Hasan CEMAL
Erdoğan’la hukuk sözcüğü yan yana gelmiyor.
Yeni değil, uzun zamandır öyle.
O kadar çok örnek var ki.
Hangi birine işaret etseniz, Başbakan Erdoğan’ın artık hukuku nasıl umursamadığı apaçık gözler önüne seriliyor.
Bu konuda böcek soruşturması çarpıcı örneklerden biri ya da sonuncusu.
Soruşturma kapsamında tutuklanan beş polis mahkeme tarafından bu yakınlarda serbest bırakıldı.
Erdoğan kızdı, bağırdı çağırdı.
Bir yandaş gazete, polislerin yeniden tutuklanacağını manşetten duyurdu.
Polisler ertesi gün yeniden tutuklandı.
Nerede bağımsız mahkemeler?
Nerede kaldı yargı bağımsızlığı?
Kuvvetler ayrılığı bunun neresinde?
Başbakan ‘yürütme’nin başı.
‘Yargı’ya açıktan karışıyor.
Mahkemeye bağırıyor:
- Ne diye bıraktın, derhal tutukla o polisleri, diye...
Erdoğan yargı bağımsızlığını, kuvvetler ayrılığını hiçe sayıyor.
Anayasa'yı apaçık çiğniyor.

Bir Anayasa suçu daha işlemeye hazırlanıyor
Şaşırtıcı değil.
Demin belirttiğim gibi o kadar çok hukuk ihlali, hukuk ayıbı var ki Tayyip Erdoğan’ın...
Şimdi bir Anayasa suçu daha işlemeye hazırlanıyor.
Çankaya Köşkü’ne çıkarsa, halkın seçtiği bir cumhurbaşkanı olarak Türkiye’yi kendisinin yöneteceğini belli ediyor.
Şu sözler Erdoğan’ın:
“Artık seçilmiş hükümetin, yani milli iradenin karşısında devlet iradesini temsil eden bir Cumhurbaşkanlığı makamı olmayacak, bir protokol makamı olmayacak, Anayasa'nın verdiği yetkiler neyse, bu yetkileri milletin verdiği yetkiyle bütünleştiren bir Cumhurbaşkanı olacak, böyle bir süreci hep birliktebaşlatacağız.”
Nasıl bir süreç başlatılacak?
Yanıt sır değil:
Başkan babalık!
Ya da Türk usulü başkanlık sistemi…
Millet Anayasa'da olmayan yetkileri verebilir mi?
Cumhurbaşkanı halkoyuyla da seçilse, mevcut Anayasa Erdoğan’ın talep ettiği yetkileri öngörmüyor.
Bu Anayasa'yla çizilmiş olan çerçeve, ‘parlamenter sistem’den ibaret. Başkanlık ya da Fransa’daki gibi yarı başkanlık sistemiyok bu çerçevenin içinde.
Cumhurbaşkanı halk tarafından seçilse de, bizim parlamenter sistemde ülkeyi cumhurbaşkanı değil başbakan yönetir.
Erdoğan cumhurbaşkanı seçilir de, Çankaya’da bunun tersine yapmaya kalkışırsa Anayasa'yı çiğnemiş olur, vahim bir anayasal suç daha işlemiş olur.
Anayasa hukukçusu Prof. Dr. Levent Köker bu ihtimali, çok ciddi bir anti-demokratik sapma olarak niteliyor.
“Millet, yeni cumhurbaşkanına anayasada olmayan yetkileri verebilir mi?” başlığını taşıyan yazısında şu bölüm dikkat çekici:
Başbakan’ın değerlendirmesine bakarsanız, AK Parti adayının cumhurbaşkanı seçilmesiyle bir sistem değişikliği neredeyse otomatik olarak gerçekleşme yoluna girebilecek gibi sunuluyor.
Buna göre yeni cumhurbaşkanı, ‘anayasanın verdiği yetkiler neyse, bu yetkileri milletin verdiği yetkiyle bütünleştiren bir cumhurbaşkanı olacak’.
Burada ciddî bir sorun var:
Söylemde ‘millet’ denilen seçmen kitlesi, Ağustos 2014’te cumhurbaşkanını seçince, bu cumhurbaşkanına Anayasada yazılı olanın dışında da yetki mi vermiş olacak?
Anayasa gayet açık:
“Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasa’dan almayan bir devlet yetkisi kullanamaz.”
Millet (yâni seçmenler) kimi Cumhurbaşkanı seçerse seçsin, bu kişi ancak Anayasa’daki yetkilerini kullanabilir.
Milletin (yâni seçmenlerin) cumhurbaşkanı seçtikleri kişiye Anayasa’dakinden farklı yetkiler vermesi mümkün değildir.
(Levent Köker, Zaman, 26 Haziran 2014)
Otoriterleşmenin yeni aşaması
Anlaşılan Tayyip Erdoğan bu görüşte değil. Cumhurbaşkanı seçilirse, “Beni halk seçti, anayasa babayasa dinlemem” deyip kendi yoluna gidecek.
Öyle gözüküyor.
Levent Köker’in anti-demokratik sapma olarak nitelediği veotoriterleşmenin yeni aşaması diye tarif ettiği bir durumun eşiğinde Türkiye…
Geçen günkü yazımda belirttiğim gibi Erdoğan bu eşiği de, gelecek yıl kasım ayında bir ‘baskın seçim’le geçmek isteyebilir.
Eğer cumhurbaşkanı seçiminde yüzde 50’yi yakalarsa, bu rüzgârla, tek başına Anayasa'yı değiştirecek çoğunluk talebiyle Türkiye’yi erken seçime götürmek isteyebilir.
Komünizm, irtica ve bölücülükten 'paralel yapı'ya
Hedefi sır değil:
Türk usulü başkanlık sistemi…
Veyahut:
Başkan babalık…
Şunu bir kenara not edin:
Artık Erdoğan’ın adıyla demokrasi ve hukukun üstünlüğü yan yana gelmez, gelemez.
O kendi yolunu çizmiştir.
Bu yolda demokrasi ve hukuk yoktur.
Kendi burnunun dikine gitmeyi devam ettirirken de, ‘bütün kötülüklerin anası’ olarak ‘paralel yapı’yı gösterecektir.Bir zamanlar komünizm, irtica ve bölücülük nasıl ki tüm kötülüklerin kaynağında görüldüyse, nasıl ki bu ‘kötülükler’ bahane edilerek demokrasinin kolu kanadı devamlı kırıldıysa, şimdi de bunların yerini Erdoğan’ın iktidar dünyasında paralel yapı almış durumda…
'Aldatıldım' deyip sıyrılabilir mi?
Sedat Ergin’in dün Hürriyet’teki köşesinde, Başbakan Erdoğan’ın geçen günkü konuşmasını irdeleyen güzel yazısında şu satırlar vardı:
Erdoğan’ın Başbakanlığı döneminde bu ülkede:
(A) Mağduriyetler yaşandığı… İnsanların zulme maruz kaldığı ama…
(B) Kendisinin bu hukuk cinayetleri ve zulmü “fark edemediği…”
Bu konuda “ustaca engellendiği” ortaya çıkıyor.
Diyelim ki böyle olsun.
Bu ülkede hukuk cinayetleri işlendiyse…
Zulüm yapıldıysa…
Mağduriyetler yaşandıysa…
Bu ülkenin Başbakanı Tayyip Erdoğan değil mi?
Öyleyse, “Aldatıldım, ne kadar safmışım” deyip işin içinden sıyrılabilir mi?..
Sorumluluktan kaçabilir mi?..
Elbette hayır, hukuk düzeninde buna yer yoktur.
Evet, Sayın Başbakan;
Birçok konuda mızrak çuvala sığmıyor.
Cumhurbaşkanı da olabilirsiz, başkan baba da. Ama eninde sonunda birçok şeyin hesabını bir gün vereceksiniz!
Farkındayım, bunu gayet iyi bildiğiniz içindir ki, demokrasi ve hukuktan fena halde korkuyorsunuz.
'SİVİL GENERAL!'
Erdoğan’ın ‘demokrasi korkusu’na ilişkin bu son satırlarımı yazdıktan sonra Baskın Oran’ın haberini gördüm T24’te.
Başlığı şöyleydi:
“28 Şubatçılar 'bin yıl sürecek' demişti, bugünkü sivil general de öyle sanıyor.”
YÖK’e olağanüstü yetkiler getiren yasa teklifini değerlendirirken şunları söylemiş sevgili Baskın Hoca:
“Erdoğan’ın bunu yapmasının iki sebebi var. Bir, devlet üniversiteleri zaten vesayet altında; iki kendisinin derdiFethullahçıları tepelemek.
Bunun yanı sıra, kendisine biat etmeyen Koç gibi holdinglere bir de bu açıdan had bildirmek.
Ama üniversite daha da vesayete girip perişan olacakmış, onun hiç derdi değil.
Önemli olan, kendisine şu veya bu biçimde karşı çıkanları, hatta desteklemeyenleri yıkıp geçmek.
Çok tehlikeli bir adam Erdoğan, çok…”
Yazarlar
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT15 yıldır değişmeyen zihniyet, karartılan meclis 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları


























































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024