Hasan CEMAL
Evet, Türkiye darbeler ülkesi oldu.
Dijital darbe ile yedi televizyon kanalı birden Digitürk’ten, Tvbu’dan, Türksat’tan çıkarıldı.
Bu dijital darbe hukuka darbeydi.
Medya özgürlüğüne darbeydi.
Çok sesliliğe darbeydi.
Demokrasiyi demokrasi yapan temel değerlere kaba bir darbeydi bu dijital darbe.
Çünkü seçime gidilirken, yalnızca Saray’daki Sultan’la tetikçilerinin sesi duyulsun isteniyordu.
Eleştirel sesler, muhalif sesler susturulmak, sindirilmek isteniyordu.
Evet, Türkiye darbeler ülkesi oldu.
Darbeler tek adamlık düzeni içindi.
‘Kanlı Cumartesi’ye dönük yayın yasağıyla medya özgürlüğü, ifade özgürlüğü yeni bir darbe daha yedi.
Katliam karartılmak istendi.
Katliamda ihmaller gizlenmek istendi.
102 cana mal olan ihmallerde hükümetin sorumluluğu örtbas edilmek istendi.

Sansür bunun için getirildi.
Özgürlüğe darbe bunun için vuruldu.
İfade özgürlüğüne bir başka darbe yine Saray’daki Sultan adına indirildi.
Ona hakaret gerekçesiyle, bir twit yüzünden bir genel yayın yönetmeni kısa süreli hapsi boyladı.
Yine birçok gazeteci hakkında Cumhurbaşkanı’na hakaret bahanesiyle soruşturma başlatıldı.
Evet, Türkiye darbeler ülkesi oldu.
‘Bağımsız medya’ya darbe üstüne darbe vuruldu.
Büyük devlet ihaleleriyle medya düzeni çok büyük ölçüde Saray’a bağlandı.
Sultan son sözü söylemeden medyada neredeyse taş kıpırdamadı.
Vergi denetimleriyle, vergi cezalarıyla medya patronları hizaya getirilmek istendi.
Nedeni çok açıktı.
Ortalığın “Çok yaşa padişahım, senden büyük yok!” avazeleriyle çınlaması isteniyordu.
Evet, Türkiye darbeler ülkesi oldu.
Çünkü Sultan kendi sesine meftundu.
Başka ses duyulsun istemiyordu.
Meydanın sadece kendisine ve Saray soytarılarına kalmasını istiyordu.
Kendisini eleştirene darbeci diyordu.
Kendisini eleştireni hain ilan ediyordu.
Kendisini eleştirene aşağılık diyordu.
Çünkü demokrasiden hazzetmiyordu.
Demokrasinin başına bela olacağını biliyordu.
Demokrasi kapıyı çalarsa, rüşvet ve soruşturma dosyalarının açılacağını, hesap sorulacağını adı gibi biliyordu.
Bu yüzden darbe üstüne darbe yaptı.
Evet, Türkiye darbeler ülkesi oldu.
Anayasa darbesi yaptı!
Anayasayı ‘bekleme odası’na aldığını, yani rafa kaldırdığını kendi ağzıyla ilan etti.
Rejimi fiilen değiştirdiğini açıklarken, ‘anayasa darbesi’ni kendi ağzından itiraf etti.
Ne yargı bağımsızlığı tanıdı, ne de güçler ayrılığı...
Saray her şeyin üstüne çıktı.
Devlet böyle ‘çete’leşti.
Türkiye böyle darbeler ülkesi haline geldi.
Haşim Kılıç’ın sesine kulak verin!‘
Bir zamanlar hukukun üstünlüğünü savunduğu için Sultantarafından hain ilan edilmiş olan Anayasa Mahkemesi’nin eski Başkanı Haşim Kılıç, Türkiye’nin nasıl darbeler ülkesi haline geldiğini, Özgürlük Araştırmaları Derneği’nin düzenlediği "Hukuk Devleti Konferansı"nda anlattı.
Geçmişte TCK’nın 163. ve 312. maddeleri kullanılarak zalimlikler yapılıyordu. Bugün başka maddeler kullanılarak insanlarımız susturulmaya çalışılmaktadır. Geçmişte yaşanan bu örnekler hukukun bir gün herkese lazım olacağının en tipik kanıtlarıdır. Günümüzde kamu gücü kullanılarak toplum korkutulmaya devam edilmektedir. Hukuk devletinin ’korku devletine’ dönüştüğü bir yapı ile ülkelerin ayakta kaldığına insanlık tarihimiz şahitlik etmiyor.
Adaletin vesayet odaklarından korkanlarla değil ancak vicdan azabı çekmekten korkanların eliyle gerçekleşeceği açıktır. Hukukun yerine korkunun hakim olduğu dönemlerde aydınlarımızın tepkisizlik ve suskunluğun arkasına gizlenerek zalimlikleri savuşturma refleksi ürkütücü ve utanç vericidir.
Sessiz kalmak utancını yaşamamak için bir kez daha vurgulamak istiyorum. Farklı düşünenler ve en masum eleştiri sahipleri ’hainlik’ suçlamasıyla linç edilmektedir. Gazetecilerin kamu adına yaptıkları görev ve düşüncelerini ifade etmeleri nedeni ile işlerine son verilme ya da cezalandırılma korkusu altında kimyalarının bozulduğu yaşanan gerçeklerimizdir. Oysa demokratik bir ülkede özgürlükler en çok muhalifler için değerlidir.
Yaşatılan korku ve hukuksuzluğu iç dünyalarında tolere etmeye çalışmak insanlık onuruyla bağdaşmaz.
Adalet, vicdan dilinden korkanların diliyle gerçekleşir.
Adil insan odur ki dışlanmayı ve yalnız kalmayı göze alabilendir.
Eskinin mağdur ve mazlumları çağımızı görmez, duymaz oldu.
Yaşanan olumsuzluklara rağmen umutlarımızı yitirmeyeceğiz. Başta AYM olmak üzere bütün yargımız, ifade özgürlüğü konusunda AİHM'nin anlayış ve uygulamalarını dikkate alarak seslerini duyurmalıdır. İnanıyorum ki bu sesler ulaştığında en yüksek onur yargıçların olacaktır. Yaşanan olumsuzluklara rağmen umutlarımızı yitirmeyeceğiz. Hukuk güvenliğinin sağlandığı, insan onurunun yükseldiği, farklı düşüncelerin yaşandığı bir aydınlık geleceği diliyorum.
Eski Anayasa Mahkemesi Başkanı, değerli hukukçu Haşim Kılıç’ın demokrasi ve hukukun üstünlüğünü savunan bu sözlerine ya da ‘demokrasi çığlığı’na lütfen kulak verin.
Son söz:
Türkiye’deki ‘darbe düzeni’ne 1 Kasım’da oylarımızla hayır diyeceğiz, dur diyeceğiz ve hukukun üstünlüğü kapısını açacağız.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları


























































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024