Fehim TAŞTEKİN
Türkiye yeni yıla yeni bir stratejik ortaklık sayfası açarak girdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 29-30 Aralık’taki Riyad ziyaretinde Suudi Kralı Selman ile iki ülke arasında 'stratejik işbirliği konseyi’ kurulması konusunda anlaştı. Bu modelleme 2011’e kadar komşularla sıfır sorun sloganının gölgesinde ‘Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi’ adıyla Suriye ve Irak ile hayata geçirildiğinde heyecan vericiydi. Şimdi ne heyecan veriyor ne de ciddiye alınacak bir tarafı var.
Suudiler kendi âli menfaatleri için çevre temizliği yapmaya çalışıyor. Suriye’de Esad yönetimini devirmek, Yemen’le Husileri silmek, İran’a Körfez’i dar etmek Suudilerin tek başına yapabileceği işler değil. Körfez İşbirliği Konseyi ve onun çakma NATO’su Yarımada Kalkanı ile de olacak gibi değil. O yüzden bileği sağlam ortaklara ihtiyacı var. Bu bağlamda askeri kapasitesi öne çıkan üç ülke Pakistan, Mısır ve Türkiye.
Mısır’ın yeni lideri Abdulfettah Sisi, Müslüman Kardeşler’e yaptığı darbe sonrası milyarlarca dolarlık kredi aldığı Riyad’a müteşekkir olsa da ne Yemen’de Suudilere lejyon olmak ne de Suriye’deki kirli savaşa karışmak istiyor. Dahası Suriye konusunda Rusya’ya yakın duruyor.
Pakistan ise Tehrik-i Taliban gibi örgütlerle başı yeterince beladayken kendi Şii nüfusunu ayaklandıracak şekilde mezhepçi bir savaşa girmekten kaçınıyor.
Geriye Türkiye kalıyor. Erdoğan’ın bölgesel hesaplarından bazıları Kral’ınki ile örtüşüyor. Elbette Kral Selman’ın Erdoğan’la anlaşamayacağı hususlar var. Mesela Erdoğan, Suudilerin desteklediği Sisi’yle aynı safta görünmek istemiyor. Suudiler de Erdoğan’ın yeni Ortadoğu’da iktidarda görmek istediği Müslüman Kardeşler’den hazzetmiyor. Ama daha büyük hedefler için bu ayrılıklar ötelenebiliyor.
ASKERİ KATKI SÖZÜ AMA NASIL?
Türk hükümetinin Ortadoğu rüyası, Türkiye’ye, Nusra Cephesi ve IŞİD dahil Suriye yönetimiyle savaşan bütün grupları besleyecek kadar sıra dışı işler yaptırdı. O rüya bir kâbusta takılı kaldı. Ve hükümet rüyayı ilerletmek için umutsuzca sağa sola savruluyor.
İktidar son yıllarda hesapsız işlerle birçok ittifak tüketti. Bir Balkanlar’dan zılgıt yemediği kalmıştı; Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun son Sırbistan ziyaretinde o da oldu. Davutoğlu, “Türkiye Balkanların istikrarına büyük katkı sağlamıştır” diyerek gittiği Belgrad’da Sırbistan Cumhurbaşkanı Tomislav Nikoliç’ten “(Rus uçağının düşürülmesinde) Amaç, iki büyük gücü geniş bir askeri çatışmanın içine sürüklemekti" çıkışıyla karşılaştı.
Suudilerle kurulan ortaklık tükenmişliğin başka bir tezahürü. Bu ortaklığın da çölde açılan yol gibi geleceği yok. Erdoğan, 28 Şubat-2 Mart’ta Riyad’da Suriye’de muhalifleri sonuna kadar destekleme ve İran’ı bloke etmek için Kral Selman ile tam mutabakata varmıştı. Ardından Erdoğan, Suudilerin Yemen’e karşı başlattığı askeri operasyona sözlü destek çıktı. Hatta 2400’ü aşkın hacının can verdiği Mina’daki faciada Suudi yönetimini savunmak da Erdoğan’a düşmüştü. Hesaplar tutmadı ve ‘Yemen koalisyonu’ Husileri alt edemedi. Ki sözde Yemen’e yapılan operasyon Suriye’ye müdahale için de model olacaktı.
Yemen koalisyonundan anlamlı bir güç devşiremeyen Suudiler bu kez 34 ülke ile teröre karşı İslami koalisyon kurdu. Kimse nerede nasıl kurulduğunu anlamadı. Hatta listede yer alan bazı ülkelerin koalisyondan haberi bile yoktu. Türkiye o koalisyona da destek çıktı. Hepsi içi doldurulamayan hamleler.
Şimdi sıra stratejik ortaklığa geldi. Suudi Dışişleri Bakanı Adil el Cubeyr, Türk mevkidaşı Mevlüt Çavuşoğlu ile ortak basın toplantısında yeni konseyin iki ülke arasındaki güvenlik, askeri, ekonomi, ticaret, enerji ve yatırım alanlarındaki ilişkilere dair işlevi olacağını söyledi. Dışişleri, Türkiye’nin İslami koalisyonun askeri kanadında yer almayacağını duyurmuştu. Fakat anlaşılan bu kez Kral Salman, Türkiye’den askeri destek sözü almış. Çavuşoğlu “Riyad'da kurulacak mekanizmanın tüm aşamalarında yer alacağız” sözüyle durumun değiştiğine işaret etti. Fakat askeri katkı sözünün karşılığının ne olduğu belirsiz. Henüz içi doldurulamayan bu katkının ‘operasyonel’ olma ihtimali zayıf.
Suudilerle temaslarda sıkıntılı bir angaje hali var sanki. Erdoğan’ın “Ortadoğu'daki gelişmelere aynı bakıyoruz. Siyasi bakışımız da aynı, askeri yönden bakışımız da aynı… Örneğin Yemen olayında aynı şekilde baktık” sözleri Suud eksenine kayışın en net ifadesi. Suudilerin en az 1700 sivili katlettikleri Yemen’deki müdahaleyi bu kadar açıkça sahiplenen ülke yok.
Bu ittifak Ankara’da değil Riyad’da şekilleniyor. Ve Suud’un politikalarındaki temel parametre İran fobisi ve Şia düşmanlığı. Obama yönetiminden beklediği performansı göremeyen Suudi Arabistan, Rusya ve İran’ın Suriye ve Irak’taki krizler etrafında şekillendirdiği ittifaka karşı yeni bir konsept kuruyor. ‘Oyun kurucu’ olduğu iddiasını dilinden düşürmeyen Türkiye de Kral Selman’ın dümen suyunda gidiyor.
ABD’NİN İKNA EDEMEDİĞİ TEK ORTAK
Birlikte verdikleri mesaj ‘teröre karşı dayanışma’. Bölgesel aktörler olarak Türkiye, Suudi Arabistan ve Katar; küresel güç olarak da ABD, Fransa ve Britanya sanki Nusra ve IŞİD gibi örgütleri palazlandıran aktörler değillermiş gibi terör karşıtı pozlar veriyor.
Gazeteci Seymour Hersh’in London Review of Books’taki son yazısına bakılırsa Amerikalılar bile Türkiye ve Suudi Arabistan’ı Nusra ve IŞİD’e verilen desteği kesmeye ikna edememiş. Tabi bunu derken Pentagon ve Savunma İstihbarat Ajansı’nın ‘ılımlıları eğitip destekleme’ programının aslında ‘aşırı grupları’ palazlandırmaktan başka bir şeye yaramadığı yönündeki raporlarına rağmen Suriye’deki silahlı isyanı desteklemekten vazgeçmeyen Obama yönetiminin masum olduğunu söylemiyoruz. Fakat burada ilginç olan nokta, Amerikalıların Suudileri ve Müslüman Kardeşler’e söz geçirebileceklerini ama Erdoğan’ı rüyasından uyandırmanın mümkün olmadığını belirtiyor olmaları. Hersh’e konuşan Pentagon’dan bir danışman aynen şunu söylüyor:
“Erdoğan’dan Türkiye’ye akan yabancı cihatçıların hattını kesmesini istedik. Ama o, (Osmanlı İmparatorluğu’nu diriltme konusunda) büyük bir hayal görüyor ve bunu ne ölçüde gerçekleştirebileceğinin farkında değil.”
Amerikan yönetiminin Türk hükümetine yaklaşımı 2013’ten bu yana trajik bir dönüşüm geçirdi. Stratejik ortak olarak birlikte hareket ettikleri günler eskide kaldı. Şimdilerde ABD, Ankara’yı NATO’nun başını belaya sokmaktan ya da bölgesel dengeleri alt üst etmekten alıkoyacak önlemler alma gereği duyuyor.
Ankara’nın yeni yıla girerken kamuoyuna satabildiği tek dış politika olayı AB ile müzakere masasına dönülmüş olması. Sur’da, Silvan’da, Cizre’de, Silopi’de, Nusaybin’de Suriye manzaraları yaşanırken, ‘Beyaz Toros’lar sokaklara dönerken, insanlar susturulurken, gazeteciler tutuklanırken, baskılar ayyuka çıkarken, keyfilik ve hukuksuzluk alıp başını giderken AB sürecinin de tekrar çuvallaması fazla zaman almaz. “Artık Türkiye öngörülebilir bir ortak mı” sorusu AB üyeleri için de geçerli bir soru.
Ülkenin dış politika seyri tek adamın katmanlı rüya aleminden çıkmadıkça komşular ve müttefiklerle ilişkilerin mantıklı bir çizgiye gelmesi zor. Bu konuda 2016’dan umut var mı umut? Ne arar! (Radikal)
Yazarlar
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları

















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.01.2026
20.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
30.12.2025
26.12.2025
15.12.2025
8.12.2025
26.11.2025
11.11.2025