Hilâl KAPLAN
Mısır'da, darbe karşıtı gösterilerin sürdüğü iki ana meydanda toplu katliamlar yapıldı. Darbe olduğundan beri üçüncü kez gerçekleşen bu katliam, diğerlerinden farklı olarak daha çok ses getirdi.
Körfez monarşilerinin ve ABD'nin parasal, nerdeyse tüm Batı dünyasının siyasî desteği arkalarında olmasına rağmen darbeciler öylesine çaresiz ve darbe karşıtları öylesine güçlüydü ki…
AB, aynı gün içinde ağız değiştirmeye başladı.
Amerikan basınında Obama yönetiminin açıkça bu katliamın işbirlikçisi olduğu yazıldı.
ABD, olağanüstü hal ilan edilmesine karşı olduğunu duyurdu. Mısır ordusuyla olan tatbikatı iptal etti.
İngiliz basınında Adeviyye ve Nahda Meydanları, Tiananmen Meydanı'na benzetildi.
Mısır basınında istifalar oldu.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Baradey istifa etti.
İngiliz milletvekili Douglas Carswell, 'İlkelerimiz nereye kayboldu?' diye sordu. 'Aung San Suu Kyi'yi askeri yönetim düşürdüğünde desteklemiştik. Burmalı seçmene güveniyoruz da, Mısırlı seçmene neden güvenmiyoruz?' diye ekledi.
Bunlar psikolojik üstünlüğün el değiştirmeye başladığının emarelerinden sadece birkaçı…
Mısırlı darbe karşıtlarına bu gücü veren, Batı'nın şimdiye dek 'söylemsel mühimmat' olarak kullandığı ne varsa onlarla kuşanıp meydana çıkmalarıydı. Muarızının canını, onun kendi silahından daha çok acıtacak ne olabilirdi? Demokrasi, sivil ve barışçıl eylem, siyasî meşruiyet…
Müslüman ülkelerin siyasî alanda görünmez kılınmasının en büyük sebebi, bu ülkelerde demokratik yönetimlerin olmayışı, dolayısıyla halkın iradesinin yönetimlere yansımamasıydı. Kemalist yönetimlerden Baas düzenine ve Körfez monarşilerine kadar hakim tablo buydu. Arap Baharı ile birlikte, geri döndürülmesi imkânsız bir süreç başladı. Ok, yaydan çıktı.
Sonuç ise global sistemle şimdilik doğrudan kavga etmeyen, kalkınma ve demokratikleşme odaklı ama açıktan ve utangaç olmayan bir biçimde İslâm kimliğine bağlı sistemlerdi. Hoşa gitmeyen ve gelecekte gelip kendisine döneceği belli olan bu ihtimal, düğmeye basılmasını sağladı.
Suriye'den itibaren dondurucuya konulan değişim imkânı, tersine çevrilmeye çalışıldı. Haziran'da Türkiye'de tırmandırılan olaylarla beraber Arap Baharı'nın en büyük ilham kaynağı Erdoğan aniden diktatör oluverdi.
Şimdiye kadar Arap Baharı'nın medya ve ekonomideki en büyük sponsoru olan Katar Emiri Hamad b. Halife âl-Thani'nin örtük bir darbeyle koltuğunu oğluna devretmek zorunda kalmasıyla eş zamanlı olarak Mısır'da darbe gerçekleştirildi. Ama darbeye darbe denmekten ısrarla uzak duruldu; dolayısıyla katliama da katliam denmedi.
Cemil Meriç, 'kavga, insanla kader arasında değil artık, insanla kelime arasında' derken kelimelerimizle kaderimiz arasında ne kadar belirleyici bir irtibat olduğunu da vurguluyordu aslında. Bu rabıta üzerinden, Türkiye'nin 80 yıllık enkazdan bugüne hangi politika ve söylemlerle geldiğini unutmadan yol almaya devam edilmeli. Elbette siyasetin ne olduğunun, ABD'nin Irak işgalini 'Şimdi Bağdat'ta olmak vardı' coşkusuyla ayakta alkışlayarak karşılayanlardan öğrenilmeyeceğini de akıldan çıkarmamalı.
Sisi'nin, Körfez diktatörlerinin ve Esed'in bu dünyada da zelil oluşuna şahitlik edeceğiz, şüphem yok.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.06.2019
27.05.2019
6.05.2019
1.05.2019
29.04.2019
24.04.2019
16.04.2019
15.04.2019
12.04.2019
8.02.2019