemiyorsak, bu da maalesef günümüzde ‘iptidai’ bir medeniyet haline denk düşüyor. O zaman da Batı’dan birkaç had bilmez çıkıp böyle bildirileri gönül rahatlığı ile yazabiliyor…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları





































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.10.2025
25.10.2025
15.03.2025
20.02.2025
15.10.2024
24.09.2024
19.09.2024
10.09.2024
2.09.2024
13.04.2024