Hasan CEMAL
Irak Kürdistan Yönetimi Başkanı Mesud Barzani’nin Milliyet’e açıklamaları (2) |
Suriye’nin kuzeyinde bir Kürt realitesi olduğunu söyleyen Barzani, “Bölgedeki devletlerin bunu tanımamasını anlamıyoruz. Kürdistan’ın her parçasının belli özellikleri var, değişiyor. Şimdi artık Kürt realitesini görmek lazım” dedi
Selahaddin kentinde Sere Reş’teki Başkanlık Sarayı’nda Barzani Hasan Cemal’in sorularını yanıtladı.
ERBİL
Irak Kürdistan Yönetimi Başkanı Mesud Barzani’yle salı günü öğle vakti Selahaddin’de, Sere Reş’deki Başkanlık Sarayı’nda sohbet ediyoruz.
Konu, Kuzey Suriye.
Daha doğru deyişle:
Suriye Kürdistan’ı.
Kimilerine göre de:
Batı Kürdistan...
Nasıl bir zamanlar Türk kamuoyu için sadece Irak’ın Kuzeyi var idiyse...
Nasıl bir zamanlar Türk kamuoyu Kuzey Irak’ta ne olup bittiğini doğru dürüst bilmiyor idiyse...
Şimdi de, 400 kilometrelik Irak sınırından sonra bu kez 900 kilometrelik Türkiye sınırına bitişik, fokur fokur kaynayan Kuzey Suriye’yi bilmiyor diye söze başlıyorum.
Gülümsüyor Barzani.
Başbakan Erdoğan’ın bazı açıklamalarında Suriye’de yeni bir Kuzey Irak’a hayır dediğini ve Suriye’de yeni bir Kandil’e izin verilmeyeceğini dolaylı bir dille söylediğini belirtiyorum.
Yüzünde kıpırtı yok.
Uzun yıllardır en yakınında sağ kolu olarak çalışan Divan Başkanı Fuad Hüseyin’in de yüz çizgileri oynamıyor.
Bakışlar bana dikili.
Suriye Kürdistan’ına daha çok PYD hakimmiş, yani PKK’nın uzantısı olan örgüt diyorum.
Şöyle bir kıpırdanıyorlar.
PYD’nin Suriye Kürdistan’ında böyle bir güç gösterisi yapabileceğini öngörüp görmediklerini sorup devam ediyorum:
“Suriye Kürdistan’ında da PYD önemli. PYD’nin varlığı hem sizin için, hem Erdoğan için olumsuz bir faktör mü? Ayrıca diyorlar ki, geçen haftaki son Doha toplantısında, perde gerisinde karar alınmış, Türkiye ve Irak Kürdistan’ı, Suriye muhalefeti ile bir olup PYD’ye karşı harekat yapmak için... Suriye Kürdistan’ı ve PYD konusunda ne düşünüyorsunuz?”
KÜRTLER ARAPLAŞMADI!
Mesut Barzani’nin yanıtı şöyle:
“Suriye Kürdistan’ında bir Kürt sorunu var, bir Kürt realitesi var. Bölgedeki devletlerin Suriye’deki Kürt realitesini tanımamasını anlamıyoruz. Kürdistan’ın her parçasının belli özellikleri var, değişiyor. Suriye Kürdistan’ındaki sorun nasıl çözülecek? Bunun üzerinde duruyoruz. Arap tarafı, 1962’den itibaren Suriye Kürdistan’ında Araplaştırma politikası güttü. Fakat bunu başaramadılar. Şimdi artık Kürt realitesini görmek lazım.”
Sözü yine PYD’ye getiriyorum.
Barzani’nin yanıtı şu oluyor:
“PYD inkar edilemez. PYD Suriye Kürdistan’ında mevcut. Ama Suriye’nin dışında bu iş çok büyütülüyor. Suriye’de Kürtler var! Oradaki Kürtler Suriye’nin Kürtleri. Oranın Kürtleri PYD’ye de, PKK’ya da sempati duyabilirler. Ama başka gruplara da sempati duyabilirler.”
Irak Kürdistan Yönetimi Başkanı Barzani, PYD’nin tek başına olmadığını, fazla abartıldığını, ondan başka Suriye Kürtlerinin KDP’ye, yani kendi partilerine de sempati duyduklarını üstü örtülü bir dille belirttikten sonra ekliyor:
“Bizim için önemli olan Suriye Kürdistan’ında Kürtlerin kendi aralarında çatışmamasıdır. Bu bizim için çok önemlidir. Diğer yandan hiç kuşkusuz Kürtlerle Araplar arasında çatışma yaşanmaması da önem taşır.”
DEMOKRASİ DIŞINA ÇIKARSA
Suriye Kürdistan’ında hangi tarafın başarıya ulaşacağını demokrasi geldiği vakit göreceğiz diyen Barzani, sanki üstü kapalı bir dille PYD’ye ayağını denk al diyor ve şöyle devam ediyor:
“Kürtlerin kendi aralarında, Kürtlerin Araplarla olan ilişkisinde, Arapların kendi aralarında, yani Suriye’deki halkların kendi sorunlarını demokrasi içinde çözeceklerine inanıyorum. PYD’nin bu süreç içinde bozucu ve baskıcı bir taraf olduğunda bu kabul edilemez. Henüz erken. Demokrasi sürecine bağlı kaldığı sürece PYD’ye hiç kimse karışamaz. Ama demokrasi dışına çıkar, farklı programlara yönelirse, ne Suriye’deki Kürtler, ne diğer taraflar, ne de biz bunu kabul ederiz.”
Şöyle soruyorum:
“Irak’tan sonra şimdi de Suriye’de Baas diktası çöküyor. Anlaşılan o ki, Irak’tan sonra Suriye’de de Kürtler kendi yönetimlerine kavuşacaklar. Eskiye dönüş olmayacak. Bu çerçevede nasıl bir Suriye hayaliniz var?”
SURİYE’DEKİLERİN HAKLARI...
Barzani’nin yanıtı:
“Suriye’de bugüne kadar Kürtlerin kimliği tanınmış değil. Nüfus kağıtları bile yok. Her şeyden önce Suriye’deki Kürt realitesini göz önünde bulundurmamız lazım. İki buçuk üç milyon Kürt var. Suriye’deki bu Kürt mevcudiyeti bizim için önemlidir. Onların haklarına kavuşmaları, biz Irak Kürtleri için çok önemlidir. Onların haklarının inkar edilmesini biz kabul edemeyiz. Yalnız Suriye’ye nasıl bir sistem geleceği de, onların karar verecekleri bir konudur.”
Sorumu yineliyorum:
“PYD’nin Suriye Kürdistan’ında bu kadar güçlü olabileceğini öngörmüş müydünüz?”
ESAD BAĞI...
Barzani bu sorumu gayet ihtiyatlı yanıtlıyor. Diplomatik bir dilin incelikleriyle, PYD ile Esad rejimi arasındaki muhtemel bir bağa şöyle işaret ediyor:
“Burda önemli olan, Suriye Kürdistan’ında PYD’ye açılmış bir şans kapısı mıdır söz konusu olan? Yoksa bugün geldiği nokta, PYD’nin kendi etkisinin ürünü müdür? Henüz bilemiyoruz. Değerlendiriyoruz. Daha cevabını almış değilim ben de... Kafamdaki soru işareti henüz dağılmadı.”
Soruyorum:
“Bu kapıyı açan Esad mı?”
Barzani:
“Bizde soru olarak durmaktadır. Henüz cevabını almış değiliz. Esad mı, başkası mı? Soru olarak kalıyor. Karar veremiyorum. Ama şu bir gerçek: PYD’nin kendisi Suriye Kürdistan’ını kontrol edecek güçte değil. Başka taraflar da var, güçler de var. Özellikle Suriye Kürdistan’ında istihbarat ve asayişle ilgili yerlerin nasıl PYD’ye teslim edildiğini, bunun Suriye makamlarıyla yan yana nasıl durduğunu hâlâ anlamıyoruz. Açıklığa kavuşmuş değil bu. İki taraf arasında bir ittifak mıdır? Bunun cevabını hâlâ almış değiliz. Bir ittifak mı, yoksa Beşar Esad rejiminin bir zayıflığı mıdır? Biz bunun üzerinde duruyoruz. Tekrar ediyorum. Biz şimdi Suriye Kürdistan’ında Kürtlerin kendi aralarında bir çatışmaya yönelmemesi üzerinde duruyoruz.”
‘GERİ ADIM YOK!’
Sözü bölgede yaşanmakta olan karışıklığa getiriyorum. 1993’te Dohuk’ta kendisiyle yaptığım ilk mülakatta sorduğum soruyu anımsatıyorum, bağımsız Kürt devletiyle ilgili olarak.
O da bana soruyor:
“Yanıtımı herhalde hatırlıyorsun. Bağımsız devlet idealimizi belirtmiştim.”
Şöyle devam ediyor:
“Her şeyden önce bu bizim doğal hakkımız. Buradaki en büyük sorun, Kürtlerin dört devlet (İran, Türkiye, Irak, Suriye, HC) arasında paylaşılmasıdır. Asıl sorun burada, işi zorlaştırıyor. Eğer böyle olmasaydı, Kürtler iki devlet arasında paylaşılsaydı veya hepsi bir devlete bağlı olsalardı Kürt devleti daha kolay olabilirdi. Bütün Kürtlerin haklarına kavuşmasından yanayız. Onların en doğal haklarıdır.”
“Taşlar yerinden oynadı!”
Mesut Barzani:
“Artık dünyada hiçbir şey imkansız değil. Büyük dava uğrunda kan da dökülebilir, büyük bedeller de ödenebilir. Ama çözüm sonunda mutlaka gelir. Yanlış ortadan kalkar, biz buna kesin gözüyle bakmaktayız. Doğu, Batı Almanya örneği var. Çeklerle Slovakya örneği var. Ne zorla birleştirme oluyor, ne de zorla ayrılma... Milletin kendisi karar vermelidir. Başka taraflar, o milletin hakkında karar verme hakkına sahip değildir.”
Ve ekliyor:
“Bakın, bu açılardan dünya son on, on beş yılda epey değişti.”
Sözü bölgenin karışıklığına getirince, Barzani şöyle devam ediyor:
“Bölgede çok karışıklık olabilir. Ama burada benim için önemli olan Kürt davasıdır, ben buna inanıyorum. Biz Kürt sorunu ya da Kürt davası başkalarının hesapları üstünden çözülsün istemiyoruz. Türkler, Farslar, Araplar olsun, biz bölgedeki tüm halklarla iyi ilişkiler kurmak istiyoruz. Kürt sorununun da bu iyi ilişkiler çerçevesinde çözümünden yanayız. Başka milletlerin üzerinden bu sorunu çözmek istemiyoruz. Biz hiç kimse, hiçbir taraf için tehdit unsuru olmak da istemiyoruz. Kesinlikle başka taraflar için, başka devletlerin çıkarları için biz Kürt davasından geri adım atmayacağız, kesinlikle bunu yapmayacağız. Ve biz Kürt olarak hiçbir yerde ve hiçbir cephede yer almıyoruz. Biz sadece Kürt davasına inanıyoruz.”
Cephe konusunu sorunca, şöyle bir açıklık getiriyor:
“Bizim herhangi bir cephemiz yok. Amerika olsun, Türkiye olsun bugüne kadar bize, ‘Şu cephede, bu cephede yer alın’ teklifi yapmadı. Bizim amacımız Kürt davasıdır. Bunun için çalışıyoruz.”
TÜRKİYE ÇÖZEBİLİRSE...
Soruyorum:
“Türkiye kendi Kürt sorununu barışçı yoldan çözebilse, herhalde bölgesel istikrar ve barış açısından çok önemli olur, ne dersiniz?”
Barzani’nin yanıtı, “Kesinlikle öyle” oluyor.
Nuri Maliki, Celal Talabani!
Irak Kürdistan’ının Irak’ın Şii Başbakanı Nuri Maliki Bağdat’ıyla sıcak, gergin bir yaz geçirdiğini, özellikle Ezidi Kürtlerin yaşadığı Şengal’la Kerkük’ün Hanekin bölgesinde iki tarafın silahlı çatışmanın eşiğinden döndüklerini belirtiyorum.
Yanıtı şöyle oluyor:
“Sorunlar var, bu inkar edilemez. Fakat sorunların anayasal çerçevede çözümünden yanayız. Bizanayasa dışında hiçbir şeyi kabul etmeyeceğiz.”
Soruyorum:
“Sizinle Cumhurbaşkanı Celal Talabani arasında, İran ve Türkiye ilişkileri konusunda farklı düşünceler var galiba...”
Bu soruyu yanıtlarken biraz zorlandığını, meselenin boyutunu küçültmek istediğini hissediyorum.
Şöyle diyor Barzani:
“Aslında biz aynı görüşteyiz. Her ikimiz de, İran ve Türkiye’yle iyi ilişkilerin devamından yanayız. Mam Celal Cumhurbaşkanı, ben de Kürdistan bölgesi başkanıyım. Bunları göz önünde bulundurduğunuzda bazen farklılıklar olabilir, ama basit konulardır. Gerekli ve esaslı konularda aynı görüşteyiz. Önemli olan bu...”
YARIN: Talabani cephesi ve Bağdat yönetiminden izlenimler.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları






















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024