Gülay GÖKTÜRK
Jandarmanın İçişleri Bakanlığı”na bağlanması ile ilgili yazdığım ilk yazılar 2006 tarihini taşır.
O yazılara gösterilen tepkilerden sonra köşemde şöyle demişim: “Meğerse ne çok insan, jandarmayı “ezelde ebede” sürecek bir kurum sanıyormuş. Ben, jandarmanın polisin uzanamadığı yerlerde güvenliği sağlamak üzere var olduğunu; polis teşkilatının eli kolu uzadıkça jandarmanın görev alanının da küçüleceğini ve giderek yok olacağını yazınca sanki “devletin ve milletin bölünmez bütünlüğüne” ya da “ordunun manevi şahsiyetine” dil uzatmışım gibi telaşlandılar.”
Aradan sekiz yıl geçmiş. Bu sekiz yıl boyunca iç güvenliğin sivilleşmesi fikri ağır ağır yaygınlaştı, iktidarın 2023 Yol Haritası başta olmak üzere birçok dokümanına girdi. Ve nihayet bugün, hiç ummadığımız bir paketin içinden çıkıp karşımıza geliverdi!
Güvenlik Paketi’nin içinden çıkan bu sürprizle Jandarma artık İç İşleri Bakanlığı’na bağlanıyor. Kurum askeri niteliğini korumakla birlikte atama, görev yeri değiştirme ve görevden uzaklaştırma yetkisi bundan böyle İç İşleri Bakanlığı’nda olacak. Ayrıca kıyafeti de değişecek. Davutoğlu’nun deyişiyle bundan böyle “hem idari işleyiş bakımından hem de toplumsal görünürlük bakımından demokratik sivil hayatın daha yakın unsuru halinde çalışan” bir jandarmamız olacak.
Adım adım...
Hatırlayacaksınız, birinci adım 2010 tarihinde EMASYA Protokolü’nun kaldırılmasıyla atılmıştı. Bu protokol 28 Şubat rejiminin sembollerinden biriydi ve kalkması sadece pratik sonuçları açısından değil, sembolik açıdan da büyük önem taşıyordu. Ama o zaman da söylüyorduk ki, sorunumuz EMASYA Protokolü’nün kalkmasıyla bitmiyordu.
Uzun tartışmalar yaptık...
Deniliyordu ki, bizim mülki idare sistemimizde jandarma birimleri illerde valilerin, ilçelerde ise kaymakamların –yani sivil otoritenin – emir ve denetimi altındadır.
Oysa bunun kâğıt üstünde bir kural olduğu Türkiye’yi biraz tanıyan herkesin bildiği bir gerçekti. Çünkü Jandarma birimleri kağıt üzerinde valilere, kaymakamlara bağlı olsa bile, Jandarma Genel Komutanlığı Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bir parçasıydı ve örgütlenme biçimi, terfi ve sicil sistemi, personel eğitimi ve öğretimi açısından Genel kurmay Başkanlığı’na bağlıydı.
Bu durumda sicil amiri Jandarma Genel Komutanlığı olan bu birimlerin mahalli sivil otoritelere bağlı olarak çalışabilmesi de mümkün değildi.
Nitekim mülki ve idare amirleri de bunun mümkün olmadığını düşünüyordu. İçişleri Bakanlığı Strateji Merkezi ve Siyasal Bilgiler Fakültesi’nin birlikte yürüttükleri bir araştırmanın sonuçlarına göre (Mülki İdare Amirleri Araştırması) mülki idare amirlerinin yüzde 84.1’i kolluk güçleri üzerindeki yetkilerinin yetersiz olduğunu düşünüyordu.
Kısacası, iç güvenliğin sivillerin denetiminde olması jandarmanın mevcut yapısıyla mümkün değildi ve jandarma bu yapısıyla Türk Silahlı Kuvvetleri’nin rejim üzerindeki siyasi rolünün birincil araçlarından birisini oluşturuyordu. ( Murat Aksoy, Jandarma, s. 213, Almanak Türkiye 2006-2008, TESEV)
İşte bugün bu yapı değiştirildi ve rejimin sivilleşmesi açısından önemli bir adım daha atılmış oldu.
Köylüler için anlamı
Bitirmeden, bizim köşelerimizde “İç güvenliğin sivilleşmesi” diye kuru bir ifadeyle sözettiğimiz değişikliğin Anadolu köylüsü için ne ifade ettiğini de hatırlamalıyız.
Anadolu köylüsü, halka hesap vermeyen, kendini seçilmişlere karşı sorumlu hissetmeyen, askeri hiyerarşi içinde çalışan silahlı bir güç iç güvenlikten sorumlu tutulduğunda neler olabileceğini kendi deneyimiyle biliyor.
O köylüler için devlet, jandarma demekti. Hayatları jandarma dipçiği korkusuyla geçti. Jandarma komutanının kafası her bozulduğunda köy meydanlarına toplanıp sıra dayağı yedi. Kadınlarının önünde aşağılandı, hakarete uğradı. Dövüldü, sövüldü, pislik yedirildi, ses çıkaramadı. Sıkıyönetim yıllarında jandarma karakollarının dipsiz kuyulara dönüştüğünü, kapısından sağ giren nice insanın bir daha çıkamadığını, kayıplara karıştığını gördü.
İşte, bu reformun yapılabilmesi için bu kadar acı deneyimin yaşanması gerekti. Ama artık yolun sonuna geldik. Tek parti döneminden bu yana jandarma dipçiği altında inleyen, jandarma korkusuyla titreyen milyonlarca köylünün gözü aydın olsun.
Ben olsam, bu reform hayata geçtiğinde, jandarma karakollarında can veren kurbanların anısına bir de anıt dikerdim.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları











































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
10.01.2016
8.02.2016
3.02.2016
31.12.2015
29.12.2015
27.12.2015
25.12.2015
22.12.2015
21.12.2015
18.12.2015