Fehmi KORU
Birkaç ay önce, henüz Aydın Doğan’ın sahipliğinde iken, CNN-Türk’ten bir programa katılma daveti aldım. Daveti telefonla ileten görevliye beni ekrana çıkarmada zorluk çekilebileceğini hatırlattım. “Öyle şey olur mu Fehmi Bey” dedi genç kız, “Sizi bizzat program yapımcısı istiyor…”
Kendisine durumu şöyle izah ettim: “Ben yaklaşık 2,5 yıldır hiçbir kanala davet edilmiyorum. Söylenene göre, sizlerde bir ‘asla çağrılmaması gerekenler’ bir de ‘çağrılmaları şart olanlar’ diye iki liste varmış ve benim ismim de ilk listede imiş. Davetinize icabete hazırım, ama kapıdan çevrilmek de istemem…”
“Endişeniz yersiz, ben program yapımcısını arayıp size hemen döneceğim” diyen genç kızdan o gün bugündür bana dönmesini bekliyorum.
“Neden ekranlarda sizi göremiyoruz?” diye soranlara ise farklı cevaplar veriyorum. Genellikle dediğim şu: “Eh ne de olsa yaşlandık sayılır; biraz da gençler ekranlara çıksın…”
Cevabıma itiraz eden insanların tepkilerini hoşuma gitsin diye söylediklerini sanıyordum.
Dün benim için üzüntülü bir gündü.
Vaktiyle yazarlığını yaptığım gazetelerde köşesi olan yazarların okunmadığını, 250 kez ekranlara çıkan ve gazetede köşesi olanların bile toplumda hiçbir iz bırakamadığını itiraf eden biri çıktı çünkü.
Bazıları ‘yandaş medya’ bazıları da ‘havuz medyası’ diyorlar, ama ben bu tür yakıştırmaları sevmediğim için hükümete yakın bilinen gazeteler ve televizyon kanallarını ‘AK Parti’nin itibar ettiği’ sıfatıyla anıyorum.
AK Parti iktidara geldiğinde ‘itibar’ etmeleri gereken destekçi gazete sayısı fazla değildi, televizyon kanalı ise tekti. Bugün ise AK Parti’den itibarı hak eden çok sayıda gazete ve haber kanalı var. AK Parti tarafından sevilmeyen yazarlar gazetelerde kendilerine yer bulamadıkları gibi, yorumcular da TV kanallarına yaklaştırılmıyor.
Medyamız, itirafçı itibarlı yazarın deyimi ile, ‘medeni ölüler’den geçilmiyor.
Durum bu. Durumun böyle olduğunu meğer herkes biliyormuş; sonunda ben de öğrenmiş oldum.
İtibarlı yazara göre, medyada yer alan isimler okunmuyor, yorumculara ise kimse metelik vermiyormuş. “Bazı yazarlar gün boyu 1 tık almış, sadece bir tık; babası bile okumamış demek ki… En fazla televizyon izlenen saatlerde anaakım ekranlara çıktığı ve köşe de yazdığı halde toplumun hiç tanımadığı adam dolu ortalık” diye yazmış itibarlı yazar…
[O tek tıklama, o yazarın babasına değil de her sabah en az 15 gazeteyi OcakMedya sitemizin ‘seçilmiş yazılar’ bölümü için tarayan ve yazarları tıklayan bana aittir. TV’deki tartışmaları izlemeyi bırakalı çok zaman olduğu için reytinglerde payım yok.]
Üzücü durum bu. Hem o yazarlara köşe sunan medya patronları açısından üzücü, hem de okunmadığı halde o köşeleri boş bırakmamak için çabalayan ve izlenmediği halde ekranlarda dil döken kişiler için üzücü.
Tablo hakkında ayrıntılı bilgiler verilen yazıda hep internetteki ‘tıklanma’ üzerinde duruluyor; esas vahim tablo satışlarda yaşanıyor olmalı. İnternetten bedava erişilen bir yazıyı tıklama zahmetine katlanmayan kişiler, cebinden para vererek okumayacağı yazarlarla dolu gazeteyi satın almaz herhalde.
Çoktandır gazetelerin ilan edilen satış rakamlarının gerçeği yansıtmadığı, bir çoğunun büyük zararlar göze alınarak ömürlerini sürdürdüğü konuşulurdu. Kurlardaki artış yüzünden bazı gazeteler fiyatlarını yeniden ayarladılar, diğer gazeteler ise bunu yapma ihtiyacı hissetmediler.
Satılmayan gazetenin fiyatını niçin düşüreceksin ki?
Reklam desteği önemli elbette, ancak dün paraya kıyıp satın aldığım tirajı yüksek bilinen gazeteye o gözle baktığımda, bir zamanlar haber ve yazılarla reklamların sayfa işgali bakımından yarıştığı gazetede bahse değer bir reklam yığılması da göremedim.
Bir reklamveren dostum o gazetede vaktiyle servet ödemek gereken tam sayfa reklamın şimdiki fiyatını söylediğinde ise feleğim şaştı.
Çoktandır gazetelerde dişe dokunur özel haber ara da bulasın.
Ajanslardan ve resmi kurumlardan servis edilen haberlerle yüklü gazeteleri birbirinden farklı hale yazarları getiriyordu; şimdi onların okunmadığını öğrenmek meslek adına çok sıkıcı.
Gerçek buysa bir şeyler yapılması elzem.
Kendi hesabıma ben önce sayılarını her güne çıkardığım yazılarım için ulaştığınız bu internet sitesini devreye soktum. Sosyal medyada 350 bin kadar takipçim, sitemde bazı günler 30 binin üzerine çıkan sürekli okurum var.
OcakMedya adıyla başlattığım ve yöneticiliğini yaptığım haber sitesi de tahminlerimizin ötesinde ilgi görüyor. Tamamen gönüllü yazar kadrosu başka mecralarda gündem teşkil eden yazılarıyla dikkatle izleniyor OcakMedya‘nın…
Elimizden gelen bugünkü imkansızlıklarla ancak budur.
Merkez medyada yazarken köşelerini kaybetmiş olan meslektaşlar için de bu yol açık. Başarılı -hatta bizden de başarılı- başka örnekler olduğunu da biliyorum.
Yeterli mi?
Kesinlikle yeterli değil.
Daha etkili olabilecek, korkusuz haberciler ile güvenilir yorumcuları bünyesinde barındıran bir yayıncılık anlayışını geniş çaplı duyurarak gündeme taşımak gerekiyor.
Basılmasına lüzum yok gazetelerin; gelişmeleri anında okura sunarken, dünyada, bölgede ve Türkiye’de gelişen olayların perde arkası ayrıntılarını irdeleyen, özel ve ayrıntılı haberlerle donatılmış dijital yayıncılık global çapta ön planda bugün.
Yapılacak şey böyle bir yayını güçlü hale getirmek.
Gerçeklerin peşinde bir gazeteci kadrosu ile okurun aramaya devam ettiği yazarları buluşturacak bir yayın grubuna ihtiyaç var.
Bu, birilerine imkan sunmak için değil, gazeteciliğe inancı ve güveni sağlamak ve mesleğe itibarını yeniden kazandırmak için gerekli. Okunmayan yazarlar, söyledikleri dinlenmez yorumcuların zedelediği inanç ve güveni tazelemenin yolu buradan geçiyor.
Klasik yapılanmaya sahip medya grupları yavaştan kepenk kapatmaya başladılar, bu olumsuz gidişin arkasının gelmesi tehlikesi de var.
Bir şeyler yapmanın -ama güçlü bir biçimde yapmanın- tam zamanı.
[Yazımı okuyunca bu yolda herhangi bir girişimden haberdar olduğumu ya da kendi adıma talepte bulunduğumu düşüneceklere kısa bir açıklama: Hayır, böyle bir girişimin tarafı olmadığım gibi yapılabileceğinden umudum da yok. Ben sadece uyarı görevimi yerine getiriyorum.]
Yazarlar
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları



























































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
10.02.2026
8.02.2026
6.02.2026
3.02.2026
1.02.2026
30.01.2026
29.01.2026
27.01.2026
25.01.2026