Gürbüz ÖZALTINLI
Gerçekten olağanüstü bir dönemden geçiyoruz. Kürt savaşının sona erdirilmesinin önemi üzerine ne söylesek zayıf kalır duygusu sizi de heyecanlandırmıyor mu?
Bu topraklara yapışıp kalmış bu büyük lanet, bütün gelecek kuşakların da acılı kaderi olacak kaygısı neredeyse hepimizi kuşatmıştı. Çaresizdik. Kürt ve Türk gençlerini kırıp geçiren bu dipsiz şiddet, kendi kendisini büyüten kötücül bir tanrı gibi hayatlarımıza el koymuştu. Kan, acıyı ve nefreti çağırıyordu. Nefret, daha çok kan istiyordu. Otuz yıl böyle geçti.
Şimdi bu büyük kâbustan uyanıyoruz. İnanmakta zorlanıyoruz. Şaşkınız.
Kimilerini omuzlarından tutup hakikaten uzun uzun sarsmak istiyor insan; “kardeşim kendine gel, dön şu olanlara bir bak”...
“Bırak şoka girmiş insanlar gibi aynı ezberleri tekrar tekrar homurdanmayı”... “Sana her gün gazeteni ekmeğini getiren kapıcının bıyığı yeni terlemiş oğlunu kurtarmıyor bu ülke sadece, bu coğrafyada kimsenin kolay başaramadığı büyük bir insanlık adımı atıyor. Oluk oluk kan akan bu bölgenin aslında otuz da değil yüz yıldır çatışan toplumları, silahı susturmaya karar veriyor”... “Farkında mısın”... Hakikaten bas bas bağırmak istiyor kimi kulaklara bunları insan...
Bütün varoluşlarını “İslamcı nefreti”ne teslim etmiş olanların cinnetini anlıyorum.
Öfkeli lümpenlerin sırtından kariyer hesabı yapan hamaset erbabının “vurmaya ve ölmeye”çıkarttıkları tiksindirici çağrıları da hiç yadırgamıyorum.
Bu pespaye “panik cephesi”ni hangimiz beklemiyorduk ki? Neresi sürpriz?
“Yetmez”i duyduk, “evet” nerede
Fakat, gerçekten anlayamadıklarım var.
7 Şubat krizinden tanıdıklarımızı kastetmiyorum.
O ayrı bir tartışma konusu.
Benim için asıl ilginç olanlar medeni bir ülkede yaşamak istediklerini söyleyenler. Zulme karşı bir tek kendi kalemi kalsa susmayacak olanlar. Demokrasi için bütün bedelleri göze alanlar. İlkeleri vicdanları uğruna hayatlarını ortaya koyanlar... Kendilerini böyle bildiklerimiz.
Buralardan gelen “tuhaf” sesler çok şaşırtıyor beni.
Barışa odaklananları otoriterizmin tuzağına düşmüş gibi gören bir hâlleri var. Saplantılı biçimde, önemli olanın demokrasi olduğunu, bu gerçekleşmeden siyasetin şiddetten arındırılamayacağını tekrarlıyorlar. Sözlerinin terazisi giderek barışın bir aldatmaca olduğu iddiasına doğru bükülüyor.“Demokrasi olmadan barış olmaz” vurgusu, bir demokrasi talebi olmaktan daha çok, barışın önemsiz olduğu mesajına evriliyor. Neredeyse, “barış politikalarının desteklenmesi otoriterleşmeye hizmet ediyor” demeye getiriyorlar. “Aldatıldığımızı” söyler gibiler. PKK ile masaya oturmanın en kötü seçim olduğunu açıkça yazabildiler. Bizi destek olmaya değil muhalefet etmeye çağırıyorlar.
Şu basit sorunun üstünden nasıl kolaylıkla atlayabildiklerini anlamak imkânsız: Demokratikleşme çabaları için, silahların sustuğu bir Türkiye mi daha elverişlidir, yoksa kan ve nefretin hüküm sürdüğü bir Türkiye mi?
Evet, barış, savaşı yaratan temel koşullar değişmeden derinleşemez. Peki, savaşı yaratan koşulları daha fazla savaşarak mı değiştireceğiz?
Barış, demokrasiyi kendiliğinden getirmez; doğru. Peki, gerçekten otoriterleşmeye savaştan daha çok mu hizmet eder?
Referandum günlerinde “yetmez ama evet” diyenlerin bir kısmı nasıl oluyor da silahlar susarken“yetmez ama evet” vurgusundan bu kadar uzağa düşebiliyorlar. Neden güçlü bir “evet” sesinin yerini, altı kalın kalın çizilen bir “yetmez” aldı? “Evet” demeye dili varmayan bir “yetmez”cilik; hatta, açık söyleyelim “hayır”ı ima eden “bu usullerle barış olmaz”cılık... Bir de bunun “Don Quijote”lik olarak yüceltilişi... Bu ses, nasıl oldu da kendisini kanın durmasını önemsizleştirmeye adadı?
Yıldıray Oğur ne zaman eline kalemi aldıysa “barışmak için İsviçre olmayı mı bekleyeceğiz”diye sordu. Nedir cevabınız, ben duyamadım.
Önce Kürt örgütü milliyetçiliği bırakacak. Hem de kıran kırana bir savaş sürerken. Dağlardan çocuklarının cesetleri paramparça inerken...
Ardından Türkler İsviçre demokrasisine razı olacaklar. Hem de yoksul kasabalara düzinelerce asker cenazesi gelirken...
Sonra barış olacak.
Gerisi dolduruşa gelmektir. Otoriterleşmenin tuzağına düşmektir. Barış illüzyonuna kurban gitmektir. Öyle mi?
Gerçekten böyle mi düşünüyorsunuz?
Açık söyleyeyim anlaşamayız.
Biz önce barış diyoruz. Kan durursa milliyetçiliklerle de, otoriterleşmeyle de daha kolay baş edebiliriz. Bu kadar basit.
Bilmem anlatabildim mi?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.04.2024
14.04.2024
8.04.2024
5.04.2024
25.11.2023
16.11.2023
12.11.2023
9.05.2023
7.05.2023
2.05.2023