Halil BERKTAY
Taner Akçam’ın (TA) Torosyan’ın torunu Louise Shreiber’la yaptığı ve duygu sömürüsü tonlarında sunduğu röportajdan sonra (Radikal, 6-7 Ocak), gerek Ayhan Aktar (AA) ve gerekse TA’ya tekrar bir canlılık gelir gibi oldu. Bu bağlamda, Torosyan’ın kitabındaki Çanakkale “tasdiknâme”si ile kitapta olmayan ama Louise Shreiber’ın TA’ya verdiği ikinci bir “tasdiknâme”yi, web siteleri ve facebook sayfalarına koydular. Torosyan’ın kitabının “kurgu değil gerçek” olduğunu böylece ispatladıklarını sanıyorlar.
Ne ki, bu belgelerin de uydurma olduğu âyân beyan ortada. “İç kritik” yöntemi içeriklerinin sakat ve gerçek dışı olduğunu; “dış kritik” yöntemi ise nasıl bir sahtecilikle üretildiklerini ortaya koyuyor.
Bir kere, “iç kritik” açısından durum neydi, onu hatırlayalım. Bu “tasdiknâme”lerin ilki, Torosyan’ın 19 Şubat ve 18 Mart 1915’te Çanakkale’deki kahramanlıkları nedeniyle, 18 Mayıs 1915’te Enver Paşa tarafından verilmiş; ikincisi Romanya cephesindeki kahramanlıkları nedeniyle 28 Mayıs 1917’de 21. Kolordu komutanı Abdülkerim (Paşa) tarafından verilmiş gözüküyor.
Şimdi bir. İlk “tasdiknâme”nin içeriğinin gerçek dışı olduğu daha önce ortaya konmuştu. 19 Şubat’ta battığı ya da hattâ “tahrib” edildiği söylenebilecek hiçbir düşman gemisi yok. Keza, 18 Mart’ta da böyle topçu ateşiyle ve hele Rumeli Hamidiye tabyasından batırılan bir düşman gemisi yok. Ayrıca, Torosyan’ın bu “batırma” eylemlerine ilişkin anlatımı (ki kendisi net “batırdım” diyor), buram buram palavra kokuyor. Göremeyeceği şeyleri görüyor; batarya cephane tüketim kayıtları çok sınırlı sayıda mermi kullanıldığını gösterdiği halde “defalarca” isabet kaydediyor; bataryadan çok uzaktaki Alçı Tepe’yi gözetleme mevzii gibi gösteriyor. TA tabii hafifsemeye kalkar, çünkü sırf bu bilgiler dahi “tasdiknâme”yi berhava etmeye yeterli. Kaldı ki, Edhem Eldem’den naklen Hakan Erdem’in altını çizdiği gibi, meğer Harp Madalyası o tarihlerde verilmemiş. “Alay Beyliği” diye garip bir ibare kullanılıyor ki, Osmanlı timar sistemine ait bu terim 20. yüzyıl başında ne arar? Nihayet Torosyan’ın mensup olduğu belirtilen “Altıncı Ağır Topçu Alayı” mevcut değil. AA bunu önce 2010’da koca alayı yok etmişler diye yazmış; sonra kitaba önsözünde bunu her nasılsa unutup, işi “canım, memurlar Dördüncü yerine Altıncı yazmış ama ben onların bu yanlışını affediyorum”a çevirmişti. Kendi esprisine kendisi gülebilir ama bunların hepsi bir arada, ilk “tasdiknâme”nin bir şekilde uydurulmuş olması gerektiğine işaret ediyor.
İki. Gelelim, yeni ortaya çıkan ve TA’nın “tüm tartışmanın kaderini değiştirecek önemde” dediği diğer “tasdiknâme”ye. Yukarıda da belirttiğim gibi, tarihi 28 Mayıs 1917; yer Romanya cephesi; imza “21. Kolordu kumandanı Abdülkerim.” Torosyan kitabına söz konusu “tasdiknâme”yi almasa da söz ediyor bu Abdülkerim Paşa’dan. Ve gene, 21. Kolordu kumandanı olduğunu söylüyor.
Bütün olay daha burada çöküyor zaten. Çünkü (a) bir Abdülkerim Paşa var ama 21. Kolordunun değil 20. Kolordunun kumandanı. Nitekim (b) AA da bunu, Torosyan’ı yayına hazırlarken bir şekilde öğrenip düzeltmiş; “Yüzbaşı Torosyan, 20. Kolordu yerine 21. Kolordu yazarak maddî hatâ yapmış olmalıdır” diyor (1. baskı, s. 194, not 1). Ama ah, şimdi (c) kitapta olmayan bu “tasdiknâme” ortaya çıkıyor ve orada da Abdülkerim Paşa, 20. değil 21. Kolordu kumandanı gözüküyor! Yani bizzat paşa da mı bilmiyormuş hangi birliğe komuta ettiğini? Mesele çok açık; bu “tasdiknâme”yi de o şekilde yazan veya yazdırtan, Torosyan’dan başkası değil. Hayalî “anı”larını inşa ederken, destekleyici bir iki belge de imal edeyim demiş. Birini almış, diğerini almamış. O ikincisi yeni ortaya çıkmış; AA ve TA da atlamışlar üzerine. Bu arada AA’nın Önsöz’deki kendi “düzeltme”sini de unutmuşlar. Eh, insan bu kadar az zamanda bu kadar çok yalan söyler ve tahrifat yaparsa, ipin ucunu kaçırır tabii. AA daha önce, Enver’in Torosyan’a 18 Mayıs’ta sorduğu soruyu birinci baskıdan ikincisine değiştirirken de böyle bir gaf yapmış; ileriki sayfalarda yer alan başka bir pasajda, Torosyan’ın çıkarma harekâtını ancak 18 Mayıs’tan sonra Çanakkale’ye dönüp de öğrendiğini anlatışını gözden kaçırmıştı. Fakat takdir-i ilâhî mi demeli; işte sonunda Torosyan’ın tuzağına düşen, gene AA ve TA oluyor.
Bu Abdülkerim faslı çok eğlenceli olduğundan, az kalsın unutuyordum; birkaç problem daha var, bu ikinci “tasdiknâme”nin sırf içeriğiyle ilgili. Adı geçen 51. Fırka [Tümen], Romanya’da değil Irak cephesinde (bkz Hakan Erdem’in kitabı, s. 339). Ama Abdülkerim Paşa, kolordusunda hangi tümenlerin olduğundan da habersiz gözüküyor. Torosyan’a güya “Osmaniye” nişanı verilmiş ama işe bakın ki, böyle bir Osmanlı madalyası veya nişanı da yok. Ha, bir de gene Hakan Erdem’in, Torosyan’ın ilk 1916 yılında ABD’ye geldiğini ve altı ay Philadelphia’da, kardeşinin yanında kaldığını, göçmen bürosu mülâkatına dayanarak göstermişliği var. Bu nedenle de, hem Torosyan hem bu “tasdiknâme” toptan çöküyor; Torosyan’ın 1916 ve 1917 yıllarında, bırakın Romanya’yı, bizatihî Osmanlı ordusunda bulunması imkânsız hale geliyor.
Hakikaten anlamıyorum, bütün bunlardan sonra AA ve TA hâlâ nasıl cankurtaran simidi gibi sarılabiliyor bu “belge”lere? Okumuyorlar mı, bir natıka sorunu mu var, ya da işi iyice pişkinliğe mi vurdular? Her neyse; “tasdiknâme”lerin “iç kritiği” işte böyle. Çıkan sonuç, bunların sonradan, özel olarak üretilmiş olması gerektiği. Ve nitekim uzman gözle yapılan bir “dış kritik,” dil, kaligrafi ve imlâ bakımından da bu sahteciliği ortaya çıkarıyor.
Cumartesi günü sözü, Osmanlı belgeleri bilgisi ve “okuması” (deşifresi) en güçlü kişilerden birine bırakacağım.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları


















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
10.03.2025
8.03.2025
8.03.2025
6.03.2025
10.02.2025
29.01.2025
25.01.2025
16.01.2025
24.12.2024
20.11.2024