Gülay GÖKTÜRK
"Kürt halkı artık kendisini yönetme aşamasına geldi. Seçimden sonra sadece fuar ya da kültür merkezi inşa etmeyeceğiz. Asıl inşa edilecek şey demokratik özerkliktir. Bu halk artık kendisini yönetme aşamasına geldi. Muhtarlar, mahalle meclisleri, vs... Anadilimizde, lehçelerde, Arapça, Ermenice, Süryanice hizmet alma noktasına geldi."
Selahattin Demirtaş'ın yukarıdaki sözleri günlerdir farklı şekillerde yorumlanarak polemik konusu ediliyor.
Gerçekten de bu ifadenin farklı biçimlerde okunması mümkün.
Ben aslında, seçim arifesinde bir siyasetçi olarak onun bu cümleleri isteyenin istediği tarafa çekmesini özellikle tercih ettiğini, zaten bu amaçla çift okumaya müsait bir dil kullandığını düşünüyorum.
Demirtaş hem kendi kitlesine çözüm süreci öncesinden beri savundukları "demokratik özerklik"projesinden taviz vermedikleri mesajını vermeye çalışıyor; ama bir yandan da bunu "bugünkü mevcut yasalar çerçevesinde gerçekleştireceklerini" söyleyerek önümüzdeki dönemde yerinden yönetim yetkisini daha güçlü bir biçimde kullanacakları şeklinde de anlaşılmasını istiyor. Zaten, "demokratik özerkliğin ilan edilmesi" gibi bir ifade yerine "inşası" sözcüğünü tercih etmesi de bir statü değişikliğinden değil yerel yönetim organlarının daha etkili hale geleceği bir süreçten söz ettiğinin bir göstergesi...
Büyükşehir Yasası'nı unutmayalım
Ayrıca, Demirtaş'ın bu açıklamasını 2012 Kasım'ında çıkan Büyükşehir Yasası'yla birlikte değerlendirmeyi de unutmamalıyız.
Hatırlanacağı gibi, 30 Mart 2014'ten yani yerel seçimlerden sonra nüfusumuzun yüzde 77'sinin oturduğu 30 il, halkın seçtiği bir başkan ve yine halkın seçtiği meclisin bulunduğu yeni bir yönetim birimiyle yönetilmeye başlayacak. Yerel yönetimde çifte meclis dönemi sona erecek; İl Genel Meclisi kaldırılarak Belediye Meclisi tek meclis haline gelecek ve onun da başında seçilmiş başkan bulunacak. Bu değişiklikle bölgede devlet tarafından atanan valinin yetkileri azalacak, seçilmiş başkan ve meclisin yetkileri artacak. İl genelindeki bütün belde belediyeleri ve köylerin kaldırılarak mahalle haline getirilmesiyle, oluşturulacak yeni yerel yönetimin yetki ve sorumluluk alanı eskisinden çok daha geniş ve güçlü olacak.
Özetle, 50 gün sonra koltuklarına oturacak olan yerel yöneticiler, bundan öncekilerin hiç sahip olmadığı kadar geniş bir yetki ve sorumluluk alanına sahip olacaklar.
Dolayısıyla, Demirtaş neyi kastetmiş olursa olsun; yeni seçilecek belediye başkanları daha geniş yetkilerle donatılmış olacaklar. Tam da onun söylediği gibi, artık sadece fuar ya da kültür merkezi inşa etmekle ya da şehri temiz tutmakla uğraşmayacaklar. Şimdiye kadar merkezi yönetimin yetkisinde olan birçok yetkiyi de devralacak, böylece bölge halkının kendi kendini yönetmesi doğrultusunda adımlar atacaklar.
İçini doldurmak siyasetin işi
Ancak unutmamak gerekir ki, bu yasa sonuçta bir çerçeve getiriyor ve bu çerçevenin içini doldurmak da siyasetin işi...
Seçilmiş başkanla valinin yetkilerinin pratikte nasıl işleyeceği, eğitim, sağlık, güvenlik gibi konularda yerel yönetimin yetkilerinin sınırları, bütün bunlar önümüzdeki dönemin siyasi mücadele konuları olacak. Zaten, çözümün "siyaset yoluyla" olmasının anlamı da başka bir şey değil...
Bir örnek vererek bitireyim:
Geçtiğimiz günlerde Meclis gündemine gelen Dershaneler Yasa Tasarısı, okul müdürlerinin tayinlerinin valiler tarafından yapılmasını öngören bir madde içeriyor.
Oysa biz biliyoruz ki, dünyanın bütün ileri ülkelerinde, eğitim meseleleri büyük ölçüde yerel yönetimlere ve velilere bırakılıyor. Bizde neden öyle olmasın?
Söz konusu tasarı Meclis'te tartışılırken, bu maddenin değiştirilmesi; okul müdürlerinin, belediyeler ve okul aile birliklerinin işbirliği ile seçilmesi ve bunun formülünün bizzat yerel düzeyde belirlenmesi ciddi bir siyasi mücadele konusu yapılmalıdır.
Adına ister demokratik özerklik deyin, ister güçlü yerel yönetim, bunun inşasının yolu budur.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları











































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
10.01.2016
8.02.2016
3.02.2016
31.12.2015
29.12.2015
27.12.2015
25.12.2015
22.12.2015
21.12.2015
18.12.2015