Ferhat KENTEL
İnsanın içini acıtıyor bu memleket. Gaziantep’te terör saldırısında, Şemdinli, Beytüşşebap’ta çatışmalarda yok olan onlarca hayattan sonra, şimdi de Afyon’daki patlamadan geldi 25 ölümhaberi... “Savaş”ın olmadığı bir yerde “savaş aletleri” patladı.
Savaş bizim buralardan “uzakta”... İnsanlar “ora”da ölüyorlar... Ama Afyon’da patlayan savaş aletleri yüreğimizi ağzımıza getiriyor.
İster “düşük yoğunluklu savaş”, ister “terör saldırıları” ya da ister “Kürt halkının özgürlük mücadelesi” deyin, farketmez; sapır sapır ölüyor gencecik insanlar. Memleketin her yanında, “ulusal onur”,“milli kimlik”, “kahramanlık”, “haklı mücadelemiz”, “gerilla”, “terörist”, “askerî strateji”gibi her biri sadece ve sadece “kurgu” olan ve iktidar ve güç ispatlamak üzere herkese kabul ettirilmeye çalışılan bir ton lâf eşliğinde korkunç bir anaforun içine doğru çekiliyoruz. Hepimiz, ara renkleri yok eden bir kutuplaşmanın, saf tutmaya mecbur eden, bunun için terörize eden bir dilin ürettiği sembolik bir savaşın içindeyiz.
Bir kutbun attığı her adım, diğerinin dişlilerinin daha kolay dönmesini sağlıyor. Birisinin ürettiği öfke ve nefret diğerinin işini daha da kolaylaştırıyor; onun “ne kadar haklı olduğunu” ispatlamasına hizmet ediyor.
Yani Türkiye’de tohumları “başkalarına duyulan nefret”le atılmış olan bir siyasal kültür, adeta mekanik bir canavar gibi önüne çıkan her şeyi kendine yem yaparak, beslenerek hayatına devam ediyor.
Dün, “bana ülkücüler adam öldürüyor dedirtemezsiniz” diyen bir Demirel’i görmüş olan ve bunun hesabını sormamış bir siyasal kültürden geliyoruz biz. Demirel demedi ondan beklenen lâfı... Ama bir başka cenahta biz de demedik... En azından uzun süre “solcular adam öldürdü” diyemedik...
Ve baştan aşağı kendi cemaatini aklamak ve bütün kötülüklerin kaynağı olarak “öteki”ni görmek üzerine kurulu korkunç bir siyasal kültür bugün BDP’nin PKK’ya mesafe almasını istiyor. O mesafe alamayışın müsebbibinin bizzat o kültürün tüm parçaları ve tarafları olduğunu gözardı ederek... O PKK’yı, ötekinden nefret etmeyi normalleştiren bu siyasal kültürün yarattığını görmek istemeyerek...
O PKK cenahı bugün içinde yetiştiği iklimin dillerini, “ulusal kimlik” jargonunu, “ulusal kuruluş ve kurtuluş” efsanelerini, bunlara ilişkin her türlü erkeklik, kahramanlık sembollerieşliğinde hem tüketiyor hem de Kürtlük temelinde ikinci bir üretime sokuyor.
Evet, çok çiğnendi Kürtlerin “onuru” bu memlekette. Ve bugün belki “gerilla, Kürt halkının şimdiye kadar çiğnenmiş ‘onuru’nu kurtarıyor”... Ancak “ele geçirilen, kontrol edilen alan” genişledikçe, onur yerini gurura bırakıyor. Ve korkunç bir kısır döngü yeniden harekete geçiyor. PKK “gururlandıkça”, Türk devleti ve Türk milliyetçiliği “onur”unu kaybediyor; devlet ise yeniden “onurunu” kurtarmak için her şeyi göze alıyor. Onurdan gelen ve erkeklikle bezenmiş bir “gurur savaşı” her şeyin önüne geçiyor artık...
Bu türden bir kısır döngüye girmiş olan bir “onur-gurur savaşı”nın sona ermesi mümkün mü? “Hayat”, “yaşamak”, “yaşatmak” gibi “sıradan” mevzuların üzerine titremek yerine, “erkekçe”, “kahramanca” mücadele eden, “ihanet”, “namus” gibi kavramları kafaya takmış kutuplardan birinin bir gün “yeneceğini”, diğerinin “yenileceğini” ve işin orada hemencecik biteceğini hayal etmek mümkün mü? “Biz”, ötekini öldürerek yendiğimiz zaman, “diğeri” kaybolan onurunu nerede arayacak? “Biz” kendimizi kurtardığımız zaman, mesele hâllolmuş mu olacak?
Olmayacak... Şimdiye kadar olmadığı gibi gene olmayacak...
Bu kültürde, “terörle mesafe almayan” BDP’li vekillerin dokunulmazlığı egemen siyaset ve yargı marifetiyle kaldırılmaya çalışılırken, bizzat parlamentoda yeniden üretilen öfke dolu diller ve nefret söylemleri ortalıkta gırla gidiyor.
Hayatı sadece siyah ve beyaz olarak görenler safları da netleştirmeye çalışıyorlar. Yani “devleti ve hükümeti eleştirmeyi, PKK’ya hizmet etmekle” bir tutan bu dilin sahipleri “nefret suçu” denen bir şeyin farkında bile değiller.
Türkiye nefret suçlarının hiç yargılanmadığı gibi, bol miktarda bulunan “namus”, “aile değerleri” gibi söylemlerin orta yerinde, toplu tecavüzlerin “normal” olduğu, tecavüzün de doğru dürüst yargılanmadığı, en azından erkeği kurtarmanın yolunu arayan yargı kararlarıyla dolu bir ülke. Tecavüz sonrası hamile kalan kadınlarda, bunun yarattığı korkunç travmayı anlayamayacak kadar kendi erkek aklına hapsolmuş siyasetçilerin “başına kötü bir olay gelmişse de doğursun, devlet bakar” gibi acımasız yüzeysellikler ürettiği bir ülke. Suçun bedelini kadına ödeten, tecavüz eden insan müsveddelerinin “ama o da fahişeydi, ama onun da eteği kısaydı” gibi “hafifletici sebepler”le, kadın düşmanı birtakım yargıçları ikna edebildikleri ve ellerini, kollarını, erkekliklerini sallaya sallaya ortalıkta dolaştıkları bir ülke.
Bu arada 3. köprü için ağaç kıyımı başlamış...
Ve Türkiye’de adına “siyaset” denen ancak kelimenin anlamının tersine, zerre kadar “yeni”yi düşünmeye, yeni yollar bulmaya sevk etmeyen, insana ve doğaya savaş mantığıyla bakan modernist zihniyetle canımız daha çok acımaya devam edecek.
Yazarlar
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları





























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.07.2024
16.04.2024
5.02.2024
12.07.2023
24.01.2023
26.11.2021
2.05.2021
16.04.2021
10.10.2020
9.09.2020