Gülay GÖKTÜRK
Avrupa'da işçi grevleri
16.11.2012
3217
İşçiler Avrupa'nın birçok ülkesinde aynı anda ayağa kalktı.
Almanya, Fransa, Yunanistan, İspanya, Portekiz, İtalya grevlerle sarsılıyor. İlk bakışta bütün ülkelerdeki protestocu işçilerin hedefi aynı görünüyor: Kriz nedeniyle uygulanan kemer sıkma politikalarına, istihdamın daralmasına, ağır vergilendirmelere karşı öfkeliler. Ama biraz daha yakından bakınca, aslında çıkar çatışması içinde olan iki farklı işçi grubu olduğunu görüyoruz.
Bir tarafta, Almanya gibi "başkalarının" krizinin bedelini ödemek zorunda kalan işçiler, çalışanlar var... Onlar vergilerinin müflis ülkeleri kurtarmak için harcanmasına; o ülkelerdeki halkların üretmeden tüketmesine yani kendi sırtından geçinmesine tepkili. Öbür tarafta da, Yunanistan gibi, yıllar yılı AB'den gelen fonlarla sanal bir refah düzeyini sürdürdükten sonra, şimdi denizin bittiği noktada, alıştığı refah düzeyini yine başkalarının sırtından sürdürmeye devam edemediği için isyan eden işçiler, çalışanlar var. Grevlere önderlik eden sendikalar ne kadar "dayanışma" vurgusu yaparlarsa yapsınlar, krizdeki ülkelerin emekçilerinin sorunlarına sahip çıktıklarını deklare ederlerse etsinler, bu çelişkiyi ortadan kaldıramıyorlar. Ve bu çelişki, Avrupa Birliği'nin geleceğine yönelik en büyük tehdidi oluşturuyor.
Ekonomik birlikten amaç bu muydu?
Avrupa Birliği'nin ilk başta bir ekonomik topluluk olarak doğduğunu; zaman içinde özgürlük ve demokrasi gibi temel değer ortaklıkları etrafında gelişen bir siyasi birliğe doğru evrildiğini biliyoruz.
Peki ilk kuruluş aşamasında hedef olarak ortaya konan "ekonomik birlik"ten murat edilen neydi?
Arzulanan şey, ülkeler ya da kesimler arası gelir transferi politikalarıyla birilerinin diğerlerinin yükünü çekmesi değildi. Ekonomik sınırların kaldırılmasından, mal ve hizmet dolaşımının serbest bırakılmasından murat, yapay engellerin kalkması sonucu ekonomilerin birleşmesinin yaratacağı sinerjiden yararlanmak, herkesin verimliliğini yükseltmek ve bütünüyle daha üretken bir ekonomik havza oluşturmaktı. Böyle bir tablo hem tek tek bütün Avrupa ülkeleri hem de o ülkeler içindeki bütün sınıflar için bir "kazan-kazan" tablosu oluşturacak, Avrupa'nın zenginlik ve refahı bir bütün olarak artacaktı.
Ne var ki, sonuç böyle olmadı. Avrupa yönetimlerinin hemen hepsini esir almış olan "refah devleti" takıntısı, buna bağlı olarak yürüyen gelir transferi politikaları ve karşılıksız kaynak aktarmalar "daha üretken bir Avrupa" yaratmak yerine, kaynak israfının daha da artmasına, Birlik içinde "üretimsiz ve verimsiz" alanlar oluşmasına ve bu alanların kara delikler gibi zenginlik yutmasına yol açtı. Ekonominin normal zamanlarında "idare edilebilir" bir durum olan bu ekonomik kırılganlık kriz anlarında katlanılmaz hale geldi ve işte bugünkü gibi patlak verdi.
Bugün gelinen noktada, Avrupa ekonomisi artık borca dayalı olarak kurulan bu refah sistemini taşıyamıyor. İşsizlik artıyor, refah ödemeleri kesiliyor ve sonuçta bu durumdan ekonomik olarak en zayıf olan kesim en büyük zararı görüyor.
Zenginler ayrılmak istiyor
Aslına bakarsanız, refah devletini yaygınlaştırma adına uygulanan bu verimsiz ve adaletsiz kaynak transferi politikaları sadece AB'yi parçalamakla kalmıyor; tek tek ülkelerin birliği üzerinde de parçalayıcı etki yaratıyor. Son yıllarda birçok Avrupa ülkesinde bölgesel ya da etnik düzeyde ortaya çıkan ayrılma taleplerinin arka planında aynı ekonomik dürtüyü görüyoruz. Zengin bölgeler, kendi vergileriyle yoksul bölgelerin yükünü taşımaya artık itiraz ediyor. Bunu adaletli bulmuyor ve herkesin kendi başının çaresine bakacağı ayrı yaşama formüllerini gündeme getiriyor.
Artık şunu görmek gerekir ki, Avrupa ülkeleri bir araya gelip bir demokrasi, özgürlük ve barış havzası oluşturacaksa, bu proje bazı ülkelerin ya da toplum kesimlerinin diğer ülkeler ya da toplum kesimlerini "beslemesi" temelinde yürüyemez. Dayanışma adına zengin ülkelerden fakir ülkelere; çalışan ve üreten kesimlerden çalışmadan tüketen kesimlere para akıtmak şekline dönüşen bir birlik parçalanmaya mahkûmdur. Ve bu sonucun müsebbibi, yıllardır, ısrarla "sosyal politikalar" adı altında gelir transferi politikalarını uygulayanlardır
.
Kaynak:http://gundem.bugun.com.tr/avrupa-da-isci-grevleri-yazisi-212172
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları













































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
10.01.2016
8.02.2016
3.02.2016
31.12.2015
29.12.2015
27.12.2015
25.12.2015
22.12.2015
21.12.2015
18.12.2015