Hasan CEMAL
Saray’daki Sultan yine buyurmuş:
“Kürt sorunu yoktur.”
Devam etmiş:
“Ne sorunuymuş?.. Kürtler devlette görev mi almıyorlar?.. Siyaset mi yapmıyorlar?..”
“Eğitimi, sağlığı, adaleti, tarımı ulaşımı, enerjiyi alın, bunların hangisini götürmedik Kürtlere?..”
“Siz masaya oturamazsınız.”
“Böyle bir masa yok!
“Taraf da yok!”
“İzleme heyeti de yok!”
Böyle buyurmuş Saray’daki Sultan.
Soğukkanlı düşünelim.
Kürt sorunu yoksa...
Taraf yoksa...
Masa yoksa...
O zaman iki yıl boyunca yaşanan bütün bu gelgitler niye?
Ankara-İmralı-Kandil arasındaki diyalog üçgeni nedir?
MİT Müsteşarı Hakan Fidan, Erdoğan’la Öcalan arasında bunca zaman niçin mekik dokudu?
İmralı ziyaretleri sonrasında Sırrı Süreyya Önder, neden arada bir Tayyip Erdoğan’a uğradı?
Soruyorum:
Kürt sorunu yoksa, taraf yoksa, Kürtlerin Türklerden fazla bir eksiği de yoksa, o zaman bütün bu görüşmeler, laf olsun torba dolsun diye mi yapıldı?
Veyahut:
Bütün bunlar Erdoğan’ın seçim sandığına dönük oyalama taktikleri miydi?
Ankara-İmralı-Kandil arasında iki yıl devam eden gelgitler, Erdoğan zaman kazansın, seçim kazansın diye mi yapıldı?
Anlaşılan öyle.
'Keşke Kürt sorunu demeseydim'
Bu arada not etmekte yarar var.
Erdoğan’ın “Kürt sorunu yoktur!” görüşü pek yeni sayılmaz.
Yıllar öncesine gidiyor.
Hatırlamakta yarar var.
Erdoğan, 2005’te Başbakan olarak Diyarbakır’da güzel bir konuşma yapmıştı.
Hatta bu konuşma, bir Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'nın ağzından çıkan bir ilkti.
Şu cümlesinin altı kalın olarak çizilmişti:
“Türkiye’nin Kürt sorunu vardır; bizim de sorunumuzdur; devletin de bu konuda hataları olmuştur.”
Ben de 2005’de bir yazıyla Erdoğan’ın bu Diyarbakır konuşmasını değerli bulduğumu Milliyet’teki köşemde belirtmiştim.
Ama aynı Erdoğan bu konuşmasından bir süre sonraCengiz Çandar’a, “Keşke Kürt sorunu demeseydim, hata oldu” diyebilmişti. (İsteyen, Cengiz Çandar’ın Mezopotamya Ekspresi adını taşıyan kitabına bakabilir)

Geçmişin liderleri neyse,
Erdoğan da odur
Evet, sonraki yıllarda daha iyi anlaşıldı.
“Kürt sorunu yoktur” derken, Erdoğan kendi gerçek düşüncesini dile getirmektedir.
Bir başka deyişle:
Kürt sorunuyla ilgili olarak geçmişin muhafazakâr liderleri neyse, Erdoğan da odur.
Kemalist liderler neyse, Erdoğan da odur.
Onlar gibi, Erdoğan da ‘Türk milliyetçisi’dir.
Aralarındaki fark gelince:
Onlar laik, Erdoğan dindar ve ‘İslamcı’dır.
Onlar gibi Erdoğan da, demokrasiyi demokrasi yapanfarklılıkları dışlar.
Bu ülkede Türk milliyetçisi muhafazakâr liderler, Kemalist liderler yıllar yılı, tıpkı bugünkü Erdoğan gibi Kürt sorunu olmadığını söylediler.
“Kürt sorunu yok, terör sorunu var” dediler.
“Kürt sorunu yok, işsizlik sorunu var” dediler.
Tıpkı Erdoğan gibi onlar da, “Kürtler, devlette görev mi almıyorlar?.. Siyaset mi yapmıyorlar?..” diye nutuk attılar.
Tıpkı Erdoğan gibi onlar da, “Eğitimi, sağlığı, adaleti, tarımı ulaşımı, enerjiyi alın, bunların hangisini götürmedik Kürtlere, neleri eksik ki?..” diyebildiler.
Ama bütün bu politikalar, Türkiye’de kan ve gözyaşının yolunu kesmedi.
Türkiye’de barış, demokrasi ve hukuk devletinin yolunu açmadı.
Toplum mühendisliğine soyundu
2005’te o ‘Diyarbakır konuşması’nı yapan Erdoğan’la bugünkü Erdoğan aynı değil.
Erdoğan değişti.
Ya da aslına rücu etti.
Erdoğan artık tıpkı bir zamanların Kemalistleri gibi ‘toplum mühendisliği’ne soyunmuş durumda.
‘Laik Kemalistler’in Türkiye’yi bir zamanlar götürdükleri bir ‘uç’tan Türkiye’yi alıp, tam ‘öbür uc’a götürmek isteyen bir Erdoğan var sahnede.
Laik olmayan, İslami olan, Sünni ve Türk olarak demokrasinin değil, İslamın ipine sarılmış bir yeni Türkiye, -ya da yeni Osmanlı- hayalinin peşine düşmüş bir Tayyip Erdoğan...
Bu nedenle, Kürt sorunu yok diyor.
Bu nedenle, ‘çözüm süreci’nden sadece ‘silah bırakma’yı ve ‘dağdan inme’yi anlıyor.
Bu nedenle, çözüm sürecini sadece ‘genel af’fa endeksliyor.
Bunun içindir ki, ana dilde eğitim hakkıydı, güçlü yerel yönetimdi ya da kültürel ve yönetsel özerklikti, yeni bir vatandaşlık tarifiydi, demokrasi ve hukukun üstünlüğü rejimini yerli yerine oturtacak gerçekten demokratik bir anayasaydı, bütün bunlar Tayyip Erdoğan’da yok.

O cılkı çıkmış edebiyat barış getirmez
Uzun lafın kısası:
Erdoğan’la Öcalan, Ankara’yla İmralı ve Kandil arasında ‘nihai çözüm’le ilgili olarak makas farkı çok geniş.
“Biz dağa piknik yapmak için çıkmadık!” diyenlerin sesine kulak vermeden, İmralı’yı elinin altında bir rehine gibi gören, gerçek demokrasi ve hukuku devletinin yollarına sabırla taşlar döşemeden, o malum cılkı çıkmış “Kürtlerin neyi eksik ki?” edebiyatıyla bu ülkede barış ve huzur kapısı açılmaz.
Sadece geçmişin yanlışları tekrarlanır.
İşte bunun içindir ki, 7 Haziran’da HDP’nin barajı geçmesive Saray’daki Sultan’ın saltanatına son verilmesi barış ve demokrasi açısından yaşamsal nitelik taşıyor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları




























































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024