Ferhat KENTEL
HDP'nin bürolarına her gün bir saldırı gerçekleşiyor. Fethiye'deki büroya saldırı ise tam bir vahşiler operasyonuna benziyordu. Hayır, çok pardon; "vahşi" falan değil; vahşiler ellerinde gaz tüpleriyle birilerini yakmaya hiçbir zaman çalışmadılar. HDP'nin Fethiye'deki bürosuna ellerinde gaz tüpleriyle tırmanmaya çalışan yaratıklar, Sivas Madımak otelinin penceresine tırmanıp, ateşe veren çok "teşkilatlı" yaratıklarla aynı familyadandılar.
Hani hep dendi ya, Sivas Madımak tam bir komploydu, arkasında derin güçler, kontrgerilla falan vardı. Ve de Madımak'ın arkasından gerçekleştirilen Başbağlar katliamı da manzarayı tamamlayacak ve ortalık kan gölüne dönecekti... İşte Urla'da, Aksaray'da, Giresun'da, Ordu'da, Fethiye'de harekete geçirilen "tosuncuklar" hangi "milliyetçi paralel devlet"in veya hangi EMASYA ya da beyazkuvvetler operasyonunun parçası acaba?
Ya da harekete geçmiş olan bu "paralel devlet"in şu sıralarda çok celallendiğimiz "paralel devlet"le bir alâkası var mı acaba? Ya da iç içeler mi? Alâkası olsa da, olmasa da telefon dinlemeleri ile ortaya çıkan "darbe tehlikesi"nden daha az mı tehlikeli acaba?
Ya da "Barbarları bekler" gibi beklediğimiz darbe tehlikesi, sadece AKP'nin yolsuzluklarını kaşıdığı zaman mı işlevselleşiyor? Söz konusu olan HDP olduğunda tehlike yok mu? Ya da bu saldırılar AKP aparaçiklerinin "reel politika" analizlerine sığmıyor mu?
Yoksa Fethiye'de büro ve (denk düşerse neden olmasın) insan yakmak için pencerelere tırmanan sürünün "milliyetçiliği" ile "bunları (Müslüman olan cemaatin yaptıkları kastediliyor) bize bir Yahudi, bir ateist, bir Zerdüşt yapsa anlarım" diyen, fazilet konusunda zirve çeken saygıdeğer bir bakan (Çağlayan) efendinin "milliyetçiliği" arasındaki mesafe kaç milimetredir acaba?
Ama artık bu mesafeler ve daha başka mesafeler de hızla kapanıyor.
Darbelere karşı Ergenekon ilacı
Parmak sallayanlar, katilleri hazırlayan katil antrenörleri, katillerin bizzat kendileri yavaş yavaş piyasaya çıkmaya başlıyorlar.
Endişelenecek bir şey yok... Sadece darbeye karşı "önlem alınıyor" ve "reel politika" bunu gerektiriyor. Tabii ki emniyetteyiz.
Yani "milli irademizin partisi", darbe tezgahını cansiperane çabalarla boşa çıkarmış bir AKP emniyette... Bizzat biz emniyette olmasak da sorun değil; vatanımızın esas ve tek partisi, en çok iş yapan partisi AKP emniyette olduğuna göre biz de dolaylı olarak emniyetteyiz sayılır.
Şimdi Başbuğ'un (ismi de çok uygun) basın toplantılarında haftaym olacak. Borulu basın toplantılarında eski beyazlar onun yaptığı esprilere kahkahalarla gülerken, şimdi de yeni beyazlar "ay sen çok yaşa paşa, e mi?" diyerek bol bol gülecekler.
Zirve'den katiller çıkarken, Kerinçsizler kafalarını dışarı doğru uzatırken, artık gene bir takım gerekçeler bulunur. "Her şeyle de Başbakan uğraşamaz ki... Adam çok yoruldu; tabii çalışıyor, hata da yapabilir", "normatif olmayın, her şey bir kerede olmaz ki, biraz sabredin canım, işin içinde reel politika var" gibi mesela...
Ve bu gerekçeleri üretecek olanlar bize dönüp, "yahu ne kadar safsınız, tehlikenin farkında değil misiniz?" diye ahkâm kesmeye devam ederler.
Eski "tehlikenin farkında mısınız"cılarla yeni "tehlikenin farkında mısınız"cılar da bu vesileyle yanyana gelirler; hatta sembiyoz ve de füzyon olurlar ve vatan bir kere daha bölücülerden, halktan kopuk solculardan, aydınlardan kurtarılmış olur.
Vaziyet aslında kabaca bu şekilde...
Devlet içinde yeni ittifaklar
Muhteşem yani!
Zaten muhteşem olan devletimizin içinden yeni numaralar çıktı ve kim bilir daha ne tavşanlar çıkacak?
Önce Gezi vesilesiyle "faiz lobileri" vs., sonra 17 Aralık'tan bu yana tepe tepe kullanılan "darbe tehlikesi" retorikleriyle birlikte, bir toplumun ürünü olan parti iktidarlaştı ve devletin partisi oldu çıktı.
Kuşkusuz polisten gelen her şiddeti kahramanlık olarak gören, Gezicileri her türlü hakaretle boğan, Fethiye'deki linççi sürülerin kana susamışlıkları için "gerginlik", "karşılıklı arbede" falan gibi laflar uydurabilen bir zihniyet tezgahlanan bu oyunlara karşı durabilme potansiyeli taşıyor mu gerçekten?
Tabii ki, toplum dediğiniz şey her zaman farklı alternatiflerin, yeni fikirlerin, yeni imkânların, dolayısıyla da yeni ittifakların ortaya çıktığı, şimdiki zamanda ve canlı olarak yaşanan muhteşem bir tecrübedir. Bu olanaklar arasında örneğin hem AKP'yi devirmeye çalışan paralel yapılara karşı koymak, hem de siyasal sistemi her geçen gün daha da rezilleştiren yolsuzluk ve hırsızlıklara karşı aynı anda çok daha toplumsal ittifaklarla mücadele edilebilirdi.
Ancak AKP, kendinden o kadar az emin ki ve bu yüzden o kadar çok korktu ki, ittifaklarını devletin, iktidarın diplerinde aramaya soyundu.
Bugün AKP bir tür darbecilere karşı başka tür darbecilerle işbirliği yapmak durumunda kalan bir parti görünümünde artık...
Tabii ki devlet içinde tek bir "paralel yapılanma" yok. Devletimiz maşallah odak, lobi, güç ve "paralel yapılanma" kaynıyor. Kontr-gerillalar, özel kuvvetler, beyaz kuvvetler, JİTEM'ler, ülkücüler, Kemalistler, türlü çeşitli cemaatler... ne ararsanız hepsi var.
Bu da "Türk usülü" devletin sosyolojisi... Her zaman bu çeşitli fraksiyonların güç savaşına tanık olan Türkiye Cumhuriyeti devleti bugün yenilenen iç ittifaklar ve yeni dengelerle pasları dökülen bir tasarımla yeniden karşımıza çıkıyor.
Bir toplumun hareketinin içine edildi yani. Üç beş tane adam kendi paçalarını kurtarmak için kendilerini oraya getiren bir toplumsal hareketi ve onun demokratik birikimini un ufak etti.
http://marksist.org/yazarlar/ferhat-kentel/14238-sahne-yeniden-senin-ergenekon
Yazarlar
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları




























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.07.2024
16.04.2024
5.02.2024
12.07.2023
24.01.2023
26.11.2021
2.05.2021
16.04.2021
10.10.2020
9.09.2020