Hasan CEMAL
Kalimnos'tan Paros adasına doğru seyrediyoruz. Gökova’dan bir ses yükseliyor, hiç ihtiyarlamayan bir denizcinin sesi bu, Sadun Boro’nun: “En çok uzun seyirleri özlüyorum” diyor. Hüzünlü titreşimler var bu sözde... Beni de hüzünlendiriyor.
Uzak denizleri özlediğini anlatıyor Sadun Abi: “O uzun seyirlerde denizle, gökyüzüyle öylesine baş başasındır ki, sadece denizle boğuşur, sevişirsin. Öylesine bir baş başalıktır ki bu, üç torba altının olsa bir dilim ekmek alamazsın, bir dilim ekmek...”
Yıldızlar tepemizde. Ne kadar parlak, ne kadar yakın. Büyüleyici bir görüntü. Sürekli kayan yıldızlar bir başka âlem... “Deniz korkusu”nu azaltıyor gökyüzündeki bu harika cümbüş... Sayende denizi sevmeye başladık Sadun Abi, sana şükran borcumuz var.

AMORGOS, Ege’de bir
Vira bismillah!
Kalimnos adası günün son ışıklarıyla arkamızda kalıyor. Ağır ağır yitip giden liman ışıl ışıl, sanki yangın yeri...
Denizci deyişiyle:
Rüzgârımız bol, denizimiz az olsun!
Paros adasına kadar 15-16 saat yolumuz var, yelkenlimiz Peace’le. Her şey yolunda giderse, ertesi gün öğle vakti Paros’tayız.
Hava beklediğimiz gibi. 26 knot esiyor. Rüzgârı kafadan alıyoruz. Henüz Kalimnos’un kuytuluğunda olduğumuz için o kadar hissetmiyoruz havayı.
Arada bir sağanaklar sert vuruyor. Açık denize çıkınca anlayacağız Hanya'yı, Konya'yı. Biraz dayak yiyeceğimiz kesin gibi...
Mehtap pırıldamaya başladı, ağır ağır yayılıyor denize. Dalgaların üstündeki o gümüşî oynaşmalar o kadar güzel ki...
Tuhaf bir heyecan. Ve denizin insana verdiği özgürlük duygusu... Günlük hayatın, vıdıvıdıların esaretinden kurtulma hissi bir anda uyanıyor içimde...
Tam önümüzde Çoban yıldızı, koca bir fener gibi asılı gökyüzüne, ne kadar parlak. Bize rehberlik ediyor çalkantılı denizde...
Üç torba altının bir dilim ekmek etmediği uzun seyirler
Gökova’dan bir ses yükseliyor,Karacasöğüt’ten. Hiç ihtiyarlamayan bir denizcinin sesi bu,Sadun Boro’nun:
“En çok uzun seyirleri özlüyorum.”
Hüzünlü titreşimler var bu sözde...
Beni de hüzünlendiriyor.
Efsane denizci 80 yaşını devirmiş durumda. Ama yıllar onu ihtiyarlatamıyor. Çünkü yaşamı boyunca her şeyini verdiği denizlerin koruması altında o.
“Uzun seyirleri özlüyorum en çok” cümlesini tekrarlıyorum, ne kadar uzun diye sesleniyorum ona Ege’nin ortalarından.
Sadun Boro keyifleniyor:
“Okyanus geçişlerini, çok uzak denizleri özlüyorum.”
Sonra takılıyor bana:
“Geçen yıl Marsilya’dan yelkenliyi getirdiniz. İki hafta Akdeniz’de seyrettin, Marmaris’e geldin. Neredeyse aylarca yazacaktın. Bir de benim gibi uzun seyirler yapsan, herhalde yıllar yılı yazardın.”
O büyük kahkahasını duyuyorum sevgili Sadun Abi’nin...
Sesi yine kulağımda:
“O uzun seyirlerde denizle, gökyüzüyle öylesine baş başasındır ki, başka hiçbir şey yoktur. Günler ve günler boyu yol alırsın yelkenlinle. Sadece denizle boğuşur, sevişirsin. Öylesine bir baş başalıktır ki bu, üç torba altının olsa bir dilim ekmek alamazsın, bir dilim ekmek... İşte en çok bunun için özlüyorum uzun seyirleri...”
Her gün işe giden milyonlarca karıncaya karışmak
Birlikte içtiğimiz Yeni Rakı’sının ve tüttürdüğü ince purolarının kokusu burnumun ucunda... Kendisini neden şanslı addettiğine kulak veriyorum:
“Yukarıdaki, bütün insanlara beş duyuyu vermiş. Bir duyuyu da, yani altıncı duyuyu da parmaklarının ucuyla şöyle bir serpmiş yukarıdan... İşte o serpintiden nasiplenen, ayrıcalıklı insanlardan biri de benim. Doğayı sevmek, doğanın farkında olarak onunla iç içe yaşayabilmek gerçekten bir imtiyaz. Yoksa her gün işe gidip gelen milyonlarca karıncadan biri de olabilirdim.”
Mehtaplı bir gecede, “İyi ki varsın Sadun Abi!” diye sesleniyorum Ege’den. Fena halde yükseliyor dalgalar. Rüzgârı tam kafadan alıyoruz.
Gökova’dan çınlıyor keyifli sesi:
“Hasan Kaptan, teknede şambabası gibi oturma sakın. Ayrıca fazla dayak yemeden yol almaya bak.”
Çoban yıldızı denize düştü, gökyüzünde cümbüş var
Sevgili Sadun Abi;
Öylesine bir gece ki, tam kafadan yiyoruz havayı. 29-30 knot esiyor, dalgalar gitgide büyüyor. Peace’in hızını kesiyor bu sert hava. Elimden geldiği kadar miçoluk yaparak Gökhan Kaptan’a yardımcı olmaya çalışıyorum. Bu gece istesem de şambabalık yok yani...
Hızımız 5 milin altına düştü.
Mehtap yitip gitti.
Çoban yıldızı çoktan denize düştü.
Kaptan, Levitha adasının kuytuluğuna girmeye çalışıyor. Hiç durmadan Paros yolculuğu anlaşılan gerçekleşmeyecek, arada mola vermekten başka çaremiz yok gibi.
Gece yarısından sonra saat iki. Rüzgâr, çarmıh tellerini öttürmeye başladı. Bu ses nedense beni hep irkiltir. Ayşe’yle Hanife’ye belli etmiyorum tabii...
Allah’tan yıldızlar var tepemizde. Ne kadar parlak, ne kadar yakın. Gözlerimi ayıramıyorum. Büyüleyici bir görüntü. Sürekli kayan yıldızlar bir başka âlem... ‘Deniz korkusu’nu azaltıyor gökyüzündeki bu harika cümbüş...
Sayende denizi sevmeye başladık Sadun Abi, sana şükran borcumuz var.
Yaşamak güzel şey!
Karaya iyice yaklaştık. Kaptan, radarla ağır ağır yol alıyor. Rüzgârla birlikte adalarda en sevdiğim şey, kekik kokuları burnuma çalınıyor. İçim yaşama sevinciyle doluyor.
Evet, yaşamak güzel şey!
Demir atamıyoruz. Çok derin. Saat 02.15, rüzgâr 26 knot. İskelemizden bir yolcu vapuru geçip gidiyor ışıl ışıl, Fellini’nin Hayal Gemisi...
Yeniden açıldık, dayak yiye yiye yol almaya çalışıyor Peace. Foş foş, bir batıyor, bir çıkıyor. Hem heyecan verici, hem tedirginlik verici...
Saat sabah 5’e doğru günün ilk ışıkları.
Bu kez bir başka adanın, Kinaros-Pningo’nun kuytuluğuna sığınma çabasındayız, sert havayla azgınlaşmaya başlayan dalgalardan kurtulmak için...
Elimde fener baş tarafa gidiyorum. Yine demir atacağım. Ama önce benim için hiç de kolay olmayan hazırlık safhası var, hep ciddiye almaya çalıştığım...
Kalimnos’tan gelirken 30-32 knot rüzgâr gördük. Gün ağarırken kafadan, kuzey, kuzeybatı esiyor, 20-25 knot arası...
Ve güneş, kırmızı bir portakal ya da bir ateş topu gibi etrafı kızıla boyayarak yükselirken 30 metreye demir atıp sakinleştik. Herkes bir köşeye çekilip biraz kestirmeye başladı.
Anlaşılan, Çarşamba günü Amorgos’ta mola verip ertesi gün Paros’a doğru yelken açacağız.
Okurlara not: Fırsat buldukça, bir süre denizlerden yazmaya devam edeceğim.
Twitter: @HSNCML
Yazarlar
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT15 yıldır değişmeyen zihniyet, karartılan meclis 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
























































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024